Türk Ordusu 'BBG Evi' gibi izleniyor!..

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU
Önceki Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Irak’ın kuzeyine PKK operasyonu yapılırken, “Onları BBG evi gibi izliyoruz” demişti.
Demişti de, 100 bin askerimizin yaptığı kış operasyonu ABD’nin emri ile sonlandırılmıştı!..
Daha sonra, siyasi tarihimize “Dolmabahçe Mutabakatı” olarak geçen Erdoğan-Büyükanıt görüşmesinden sonra çok şey değişti. Bunun izleri bugünlerde de görülüyor.
Şu andaki Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ döneminde “BBG Evi” gibi izlenen artık Türk Ordusu oldu!..
Eski 2. Ordu Komutanlarından E. Org. Edip Başer’in ifadesiyle hâkim ve savcılar “devletin yatak odasına girdi.” Başer, bu sözleriyle Genelkurmay’ın “kozmik odalarında” üç gündür süren aramaları kastediyordu.

Anlaşılmaz bir durum
Ne yapılmak isteniyor, ne aranıyor? Güya, (askere karşı sert ve dayanaksız açıklamalarıyla tanınan) Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a tasarlanan suikastın belgeleri aranıyor.
Bu, önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak diye umuluyor.
Bence hiçbir şey ortaya çıkmaz. Çıksa çıksa devletin sırları, orada burada ortalığa saçılır, itibarsızlaştırma ve Türk Ordusu’nu psikolojik olarak sıfırlama söz konusu olur.
Daha önce de yazdım.
Org. Büyükanıt bile kendisini Yahudi diye eleştirenleri bulacağını söylemişti. Ben de bulamaz, demiştim. Bulamadı. Belki de aramadı bile!
Org. Başbuğ, Albay Çiçek olayında  “Suçluları bulun”  demişti. Ben de bulunamaz demiştim. Bulunamadı.
Bugüne kadar, gerçek olmadığı anlaşılan hangi olayın sorumlusu bulundu ki?.. TSK yıprandığıyla kaldı.
TSK belki ilerde bugünleri bile arar duruma gelecek.
Ne zaman Genelkurmay Başkanı bir açıklama yapsa, anında orduya operasyon yapılıyor! Ve nedense sesleri çıkmıyor. Benzetmek gibi olmasın ama, tıpkı Kasımpaşalı Başbakan Erdoğan’ın Osman Baydemir’in küfrü karşısında -anlaşılmaz- bir suskunluğa bürünmesi gibi!..

İnsan anladığı kadar yaşar!..
Şimdi, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın  “kozmik” denen en gizli devlet sırlarının bulunduğu odalara girilmesi yasalara göre yapılıyormuş!
Doğrudur.
Yasaları nasıl uyguladığınız ve nasıl yorumladığınız da, yasanın kendisi kadar önemlidir. (Bakınız dün, Danıştay, Adalet Bakanlığı müfettişlerinin emriyle hakim ve savcıların dinlenmesi uygulamasını iptal etti..)
Bu yasalar çıkarken, Meclis’deki muhalefet ve o yasanın kendisine uygulanacağını tahmin edemeyen kurumlar susuyor, gelişmeleri izleyemiyordu.
Bu, her konuda böyle. (Örneğin, RTÜK yasası çıkarken medya patron ve yöneticileri aldırmadılar. O arada, “Reklam gelirlerinin belli yüzdesini RTÜK’ün alması” kararlaştırıldı. Böyle bir şey -bence- bugün de akıl dışı. Çünkü, ben kazanacağım, vergisini vereceğim, ama benim kazancımdan ayrıca birisi gelip para alacak; üstelik o aldığı paralarla yan gelip bana ceza kesecek!..)
E, ne demişler?
İnsan anladığı kadar yaşar!.. Yani, farkındalığı azsa, başına gelenlere çaresiz razı olacak, demek.

Devamı da var!..
Farkındalığımızı artırmak için, “bilineni”  bir kez daha tekrar edeyim. Atatürk konuşuyor:
 “Ey Türk Gençliği,
Birinci görevin, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti’ni sonsuzluğa kadar korumak ve savunmaktır.
... Bağımsızlığına ve cumhuriyetine göz koyacak düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir zafer kazanmış olabilirler. Zorla ve aldatmaca ile sevgili vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine düşman girmiş olabilir...”
Devamı da var!..
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları