Türk olamayan Türkiyeliler

A+A-
Sami YAVRUCUK

Sayın okurlarım, biz Türk milliyetçileri, Milletimizin adı olan Türk’ü, Devletimizin adı olan Türkiye Cumhuriyeti’ni, Vatanımızın adı olan Türkiye’yi, Milletimizin dili olan Türkçe’yi, Milletimizin ve Devletimizin simgesi olan Bayrağımızı her şeyden çok severiz. Bunlar bizim kutsal değerlerimizdir. Onları herkesden ve herşeyden kıskanırız. Bizleri Türkçü yapan duygular bunlardır.
Duamız; Tanrım, hiç birini bizden ayırmasın ve bütün Türklere ve Türk dünyasına nasip etsin. Tanrım Türk’e yardım et. Bütün Türkler hür ve bir olsun. Tanrım Türk’ü Korusun.
Kanımız bahasına kurduğumuz son devletimiz Türkiye Cumhuriyetimizin egemen kültürü Türkçülük olgusudur. Bu coğrafyada yaşayan yetmiş milyon insanın tasa ve kıvançta olduğu gibi, ortak bir dil ve paylaşılmış anayasal değerlerde de birleşmiş olmaları, en büyük dayanağımızdır.
Biz, “Ne Mutlu Türk Olanlara” değil “Ne Mutlu Türküm Diyenlere” dedik. Karşımızdakiler, köksüz aydınlar, enteller ve satılmış medya bizim hassasiyetimizi anlamazdan geldiler. Ve yıllardır Türk olamayan Türkiyelileri peşlerine takıp bağırmaya başladılar. Mozayik Kültür adı altında vatandaşlarımız içinde farklı soy şuuru oluşturmaya çalıştılar. Yaptıkları, işte tam bir azınlık ırkçılığıdır. Bir yandan, Türk ırkçılığı yapıldığından şikayet edilecek öbür yandan tek tek insanların farklı köklerine dikkatler çekilecek. Millet olma şuuruna ulaşmış halkımıza şüpheler uyandıran kimlik tartışmalarını başlatmaya kimsenin hakkı yoktur. Bilmeden bu tuzaklara düşenler de uyanmalıdır. Aydın geçinen kıravatlı eşkiyalar bunda da muaffak olamayacaklardır. Çünkü; Aşık Veysel’imiz karşılarına çıkıp; “Irkımız neslimiz aynı bir kandan, yurdun yaraların saralım kardaş” diyecektir.
Son günlerde Türklüğünden gurur duymayan Türkiyeli bölücüler, iktidarın da zaaflarından istifade ederek faaliyetlerini artırmışlardır.
ABD Başkanı Obama’nın yurdumuzu ziyaretinde sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ortaya atılan sözde “Açılım” görüşü, AKP hükümeti tarafından ele alınmış ve son derece yanlış siyasi uygulamalara yönlendirilerek “Kürt Sorunu” haline sokulmuştur.
Bu uygulama PKK terör örgütüne ve bölücü mihraklarla terör örgütünün mihraklarla terör örgütünün siyasi kanadı olan DTP’ye yardımcı olmuş ve Cumhuriyetimiz etnik bir saldırının muhatabı durumuna sokulmuştur. Fakat AKP’nin İçişleri Bakanı tarafından, bilgi verme ve görüş alma, amacı ile ana muhalif partilere yaptığı randevu talebini CHP ve MHP red ederek net tavır koymuşlardır. Çünkü AKP ve üst yönetimi yanlış bir uygulamaya yön vermiş ve Kürt asıllı vatandaşlarımızın asırlardır sorunsuz oldukları konuları ortaya dökerek “bölücülük”  havası yaratmışlardır. Bugüne kadar yapılan araştırmalarda Güneydoğu insanında ayrı bir kimlik sorununa raslanmamıştır. Problemleri, işsizlik ve istihdam sorunlarıdır. Yapılan uygulamalarla son günlerde Güneydoğu Anadolumuzun insanlarına ve Diyarbakır’ın güneşi Ziya Gökalp’e haksızlık yapılmıştır. AKP’nin uygulamaları bütünü ile yanlıştır. Çünkü Diyarbakırlılar yetenekli Türk’tür ve meyvesi de Ziya Gökalp’tir.
Ziya Gökalp,  “Sorma bana oymağımı, boyumu
Beşbin yıldır Millet gibi yaşarım
Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı
Türk’üm, bu ad her unvandan üstündür”
Tanrı Türk’ü Korusun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları