Türk İslam Birliğinin temelleri atılıyor

Kürşad ZORLU

Kazakistan’ın başkenti Astana’dayız...Eski adıyla İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) yeni adıyla İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Dışişleri Bakanları toplantısı gerçekleştiriliyor. Astana, yine bütün ihtişamıyla konuklarına ev sahipliği yapıyor. Şehirdeki pek çok prestij proje hızla tamamlanıyor ve “Kazakistan 2030” stratejisi işlemeye devam ediyor. Toplantı, yeni yapılan 5 bin kişilik Hazret Sultan camisinin yanı başındaki Bağımsızlık Sarayında düzenleniyor. Kazak Türklerinin organizasyona çok iyi hazırlandığı görülüyor. Baytirek, Hançadırı, Piramit ve diğer sembol mekanlar Müslüman Bakanların akınına uğruyor. Bir ara Hançadırı’nda Irak Dışişleri Bakanı Hoşyer Zebari’yi görüyoruz. Şaşkınlık içinde adeta “biz nereye geldik, bu bir rüya mı?” diyerek kalabalığın içine karışıyor. Kongre alanındaki güler yüzlü ve geleneksel kıyafetler giyinmiş Kazak gençler tüm katılımcıların dikkatini çekiyor. Toplantı sırasında Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in yardımcısı Kayrat Sarıbay’la karşılaşıyoruz. Türkçeyi çok iyi konuşuyor. Türk Konseyi Genel Sekreteri Halil Akıncı da toplantıyı izleyenler arasında. Türk Konseyinin İİT’ye gözlemci olarak katılması için kulis yapıyor. Türk cumhuriyetleri arasında “Uluslar arası Tahkim” kurulması yönündeki girişimlerini anlatıyor. Zira bu proje bölgedeki işadamlarımızca da seslendiriliyor. Ayrıca Türk Dünyasında ortak bir banka kurulması ve kalkınma fonu oluşturulması da Akıncı’nın dikkat çektiği konular arasında bulunuyor.
Kongre alanının bir bölümü delegasyon başkanlarına ve bakanlara tahsis edilmiş. Gazeteciler giremiyor. Neyse ki İİT Genel Sekreterliği Basın Müşaviri Fatih Öke’yi tanıyoruz. Sayesinde hem koruma engelini aşıyor hem de Genel Sekreter Ekmelettin İhsanoğlu ile sohbet etme fırsatı buluyoruz. Fatih Bey “10 dakikanız var” dediyse de sohbetimiz yarım saati aşıyor. İhsanoğlu, bu unvanının dışında ve aslında onu da aşan bir uluslar arası kimliğe sahip. Öncelikle dünyanın şapka çıkardığı bir bilim adamı. Bu kapsamda sayısız ödülün sahibi. Bazı Arap gazeteciler onu “İslam Dünyasının Cumhurbaşkanı” olarak nitelendiriyor. Biz de kendisine yönelik bu ilginin temel sebebini soruyoruz:
BEN farklı bir genel sekreterim. Bir defa seçimle geldim. Gücümü bundan alıyorum, böyle olmasaydı şu an Tunus’ta, Mısır’da, Libya ve diğerlerinde süren halk direnişlerinin haklı yanlarını ortaya koymamız zor olurdu.
Peki Türkiye’nin bu süreçte nasıl bir etkisi var? “Model” ülke olduğu yönündeki ifadeler doğru mu?
Türkiye aslında bunu tetikleyen bir özellik taşıyor. Özellikle vizelerin de kalkmasıyla bu ülkelerdeki insanların Türkiye’deki demokrasi, insan hakları ve ekonomik gelişmişlik düzeyini yakından görmesi bir beklenti meydana getiriyor. “Onlar yapmış biz neden yapamıyoruz?” düşüncesi çok büyük etkileyici. Tabii Türkiye’nin uzun yıllara dayanan bir demokrasi kültürü var. Bu ülkelerde işler daha fazla zaman alacaktır. Bu yüzden Türkiye ile ilgili “model” yakıştırması yersiz değil.
Türk Cumhuriyetlerinin İslam dünyasına entegrasyonu mümkün mü?
Aslında bu konu her şeyden önemlidir. Türk ve İslam ülkelerini aynı çatıda buluşturuyoruz. Ben Haydar Aliyev’den bu yana bu iş için uğraşıyorum. Sonra İlham Aliyev’e ricamız üzerine 2006’daki toplantımızı Bakü’de düzenledi. Şimdi de Kazakistan’dayız. Kazakistan’ı ve Nazarbayev’i çok önemsiyorum. 20 yılda ülkesini getirdiği yer son derece dikkat çekici. Şimdi soruyorum bizim neden G20 diye bir topluluğumuz olmasın?
Nasıl bir işbirliği olabilir?
Özellikle ekonomik işbirliği hızla yaygınlaşabilir. Türk Cumhuriyetlerini de sayarsak 60-65 ülkenin kendi aralarında ticaret yapması ve birbirlerinin eksikliklerini tamamlaması müthiş bir işbirliği. Dünyanın düzenini değiştirebilir. Birlikte hareket edersen bu gerçekleşebilir. Bakın BM nezdinde Filistin’in tanınması için gelecek yılki toplantıda karar alacağız. Bunlar önemli şeyler.
Köşemizin sınırlarını hayli aştık. Bu yüzden İhsanoğlu ile sohbetimizi şimdilik noktalıyoruz. İİT toplantısıyla ilgili son bir söz söylemek gerekirse: Kazakistan’ın, Türkiye’den sonra Türk ve İslam dünyası için ikinci rol-model ülke olma yolunda ilerlediğini söylemek mümkündür.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş