Tunceli'den gelen mektup

A+A-
Behiç KILIÇ

Bir değerli okuyucudan gelen mektubu aynen aktarmak istiyorum, buyurun okuyun;
 “10 Kasım’da, Onur Öymen beyin Dersim gafı ile başlayan tartışma sürüyor.
Siz de doğal olarak düşüncelerinizi yazıyorsunuz.
Ben Tuncelili bir Türk vatandaşıyım.
Size biraz bilgi aktarmak istiyorum.
 1- Tunceli Kürt ve Türk aşiretlerinden oluşur. Yani orada kimin Kürt kimin Türk olduğunu ayırmak zordur. Çoğu kendini Horasan’dan gelmiş ve oraya yerleşmiş Kızılbaş Türk olarak görür. 1970 yılına kadar her kasabada Emeniler de vardı. 1975 yılından sonra da bunların hepsi gitti. Şimdi Ermeni var mı bilmiyorum. Amma Ermeni kızlarla evlenmiş ve onlardan doğma çok vatandaşımız var.
2- Baytar Nuri ve Aliser Tuncelili değiller. Bu iki kişi de ajandır. Tuncelililer bunu bilir. Aliser Tunceli’de ve yine Tuncelililer tarafından öldürülmüştür.
 3- Seyit Rıza, Hz. Hüseyin soyundan gelen biridir. Bu nedenle oradaki aşiretlerin üzerinde çok büyük etkisi var. Kızılbaşlık inancının oradaki en tepe ismidir.
 4- Dersim aşiretleri Cumhuriyetin kuruluşunda Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer almışlardır. Buna en iyi örnek Diyab Ağa’dır. Cumhuriyete karşı değillerdir. Şıh Sait ayaklanmasında, o ayaklanmaya karşı durmuşlardır. Şıh Sait’in yeğeni Şıh Persin’i, Palu önlerinde öldüren ve emrindeki kuvvetleri mağlup edenler Tuncelili aşiretlerdir. Bunun nedeni ise Tuncelili aşiretler, Kızılbaş, Şıh Sait’in ise Şafi olmasından kaynaklanan derin ayrılıktır.
 5- Tunceli’deki aşiretlerin (1937 ve 1938) o zamanki ayaklanmasının asıl sebebi aşiretlerin elindeki yetkilerin kısıtlanmasından kaynaklanmıştır. Amacı da Kürt devleti kurmak değildir.
6- Seyit Rıza, okuma yazması olmayan biridir. Yabancı devletleri bilmez. Onun adını kullanarak Baytar Nuri ya da başkaları mektup yazmış olabilir. Bu mektuplara iyi bakmak lazım.
7- Her toplumda olduğu gibi insanların hepsi aynı düşünceleri savunamazlar. Örneğin benim gibi ödünsüz Atatürkçü ve Cumhuriyete bağlı bireyler olduğu gibi, PKK’lı olanlar ve başka siyasi partilerin görüşlerini benimseyenler de vardır.
8- Amma bir sıkıntımız var ki bunu tüm Tuncelililere yaşatırlar. Bizim Kızılbaş ve Tuncelili olmamız nedeni ile hepimize   ikinci sınıf Türk vatandaşı muamelesi yaparlar ve kuşku ile bakarlar. Bundan dolayı ciddi bir mutsuzluk yaşarız. Bu düşüceyi silmek de sizin gibi yurttaşlarımıza düşüyor. Toplum uzerinde etkili olan sizlere gerek var.
Lütfen bizi kategorize etmeyiniz. Biz Tunceliliyiz ve Kızılbaşız. Amma aynı düşünmeyiz. Farklı farklı düşüncede        olan insanlarımız var. Yasadışı işe         karışan cezasını bulsun. Amma                     suçsuz  olan da kendini ikinci sınıf vatandaş gibi hissetmesin. Bizlere kuşku ile bakılmasın. Herkes kendinden            sorumludur.
Bu konularda da haksızlığa ve adaletsizliğe uğramamamız için sizlerden yardım beklemek hakkımızdır... Saygılarımla. Hakkı Çakan.”
Sayın Hakkı Çakan’a bizi bilgilendirdiği için teşekkür ediyorum.

Yazarın Diğer Yazıları