Türk kimliğine 'din' üzerinden kumpas

İsrafil K.KUMBASAR

Eski klasik Yeşilçam filmleri, 'kenar mahalle' dilberlerini alabildiğince yalın ve tartışmasız bir dille yansıtır beyaz perdeye. 
Arada bir kendini rolüne kaptırıp 'işi abartan' tiplere ise gülünüp geçilir sadece. 
Bilinir ki her semtin bir 'kenar mahallesi' ve o mahallenin de bir 'dilberi' vardır. 
Lakin mevzubahis medya olunca, 'dilberler' ve 'aşüfteler' konusunda ahkâm kesmek hiç de o denli kolay değil. 
Adam kurulduğu 'sırça köşkün' penceresinden, meftunu olduğu siyasi lidere öylesine payeler biçiyor ki.
Sanırsınız cümle alem, bilumum dünya o lidere 'secde' ediyor adeta; herkes 'çuval çuval para' ile Sarayın önünde sıraya dizilip 'yatırım izni' bekliyor.
Allahüalem, 'yazanlar' kadar, hakkında yazılanlar da inanıyor bu türden safsatalara.
İnsan bu, biraz 'goygoy', biraz pohpohlama, 'ruhun alabora olması' işten bile değil. 
Zaten gidişat da ne yazık ki hadisenin bu yönde tezahür ettiğinin resmidir.
Adeta, "Yürrü be koçum, kim tutar seni" kıvamı.
Gelin görün ki 'figüran' ve 'rejiye' dil çıkaran perde arkasındaki 'gölge' kahraman, bir takım atraksiyonlarla meramını ufak ufak ifşa ediyor.
***
Vakt-i zamanında deyip duruyorduk ya, "Durun bakalım çuval çuval belgeler kimlerin foyasını meydana çıkaracak, kimleri hizaya sokacak?" diye. 
Buyurun, 'sofralar' kuruldu ve 'aynı çorbaya' kaşık çalmaya başlayan bir takım aykırı simalar, kimsenin iplemediği makamda kendilerini ele vermeye başladı. 
Söz konusu 'Türk kimliği' olunca kem küm edip 'demokratlığa' soyunan 'sömürgeci solcuların', 'iş birlikçi İslamcıların' ve 'milliyetsiz milliyetçilerin' aslında 'hangi değirmene' su taşıdıklarına hep birlikte tanık olmaya başladık.
O 'evrensel' vizyonlarının ve 'barışçıl' misyonlarının, omuz verdikleri iktidar eliyle birkaç çapulcu önünde 'nasıl da sıfırlandığını' görmek gerçekten hazin bir durum.
Yoksa 'tersinden' mi yorumlamak gerekiyor mevzuyu. 
Hani başında 'Türk' olan her şeye içten içe diş bileyip, 'imitasyonlarını' piyasaya sürerek sözüm ona 'vatanseverlik' yapma teranelerini.
Yahu anlayıverin işte 'Türkçe ninni' masalları ile 'Türk'ü yem yapma' planlarının nasıl tıkır tıkır işlediğini.
Ama bakın elin oğlu "Bize kimliğimizi yok ettiremezsiniz" diye nasıl da bir anda ümüğüne yapışıveriyor.
***
Zamanında sahte efektler ile süslenen 'fragmanı' görüp, avuçlarını patlatırcasına 'filme' alkış tutanların şimdi 'finale' dair bir lafı, bir yorumu var mı acaba? 
Huuu, zamanında "nemelazım" deyip suskunluk sarmalına girenler, orada mısınız? 
Ülkeyi iç ve dış tehditlere karşı savunmakla görevli olan kurum "Ergenekon" ve "Balyoz" sopaları ile terbiye edildikten sonra, ülkenin 'hangi noktaya' getirildiğini gördüğünüz halde utancınızdan yerin dibine girmediniz mi hâlâ.
Memleketin başına örülen çorabı 'büyümeye', 'gelişmeye' mi bağlıyorsunuz yoksa.
'Ruhunuzu' sormuyoruz, olsa kahrolurdunuz zaten hüznünüzden; "Aldatıldık, kandırıldık" türünden cümleler kurardınız en ucuzundan; hiç olmadı malum "Komplo bu, kumpas" deyip geçiverirdiniz.
Oysa öyle bir yerden yakalandınız ki inkâr 'utancınızı' akıl almaz biçimde büyütecek, 'kabullenmek' ise sizleri en yakınlarınızın gözünde bile yok edecek.
Meğer, aslında 'kuyruğu' kıstırılan, 'ablukaya' alınan sizlermişsiniz de o yüzden sesiniz çıkmıyormuş.
Şimdi pazarlık masasının bir ucunda, 'kimin hesabına' çalıştığınız belli olmadan renkten renge giriyorsunuz.
***
Milletin başına bunca çorabı örmek için onca 'dolambaçlı' yollara ne gerek vardı? 
Yüzyılın başındaki iş birlikçi hainler her ne yaptılar ise 'aynısını' denemiş olsaydınız belki de daha onurlu olurdunuz.
Yoksa Türk milletini 'din' üzerinden kumpasa alıp, 'emperyalistlerin değirmenine' su taşıma planı nasıl olsa bir gün ayan beyan ortaya çıkacaktı.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş