Tuncay Özkan’dan "adalet için çağrı"

A+A-
Behiç KILIÇ

Tuncay Özkan İstanbul 1. Bölge (Anadolu) seçim çevresinden Bağımsız Milletvekili Adayı.. Kadıköylülerden oy istiyor.. CHP’yi zorlayacak..
Kılıçdaroğlu’na Haberal ve Balbay’ı neden aday yaptıklarını soruyorlar; “Onlar hayali ihracatçı değiller” cevabını veriyor..
Doğru söylüyor.. Partisini Soros çizgisindekiler üzerine inşa eden Kılıçdaroğlu’nun bu sahiplenmesi iyi puan ama tam bir davranış mı?!
Mesela kendisine şunu soralım..
“Tuncay Özkan hayalici mi de ondan desteğinizi esirgediniz?!”
Tuncay’ın torpili olmadığı için Kılıçdaroğlu ona sırtını döndü, var mı bunun başka türlü izah
tarzı..
Tuncay Özkan cezaevinden sesleniyor diyor ki, “Soruyorum:
Ömrü boyunca dalkavukluk yaptığı için, zulmettiği için, gerçekleri çarpıttığı için, halka ihanet ettiği için, emperyalistlerle işbirliği yaptığı için, yabancı güçlere uşaklık ettiği için, hak maskesi altında dini kendisi ve etrafının çıkarlarına kullandığı için, zulüm ve zorbanın yanında olduğu için, yurttaşlarının başına gelen faciaların karşısında sustuğu, uysal davrandığı, insanlar ve onurları yok edilirken görmezden geldiği için birilerinin kınandığına, ayıplandığına tanık oldunuz mu?..”
Sonra devam ediyor..
“Hayır, değil mi? Oysa ben halkı ve cumhuriyeti savunduğum için 32 aydır hücredeyim. Çünkü; egemen olan birileri; insan onurunun, temiz insanların, adaletin, halkın kurban edilmesine, sömürülmesine suskun kalınmasını sağlıyorlar. Suskun kalan birileri (görevleri konuşmakken) bunun karşılığında şöhret ve para kazanıyorlar.
Oysa biz, samimiyetle eleştirmeyi, karşı çıkmayı, inandığımızı ve doğruyu söylemeyi bütün baskılara karşı tercih ettik. Sonuç benim başıma gelendir: Zorla, zorbalıkla, tecritle susturulmak.”
Buraya kadar onun başına gelenlerin özet durumu..
Tuncay Özkan’ın bundan sonrası için halktan talebi şu..
“İşte bu yüzden ‘Adalet için devrim’ diyorum. Kalkıp öne çıkalım, seçimde oylarımızla hakkımızı alalım diyorum. Zulme sabrettik ama memleketimizin ve memleket sevdamızın yok edilmesine, cumhuriyetimizin yıkılmasına, yerine ‘Yeni’ dedikleri bir meskenetin, köhnenin konulmasına suskun kalamayız. Onun için adalet ve özgürlük diyorum. Adalet için adayım!
Neden mi?
Ben Atatürkçüyüm. Atatürkçülüğü evrensel bir ülkü, insanlık öğretisi olarak görüyorum. Bana göre Atatürkçülük:
1- Yaşamış ve yaşamakta olan nesnel bir gerçekliktir. Onun eylemci yüzü Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu nedenle 21. yüzyılın ilk çeyreğinde ‘Bağımsız Türkiye’, ‘Özgürlük ideali’ ve ‘Adalet’ isteğiyle, halkın gönlünde, ruhunda yeniden dirilmiştir. Yıkıldı, yıkılıyor, yıkılıyoruz diyenlere inat, ayaktadır. Ben onun neferlerinden biriyim.
2- Aydınlanma devrimi ve onun ürünü Türkiye Cumhuriyeti sadece ahlaki ve sosyal bir düzen yaratmamıştır. Geleneksel olan ile moderni, evrenseli birleştirmiş; toplumsal, ekonomik ve siyasal bir düzen yaratmıştır. Bu düzen; Türkiye Cumhuriyeti, yıkılmak istenmektedir. Bu karşı devrimdir. Ben bu karşı devrime direniyorum. Herkesi Cumhuriyeti savunmaya çağırıyorum.
3- Cumhuriyet çocuklarının 21. yüzyıl sorumluluğu ‘Adalet’ için devrimdir. Özgürlükçü, güçlü ve mutlu bireylerin Türkiye’sine ulaşmaktır hedef. Cumhuriyetimizin düşmanları ‘Adaletsizlik’ ve ‘Eşitsizliktir’, ‘Cehalettir.’ Cumhuriyetimiz dıştan gelen saldırılara değil, içimizdeki düşmanlara karşı savunulmak zorundadır.
4- İç düşman cehalettir! Adaletsizliktir! Sömürüdür! Yoksulluktur! Yolsuzluktur! Yasaklardır! Bağnazlıktır!
Bunları dile getirdiğim için varlığımı suç sayıyorlar. Neden?
Çünkü, Atatürk düşüncesinden, ‘Biz’den korkuyorlar. Bağımsız Türkiye, özgür insandan korkuyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük olmasından korkuyorlar. Bunları savunan Tuncay Özkan’dan korkuyorlar.
Seçim sizin..”
Sorosçu kurmayların partisine mi Tuncay
Özkan’a mı oy verilecek göreceğiz...

Yazarın Diğer Yazıları