Turancılık ve Gül’ün Macaristan ziyareti

A+A-
Haydar ÇAKMAK

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 17-18 Şubat Macaristan ziyareti ve 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü dergisinin Şubat sayısının Macaristan’da Turancılık konusunu işlemesi, bu ülkeyi ve Turancılığı gündemimize taşıdı. Turancılık ve Türkçülük fikri ve ideolojisi, Anadolu Türklerinin icadı değildir. Turancılık daha ziyade Altay kavimlerinden olan Macar ve Fin dil bilimci ve tarihçi aydınları tarafından, Türkçülük ise Türkistan (Orta Asya) ve Kafkasyalı Türk kökenli aydınlar tarafından işlenmiştir. Soğuk Savaş sonrası Macaristan’da kurulan Jobbik Partisi, ülkede Turancılığı tekrar gündeme taşımıştır. 2010 yılında yapılan seçimlerde % 16.6 oy oranıyla ülkenin üçüncü büyük partisi olmuştur. Partinin Genel Başkanı Gabor Vona ve aynı partiden Macar Parlamentosu Türk Dostluk Grubu Başkanı milletvekili Tamas Hegedüs başta olmak üzere partinin diğer üyeleri ve sempatizanları Macarların ve Türklerin Atilla’nın torunları oldukları, dolayısıyla kan bağı bulunduğunu ve kardeş olduklarını sık bir şekilde dile getirmektedirler. Jobbik Partisi Genel Başkanı Vona, 2 Kasım 2013 tarihinde Bilecik, Şeyh Edebali Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada Turancılık fikrini açıkça savunmuş ve “Atilla’nın torunlarıyız” gerçeğini bir kez daha dile getirmiştir. Macar-Türk ilişkilerinin özel olması gerektiğini ve Macaristan dış politikasının Orta Asya ve Kafkasya’ya yönelmesini savunmuştur. Jobbik Partisi’nin Avrupa Birliği Parlamentosu’ndaki üyeleri, diğer Avrupalı radikal sağ partilerine rağmen Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyerek Türkiye’yi uluslararası platformlarda savunmaktadırlar. Macar Parlamentosu’nda sözde Ermeni soykırım kararına karşı çıkmakla kalmamışlar, aynı zamanda 26 Şubat 1992’de Hocalı’da Ermenilerin Azerbaycan Türklerini katletmeleri sonrası soykırım tasarısını 2013 yılında meclise sunmuşlardır.
Cumhurbaşkanı Gül, Macaristan ziyaretinde ortak atalarımız olan Atilla ve Hunları hiç ağzına almamıştır. Gül, Arabistan’a ziyarette bulunsaydı Arabistan’ın taşından toprağından ve Arapların develerinin herhangi bir hareketinden ortak kutsal menkıbeler bulur kardeşliğimizi ilan ederdi. Ama Macarlarla aynı soydan gelmemiz yakınlık için yeterli bir neden değildir. Siyasi İslamcılar ayrı iklimlerden ayrı kültürlerden ve ayrı soylardan gelen 57 Müslüman ülkenin birleşmesini savunarak bunu hayalci görmez, Komünistler yüzlerce olan dünya halklarının birleşmesini savunur, Marks’ın, Lenin’in ve Mao’nun her sözünü ve fikrini doğru ve kutsal görür ve buna inanır, ancak on tane Altay veya Türk kökenli halkların birleşmesi fikrini imkansız, hayalci ve tehlikeli sayar. ABD, İngiltere, Kanada ve Avusturya gibi ülkelerin aralarındaki özel ilişki, Hıristiyan veya Protestan olmalarından değil, Almanya ile Avusturya’nın ilişkilerinin özel olmasının nedeni Katolik veya Hristiyan olmalarından değil, Kuveyt ile Suudi Arabistan’ın ilişkilerinin özel olmasının nedeni Müslüman olmalarından kaynaklanmıyor, bunların yakın ilişkilerinin nedeni aynı soydan gelmelerindendir. 
Uluslararası sistem, ülkelerin yalnız ve ittifaksız yaşamasını riskli hale getirmiştir. Sadece çıkara dayalı ilişkiler, çıkarların bittiğinde veya azaldığında veya başka ülkelerle çıkar ilişkileri daha avantajlı hale geldiğinde, kurulan ilişkiler ve ittifaklar tehlikeye girer. Bu nedenle çıkar ilişkilerine ilave olarak soy, din ve kültür gibi öğelerin ilişkileri ve ittifakları sağlamlaştıracağı ve daha güvenli hale getireceği muhakkaktır. Türkiye, Macaristan, Finlandiya ve hatta Bulgaristan’ın ortak atalara sahip olması, bu ülkeler için büyük bir avantajdır. Türkiye, parmağını oynatmadan Macaristan’da kendisini seven bir siyasi parti ve yüz binlerce Macar’ın dostluğunu kazanmıştır. Aynı şekilde Macaristan’ın da Türkiye’de milyonlarca dostu vardır. Bu iki ülke, bu imkanı değerlendirmelidir. Ancak, siyasi İslamcı zihniyetle olacak bir iş değildir. Mekke’de oturan sıradan bir Arap’ın devesi bir Macar köylüsünün evinin önünden geçseydi, İslamcılar bunu kutsallaştırıp Macarları kardeş ilan ederlerdi. Bunlar için ortak ata Hunların ve Atilla’nın bir önemi yok. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları