'Türk' kelimesine alerjisi olanları anlama kılavuzu

İsrafil K.KUMBASAR

Türklerin ülkesi olan Türkiye’de son zamanlarda ‘Türk’ kelimesini kullanmak neredeyse ‘riskli’ bir durum haline geldi.
‘Mağdur edebiyatı’ üzerinden devleti ele geçiren ‘sinsi’ ve ‘kinci’ taşeronlar, bir taraftan ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini ötekileştirmeye çalışırken,diğer taraftan ‘ulus devlet’ yapısını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar.
Olup bitenler, ‘bindiği dalı kesen’ yahut ‘ayağına kurşun sıkan’ cahil insanların yaptığı iş olarak geçiştirilemez; zira bu kişiler ne ‘cahil’dirler ne de ‘saf’tırlar.
‘Türk kimliğine’ mensup olmayan, ‘etnik özürlülerin’ karın ağrılarını bir anlamda anlayışla karşılamak mümkündür.
Zira, ‘katranı’ ne kadar kaynatırsanız kaynatın, bir türlü olmuyor ‘şeker’.
Peki ya, yedi sülâlesi ‘Türk’ olarak bilinip de, ısrarla ‘Türk’ kelimesini kullanmaktan imtina edenlere ne demeli?
Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Demir, “Türk kelimesine kimler karşı?” başlıklı yazısında, bu kişileri iki başlık altında incelemeye tâbi tutuyor:

***

1-) Siyasal ümmetçiler:
İslam dinini kendi kafalarına göre yorumlayan bir kesime göre, ‘millilik’ yani ‘ulusalcılık’ demek ‘kavmiyetçilik’ demektir.
Bu kesim, ‘din’, ‘mezhep’, ‘tarikat’ temelinde örgütlenmenin önünde ‘millet’ (ulus) ve ‘millilik’ (ulusçuluk) kavramlarını riskli bulurlar.
Bu nedenle, ‘millet’ esasına dayalı ‘millî devlet’ yerine, ‘ümmet’ esasına dayalı ‘ümmetçi devlet’ yapısını savunurlar.
‘Türk’ kelimesini mecbur kalmadıkça kullanmazlar.Türklüğe karşı ‘ekonomik kullanım ambargosu’ uygularlar.
Çok zorunlu durumlarda da ‘Türk’ kelimesinin yanına bir de ‘İslam’ kavramını eklerler ve böylece ‘ırkçılıktan’ kurtulduklarını zannederler.
Ama bu zihniyetin sahiplerinin kafasındaki ‘Türk-İslam’ kavramının içinde ‘Türk’ yoktur; sadece ‘İslam’ vardır, o da ta Osmanlı’dan beri gelen devlet siyaseti olan ‘Sünni İslam’ anlayışıdır.

***


2-) Radikal solcular:
Kendilerini ‘sosyalist’ ya da ‘komünist’ olarak tanımlayanlar da, ‘ırkçı’ çağrışım yaptığı gerekçesiyle ‘Türk’ kelimesini kullanmaktan itina ile kaçınırlar.
Rusya dahil bütün batılı ülkelerde ortaya çıkan sol hareketlerin, ‘millî kimliklere’ vurgu yapması bir türlü onları ilgilendirmez.
Bunun en temel sebebi, Türkiye’de radikal sol ideolojinin, ya doğrudan ‘etnik’ özürlülerin kontrolü altında olması, ya da dolaylı olarak ‘etnik ırkçı’ hareketlerin ‘esiri’ haline gelmesidir.
Günümüzde sol üzerinde etkin olan en belirgin ‘etnik ırkçı’ akım, ‘Kürtçülük’tür.
Âdeta ‘post-modern feodalizm’ şeklinde tezahür eden bu akımın hegemonyası altındaki radikal solcular ‘Kürt’ kelimesini çok rahatlıkla kullanırlar, ama ‘Türk’ kavramını kullanırken oldukça zorlanırlar.
Ki, savundukları ideolojinin temel öğesi ‘Türk’ işçileri, ‘Türk’ köylüleri, ‘Türk’ emekçileri olsa bile.

***


‘Millî’ olan ve ‘Türk’ kelimesini kullanan herkesi anında ‘ırkçı’, ‘şovenist’, ‘kafatasçı’ diye damgalayanlar, ‘terörün’ etkili olmadığı yerde ‘öylem kandırmacasına’ başvurarak, aslında kendi bilinçaltlarına yer etmiş olan ‘etnik ırkçılıklarını’ gizlemeye çalışıyorlar.
‘Truva atı’ gibi kullanılan ‘siyasal’ ümmetçiler ve ‘radikal’ solcular vasıtası ile ‘ideolojik’ baskı altına alınan Türk milleti ‘kendi kimliğine’ düşman hâle getiriliyor.
Çare mi?
‘Millî devlet’ anlayışına dönüştür.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş