Türk Ocakları’nın kaderi

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Türk Ocakları’nın kongresine ilişkin değerlendirmelerimiz üzerine, bazı dostlar taraf olmamam konusunda tavsiyelerde bulunuyor. Bir konunun altını çizmek zorundayım, bir kimse ya da gruplarla şahsi meselem yok. Türk milletinin geleceği söz konusu olduğunda sessiz sedasız kenarda oturmak gibi bir lükse sahip değilim. 
Vatanımızın tehlikede olduğunu hisseden insan olarak, tepki göstermek durumundayım. Yasal çerçeve içinde tavrımızı sergilerken rekabetin kalite getireceği düşüncesiyle Prof. Dr. Mustafa Kafalı’nın Türk Ocakları’nı daha iyi yöneteceği kanaatini taşıyorum. Görünen köy yakındır. Mevcut yönetimin bugüne kadarki icraatları ortadadır. Bugün kongre gerçekleşecek. Türk Milletine “Biz de şunları yapacağız” diye bir açıklamaları dahi olmayan yönetime karşı alternatif aramadan öteye gitmiyoruz. Aşağıda 9 maddelik bildirisi yayınlanan Kafalı Hoca’nın tespitlerine kim hayır diyebilir ki?
1. Türk Ocakları’nın asırlık ilkeleri değişmemiştir. Bizim gayemiz 1912’de vaz edilen ilkeleri çiğneyip onların yerine yenilerini koymak değildir. 
2. Gayemiz, Türk Ocakları’nın yüz yıllık esaslarının, yani Türk Milliyetçiliği’nin, yani Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak çizgisinin taviz verilmeden uygulanmasını sağlamaktır. 
3. Türkiye’deki bin yıllık Türk egemenliğinin tartışmaya açıldığı, vatanımızın ve milletimizin bütünlüğüne göz konulduğu bu günlerde Türk Ocakları, gündemin vahametine uygun, kararlı bir tutum ve dinamizm içinde olacaktır. 
4. Türk Ocakları Genel Merkezi, Ocak ilkelerini yaymak, bütünlüğümüzü güçlendirmek ve birliğimize yönelen tehditleri göğüslemek için yurt sathına yayılan şubeleriyle birlikte planlı ve yoğun bir çalışma içine girecektir. 
5. Şube yönetimlerinin verimli olabilmeleri için onlara daha geniş inisiyatif sağlanması gerektiğine inanıyoruz. Onların mahallî şartları Genel Merkez’den daha iyi tanıdığı kanaatindeyiz. Genel Merkez’in önceliği şubeleri kontrol etmek değil, şartlarını anlamak ve planlanan hedeflere ulaşmaları için destek sağlamaktır.
6. Herkesin bildiği ve rahatsızlığını ifade ettiği birkaç nokta hariç şubelerde Ocak ilkelerinden ciddî sapmalar müşahade etmiyoruz. Bizim dönemimizde çalışmalarımız mevcut şube yönetimleriyle devam edecektir. 
7. Geleneğimiz, Türk Ocakları Genel Kurulunda genellikle tek başkan adayının ve tek yönetim listesinin çıkmasıdır. Tek ve müşterek bir liste çıkarılması yönünde teşebbüsümüz kabul görmemiş ancak şu ana kadar ikinci bir aday da çıkmamıştır. Bu, geleneğin devam ettiğini gösterebilir. Ancak, ikinci bir aday çıkarsa herkes bilmelidir ki o aday da Türk Ocaklıdır, hasmımız değil, ülküdaşımızdır.
8. Adaylığımızın açıklanmasıyla birlikte özellikle internet ortamında Türk Ocakları’nın geleneklerine uymayan, şahıslara ve gruplara yönelik beyanlarla karşılaştık. Bunlara karşı tepkiler de gelişti. İster lehimizde ister aleyhimizde olsun, gelenekteki adabın dışına çıkan üslubu tasvip etmiyoruz.
9. Türk Ocakları siyasî parti değildir. Ancak partilere, vakıflara ve STK’lara eşit mesafede de değildir. Biz, herkese ve her kuruluşa Türk Milliyetçiliği’ne yakınlığı ölçüsünde yakınız; Türk Milliyetçiliği’ne mesafesi ve hasımlığı ölçüsünde de mesafeliyiz. 
Tercih elbette Türk Ocakları’na ait. Ancak Türk Ocakları yönetimini 320 delegenin belirlemesine de karşı olduğumu belirtmeliyim. En kısa zamanda tüzük değişikliği yapılarak binlerce üyenin katılımıyla,demokratik kongre gerçekleşmelidir. 
Kongrenin milletimize hayırlı olmasını dilerim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş