Türk Ocağı gençleri, yarınlara ses veriyor

İsrafil K.KUMBASAR

Türk gençliğinin, ‘küresel’ sistemin dayattığı ‘tüketim’ toplumunun karanlık çarkları arasında ezilerek pasifize edildiği bir dönemde Türk Ocağı İstanbul Gençlik Kolları üyesi gençler tarafından bir dergi yayınlandı.
Derginin adı: Divan Yolu.
Gençler, sunuşta neden böyle dergi çıkarmaya karar verdiklerini şöyle açıklıyorlar:
“Asırlık çınar Türk Ocakları, yürekleri memleket sevgisi ile çarpan Türk gençlerinin bir girişimi olarak kurulmuştur. Türk milletinin fikir merkezi, milletimizin sesi olmuştur. Bu sese katkıda bulunmak, sesimizi önce bugüne sonra yeni asra duyurmak ve sesimizin kalıcı olması için bu dergiyi çıkarmaya karar verdik. Biz bu dergiye kırgınlıklarımızı, kızgınlıklarımızı, üzüntülerimizi, sevinçlerimizi ve daha da önemlisi içimizdeki heyecanı, fikirlerimizi, ideallerimizi katarak istediğimizde neleri başarabileceğimizi tüm gençlerimize ve büyüklerimize göstermeye çalışacağız.”
Dileriz, ‘ağabeylik’ makamlarına kurulmuş olanlar, “Bir zamanlar biz de bu yollardan geçtik” cümlesi ile başlayan süslü nasihatlerle yollarına çıkıp gençlerin heyecanlarını, heveslerini kırmasınlar.
Gençler, ‘her türlü yönlendirmeden’ uzak, kendilerini ‘hür bir şekilde’ ifade edebilsinler.

***


Dergide, Türk Ocağı İstanbul Şube Başkanı Dr. Cezmi Bayram ile “3 Mayıs 1944 Türkçülük-Turancılık Davası” hakkında yapılmış olan bir mülakata yer verilmiş.
Bayram, mülakatı yapan Hakan İmamoğlu’nun, “Türk Ocaklarının günümüzdeki konumu ve Türkçülük duruşu nedir?” sorusuna şu cevabı veriyor:
- “Bugün milliyetçi kuruluşların sayısı çoğaldı. Türk Ocakları, diğerlerinden farklı olarak milliyetçilik faaliyetini siyasetten bağımsız götürmeye çalışmıştır. Bu Türk Ocağı’nın kuruluşundan beri takip ettiği bir siyasettir, tavırdır.”
İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Çağrı Mert, “Türk Kültür Hayatında Asırlık Çınar: Türk Ocakları” başlıklı yazısında, şu önemli gerçeğe vurgu yapıyor:
 “Türk Ocakları, Nizamnamesi’nde yazdığı üzere siyaset dışında kalmak için gayret sarf etmiştir. Ancak dönem dönem iktidarı elinde bulunduran partiler, Türk Ocağı’nı kendi etkilerine alabilmek için uğraş vermişlerdir.”
Bu tespit, aynı zamanda günümüzde Türk Ocağı’nı teslim almaya çalışan iktidarın faaliyetlerine karşı dolaylı bir isyan değil midir?

***

Erman Duyar, küresel ve yerel krizler ve Türkiye ekonomisine etkilerini mercek altına aldığı analizinde, şu çarpıcı tespiti yapıyor:
 “Dolar olarak kişi başına gelirin birkaç yılda iki katına çıkması gibi sonuçlar, iktisadi hesaplamaları artık güvenilmez hale getirdi. Sadece politikacıların işlerine gelen sanal artışlar, sanal zenginleşmeler ortaya çıktı.”
Fatmagül Şahin, Türkistan Coğrafyası’nın stratejik önemini ele aldığı yazısında, ‘emperyalistlerin bölgeyi neden kontrol altına almak istediklerini’ çok önemli iki teori üzerinden izah etmeye çalışıyor.
Dergide ayrıca Almıla Maraş ve Ayşegül Yıldızdoğan’ın ortaklaşa kaleme aldıkları ‘Divan Yolu’başlıklı yazı dizisinin yanısıra, Murat Selçuk, Fatih Ahmet Günel, Yunus Emre Vural, Rıdvan Erbulut, Halime Karataş, Burak Doğruer, Samet Ocaktan, Oğuzhan Yücel, Hakan Kara, Emre Demirtaş ve Neslihan Tunçay’ın birbirinden ilginç yazılarını da okuyabilirsiniz.

 



İLETİŞİM ADRESİ:
Türk Ocakları İstanbul Şubesi
Divan Yolu Cad., 2. Mahmut Türbesi Yanı, Çemberlitaş, Fatih / İstanbul
Tel: (0.212) 513 21 41

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş