Türk Kurultayı'nda atıp tutmak kolay da peki ya icraat?

İsrafil K.KUMBASAR

Rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in girişimleri sonucu Türk Kurultaylarının birincisi 1993 yılında Antalya’da toplanmıştı.
Kurultaya davet edilen Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Erdal İnönü, konuşmalarını yapmış, sıra Türkeş’e gelmişti.
O sırada, salonda bir hareketlilik oldu.
Yerinden doğrulan Türkeş, yanında bulunan Rıza Müftüoğlu, Osman Sevimli ve Mustafa Dağcı’ya dönerek “Ne oluyor?” diye sordu.
İçlerinden biri titrek sesle cevap verdi:
- “Efendim, televizyon diğer konuşmaları naklen verdi, size gelince yayın kesilecekmiş.”
Derin bir nefes alan Türkeş, hiçbir şey olmamış gibi yeniden yerine oturarak şöyle dedi:
- “Allaha hamd-ü senalar olsun. Çok şükür, bu fani gözler, bütün Türklerin biraraya geldiği bugünleri de gördü. İnşallah nihai hedef gerçekleşinceye kadar bu kurultaylar devam eder. Bizim konuşmamızı yayınlamalarının hiçbir önemi yok. Önemli olan bu kurultayın yapılmasıdır.”

* * *

18 Kasım Cuma günü kaleme aldığımız yazıda, kurultayı AKP himayesine terk etmenin ihanet olduğunu belirterek, şu öngörüde bulunmuştuk:
 “Öyle görülüyor ki, Antalya’da olduğu gibi Bakü’de de birileri yine ‘örs’ üzerinde demir döverek, ‘ateşli’ milliyetçilik nutukları atarak, ‘siyasi rant’ elde etmeye çalışacak.”
Kızkardeşi Umay Günay ile birlikte kurultaya katılan MHP Ankara milletvekili Tuğrul Türkeş’in ‘muhkem’ olarak nitelendirdiği yazıdaki öngörüler, aynen gerçekleşti.
Kurultay’da yine ‘AKP ağırlığı’ hissedildi.
Komisyonların divan yönetimini ele geçiren AKP’ye yakın bürokratlar ve delegeler, kurultayı ‘tartışma’ ortamından uzaklaştırıp ‘tek sesli’ bir ‘şov aracı’ haline getirmeye çalıştılar.
Komisyonlarda söz almak isteyen bazı delegeler konuşturulmadı, bazı konuşmacılar ise “Lütfen siyasete girmeyelim” diye sık sık uyarıldı.
Yeterince tartışılmayan meseleler, sonuç bildirgelerine de yeterince yansımadı.

* * *


Antalya’da yapılan kurultayın açılışında, ısrarla rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in isminin
zikredilmemesi, kurultaya katılan delegeler arasında büyük bir tepkiye yol açmıştı.
BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, bu kez konuşmasına kurultayın mimarı ‘Alparslan Türkeş’ ismine vurgu yaparak başlaması, salondaki olumsuz havayı birdenbire dağıttı.
Irak’ın kuzeyindeki kukla oluşumu tanımak için kapalı kapılar arkasında pazarlıklar yapan Erdoğan’ın Türk kurultayında “Kerkük’e selam” çakması, aslında ‘konuşmasının içeriğinin’ ne kadar samimi olduğu yönünde yeterli bir ipucu idi.
Ancak, Erdoğan geçen yılki ile hemen aynı olan konuşmasında, ‘Parlamentolararası Konsey’ ve ‘Akil Adamlar Kurulu’ kurulması ve ‘Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi’ için daimi bir sekretarya oluşturulması için start verildiğini söyleyince, bazı delegeler tarafından ayakta alkışlandı.
‘Gaza’ gelen bazı delegelerin, “Bu adam hizaya gelmiş” diye yorumlar yaptığı duyuldu.

* * *


Kurultay’ın kapanışında konuşan Süleyman Demirel, tam bir ‘AB misyonerliği’ yaptı.
Hedefi ‘Türk Birliği’ olan bir kurultayda, ‘Avrupa değerlerinden’ bahsetmesi, tepki ile karşılandı.
‘Türk Birliği’ konusunda ‘samimi’ davranan tek kişi Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’di.
Ancak kurultaya, ‘Azerbaycan muhalefetine’ mensup hiç kimsenin katılmaması dikkat çekti.
Dikkat çekici bir başka nokta ise, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Mathew Bryza’nın eşi Hudson Enstitüsü uzmanı Zeyno Baran’ın iki temsilcisinin, kurultayı yakın takibe almalarıydı.
Bakü sokaklarına hakim olan ‘polisiye’ anlayış, kurultay delegeleri üzerinde de ağırlığını hissettirdi.
Azerbaycan milletvekili Sabir Rüstemhanlı ve eşi Tenzile Rüstemhanlı’nın sıcak ilgisi, misafirlerin üzerindeki baskıyı biraz olsun hafifletti.
Azerbaycan Milli Dram Tiyatrosu’nda sergilenen Bahtiyar Vahabzade’nin ‘Kürşad destanını’ anlatan ‘Kendimizi Kesen Kılıç’ isimli oyunu ise, kurultayın mesajını vermek için tek başına yetti.

* * *


Her şeye, ama her şeye rağmen, 11’inci Türk Kurultayı da kazasız belasız tamamlandı.
Kurultayla ilgili eleştirilecek tabii ki çok şey var.
Ama ne diyordu gönüllerin Başbuğ’u:
- “Önemli olan bu kurultayın yapılmasıdır.”
‘Turan ülküsü’ uğruna çarpan yürekler adına, Abdulhaluk Çay ve arkadaşlarına teşekkür ederiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş