Türk dünyasını Rus'un kucağına iten zihniyet

İsrafil K.KUMBASAR

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Türkiye, tarihi bir fırsat yakaladı.
Ama başındakiler ya ‘Türkçe’ düşünmedikleri veya ‘Türk’ olmadıkları için ayağına kadar gelen bu fırsatı asla kullanamadı.
“Adriyatik’ten Çin Denizi’ne kadar Türk dünyası” söylemleri ile vaziyeti idare etmeye çalışan hokkabaz siyasetçiler, bu Türk dünyasının geleceğinin nasıl şekillendirileceğine yönelik bir tek proje dahi geliştiremediler.
Türk dünyası, makus kaderine terk edildi.
Rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş tarafından ‘Türk Birliği’nin altyapısının sağlanmasına yönelik bir adım olarak başlatılan Türk Kurultayları’na, vefatından sonra yerine geçen zat tarafından ‘ödenek yokluğu’ bahanesi ile son verildi.
‘Tam bağımsızlık’ ilkesi doğrultusunda ‘lider’ olmak yerine, ‘ABD/AB/İsrail’ ekseninde ‘köle’ olmayı tercih eden zihniyetin iktidara gelmesinin ardından Türkiye ile Türk dünyası arasındaki bağlar tamamen koptu.

* * *

Tabiat, boşluk kaldırmaz.
Birilerinin boş bıraktığı alan, başkaları tarafından mutlaka doldurulur.
Geçtiğimiz günlerde Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen Avrasya Ekonomik Topluluğu zirvesinde, Türk kamuoyundan özenle gizlenen çok önemli bir adım atıldı.
Rusya, 6 milyar dolarlık yardım vaadiyle bir takım ‘siyasi’ ve ‘ekonomik’ anlaşmalar imzalamaya zorladığı Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Belarus ve Ermenistan ile birlikte ‘Ortak Güvenlik Anlaşması’ çerçevesinde bir de ‘ortak ordu’ kurma kararı aldı.
Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, yeni askeri ittifakın, ileride NATO ile karşılaştırılabilecek bir güce kavuşacağını açıkladı.
Ortak ordu girişimine, tek katılmayan Türk Cumhuriyeti Azerbaycan.
Azerbaycan’ın topraklarının dörtte biri ve Karabağ bölgesi halen Ermenistan’ın işgali altında.
Azerbaycan, artık bundan böyle, ‘topraklarını kurtarmak’ amacıyla herhangi bir harekata giriştiği zaman, yalnızca Ermeni ordusuyla değil, Türk Cumhuriyetleri’nin de aralarında bulunduğu ‘ortak ordu’ ile karşı karşıya gelecek.

* * *

18 Eylül 2006 tarihinde Antalya’da toplanan 10’uncu Türk Kurultayı’na 7 bakan ve 70 milletvekili ile çıkarma yapan BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan, örs üzerindeki demire çekiç indirirken aynen şöyle diyordu:
- “Neden bir Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu oluşturmuyoruz. Bütün kardeş cumhuriyetleri, gerekli adımları atmaya davet ediyorum.”
Aradan neredeyse tam üç yıl geçti.
BOP çerçevesinde üstlendiği ‘taşeronluk’ görevine altyapı oluşturmak için Davos’ta ‘danışıklı’ fetih gösterilerine çıkan ‘çakma’ dünya lideri, Türkiye ile Türk dünyası arasında işbirliği sağlanmasına yönelik bir tek adım dahi atmadı.
ABD’nin dayatması ile, ‘Anayasa’yı ve ‘yasaları’ değiştirip ‘TRT-6’ adında bir kanalı faaliyete geçirirken, Türk dünyasında ‘dil’ ve ‘kültür’ birliğini sağlayabilecek güçlü bir televizyon kurulmasını dahi aklına getirmedi.
Hazırlıkları tamamlanan yeni ‘Türk Kurultayı’na onay vermek için bile ‘icazet’ bekliyor.

* * *

AKP’nin ‘Türk dünyası’ diye bir kaygısı yok.
Peki ya bugünlerde coşku içerisinde 40’ıncı kuruluş yılını kutlayan ‘milliyetçi’ partinin?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş