Türk usulü demokrasi

A+A-
Ergun KAFTANCI

    ÖYLE anlaşılıyor ki dokunulmazlık konusu kısa sürede ülkenin ve siyasal hayatın lehine çözülecek gibi değil...

    Uzatıldıkça uzatılabilir...

    Sonunda ne olur bilemiyorum...

    .......................

    AKP, 14 yıl iktidar oldu...

    Her defasında da 276 vekil sayısını aştı...

    Anayasa buna açık; niyeti olsaydı, meseleyi bugüne bırakmaz bu sayıyla, istediğine dokunulur hale getirirdi...

    Bugün de yapabilir!

    ......................

    Ancak bugün amaç başka; anayasayı değiştirip sistemi nasıl olacağı bilinmeyen "Türk usulü demokrasi" anlayışına oturtmak istiyorlar.

    Bilinen iki şey var; biri dokunulmazlık konusunu AKP'ye zarar vermeyecek şekilde çözmek, diğeri de Tayyip Bey'e başkanlık ya da partili cumhurbaşkanlığı kapısını açmak...

    Niyetleri bunlar...

    Ne olacak göreceğiz!

   

Sempatik diyorlar

------------------------------

     TAYYİP Bey AKP'nin yeni Genel Başkanı'nı atadı, Binali Yıldırım...

     Binali Bey, Erdoğan'ın en çok güvendiği insan...

     Muti, söz dinleyen, hırslarını saklayabilen, güleç yüzlü biri...

     "Hakkında fezleke var mı" diye soruyorlar...

     Olabilir...

     Erdoğan'ın nazarında mutemet kişiliği fezlekelerin de önünde...

     .......................

     Pazar günü gireceği rakipsiz seçim sonucu Genel Başkan olunca Başbakanlığa da atanacak...

     Muhterem İzmir'den "Kenti yönetemez" diye belediye başkanı seçilemedi ama bundan böyle Başbakan olarak ülkeyi yönetmek üzere seçildi...

     Nereden nereye!

 

Ne gereği var

---------------------

     DEMOKRASİMİZ, evrensel demokratik kriterlerden uzak bir anlayışa sahip...

     Bizde, çok ama çok merkeziyetçi bir yönetim hevesi oluştu...

     Mesela...

     AKP'li vekilleri Tayyip Bey seçiyor...

     AKP Genel Başkanı'nı Tayyip Bey belirliyor...

     Başbakanı Tayyip Bey saptıyor, miadı dolduğunda da azlediyor...

     ........................

     Yol yapılmasının emri Tayyip Bey'den...

     Keza imara dönük işlerin yapılması Tayyip Bey'in vereceği talimata bağlı...

     Dış politikayı şekillendirmek Tayyip Bey'in işi...

     İçeride politikalar üretmek ve gündemi saptamak da öyle... 

     Merkez Bankası'nın faiz politikasını yönlendirmek Tayyip Bey'e düşüyor...

     Daha yığınla iş onun omuzlarında, karar verme yetkisi de ona ait...

     ........................

     Hâlâ başkanlık diye tutturmanın bu koşullarda ne gereği var...

     İlan edilmemiş fiili durum başkanlık değil mi?

     Partili Cumhurbaşkanı koşulu da anlamsız; Tayyip Bey zaten partili gibi...

     .......................

     Bizim demokrasimiz çağdaş demokrasiye benzemez dostlar...

     Erkler ayrılığını da gerektirmez...

     Mübarek bize özgüdür, her ihtiyacımızı (!) tek elden görür!!

 

Moda değişiyor

--------------------------

     BİR de haberim var...

     Avrupa'da sakal modası tarihe karışmak üzere...

     Sakallı erkekler, kıl torbası görünümünden uzaklaşmaya başladı...

     Sanatçılar, sinema ve dizi oyuncuları bile -Rol gereği dışında- bıraktıkları sakallardan kurtulma sürecinde...

     Sakal bırakma modasına hızlı biçimde nasıl ayak uydurduysak kesip kurtulmaya da aynı hızla ayak uydurabiliriz...

     .......................

     Bizde, bir başka moda başladı...

     Bıyık bırakma modası...

     İlk uygulayanlar da iktidar mensupları...

     Ne kadar doğru bilemiyorum, söylentiye göre bu modayı başlatan emir de Beştepe'den gelmiş...

     Bıyık kimine yakışıyor ama duvara toslamış aracın önünü hatırlatan ve burnu neredeyse ağzının içine girecek kadar ezik olanlara hiç yakışmıyor...

 

Devede kulak...

-----------------------

    PARAYA bakın...

    Teklif Reza Zarrab'dan gelmiş...

    Amerikan Mahkemesi'ne ev hapsi kararı çıkarsınlar diye 10 milyon doları nakit, 50 milyon dolar teminat vermeyi önermiş...

    Derhal cevap verilmiş:

    -Olmaz, tutukluluk haliniz sürecek...

    .......................

    Amerikan yasaları acayip diyorlar...

    Yasa uygulayıcıları para mara tanımıyor...

    Allah kimseyi ellerine düşürmesin; milyon dolarlık teminat bile havagazı...

    İşe yaramıyor...

    .......................

    Zarrab'da meğer ne çok para varmış birader...

    O serveti sağlamak için verdiği rüşvet, servetiyle kıyaslandığında herhalde devede kulak kalır.

    .......................

    Türkiye'de yaptığı bağışların listesini de Amerikan mahkemesine vermiş...

    Anlaşılan "Bakın, ben hayırsever bir insanım, iyi yürekliyim, suç işlemiş olamam" filan demek istemiş...

    Unutmadan, bağışları arasında polis dernekleri da var, onu da dikkatinize sunarım...

 

BİR SÖZ

---------------

     SABIR, kurtuluşun anahtarıdır.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları