Türk Vatanına yapılmış ilk saldırı

A+A-
Afet ILGAZ

"Facia” sabahı hükümetin komutanlarla yaptığı ve hem yardım gemisi faciası hem İskenderun deniz üssünün bombalanmasının konuşulduğu toplantıya katılan amiralin özelliği neymiş bilin bakalım. Bilmem hangi operasyonda tutuklanıp sonra bırakılan amirallerdenmiş.
PKK ile savaşan kolordu kumandanları, albaylar, binbaşılar, istihbarat subayları, saha komutanları, SAT komandoları, Gölcüklü teğmenler... Bunların tutuklandığı bir dönemde, bana Muavenet zırhlımıza yapılan suikastı hatırlatan bir deniz üssü bombalaması yapılıyor. Bir Türk gemisi, İsrail komandoları tarafından işgal ediliyor, içindeki yolculardan bir kısmı öldürülüyor. Yaralılar sedyelerle götürülürken elleri kelepçeleniyor. Başa çuval geçirmeyi de aşan aşağılamalar. One minutun acısı mı çıkarılıyor?
Böyle şeyler yapmayın, askeri yıpratmayın, halkı rencide etmeyin, gücümüzü ve birliğimizi bozan açılımlardan ya vazgeçin ya da onları mutakabatla oluşturun dedik, dinletemedik. Halkımız iktidar tarafından “bunlar” ve “biz” söylemleriyle birbirine düşman edildi. Nasılsa uygun bir ortam oluşturuldu, suikastlar, saldırılar için. Üstelik devlet adamlarının her biri bir yerde. Bitmez tükenmez seyahatlerde, annemin zamanındaki gibi komşuluklarda, “görmediğimiz neresi kaldı” telaşıyla ordan oraya gezerken... İstihbaratçılar içeri tıkılmışken, Türkiye ajan kaynarken, ajanlar için başbakanlığın yanında karargah oluşturulmuşken...

İsrail hukuksuzdur
İsrail şimdiye kadar hangi yasalara uydu, hangi yaptırımları yerine getirdi, ona ne yaptılar? Hiçbir şey!
Biz hukuksuzluğu iyi biliriz. İki üç yıldır daniskasını yaşıyoruz. Üstelik tıpkı İsrail’in yaptığı gibi orantısız güçlere maruz bırakılıyoruz. Bunu en iyi biz biliriz, Türkler. Hukuksuzluk ve orantısız güç kullanmanın zararı nedir biliyor musunuz? İnsanı, devleti, kurumları “çaresiz” bırakır. Biz bunu hukukumuzla bilhassa iyi biliriz. İnsanlarımızın hukuksuzluklar karşısında çaresiz kaldıkları çok oluyor.

PKK’yı İsrailli istihbaratçılar eğitiyor
Bunu herkes biliyor. Bunu İsrail dünyanın her yerinde yapıyor. Güney Amerika’da, Afrika’da bilhassa. Bizde de yapıyor. Öcalan da geçenlerde
Kandil’dekilere:
“Yoğun olduğunuz yerde özerkliğinizi ilan edin” demiş. Emir büyük yerden. İçişleri Bakanlığı bakmaz mı bu işlere. Bu tarz emirlerin verilmesi niye önlenemiyor?
Bağımsız bir dış politikanız olmazsa, sağa sola koşup komşuluk oynayarak etkili bir güç oluşturabilir misiniz? Sağa sola koşuşmaları makul bir düzeye indirmeyen bir iktidar, bu gezilerden ciddi sonuçlar alamaz. Yunanistan’la o kadar masrafa mal olan gezide imzalanan 21 anlaşmanın ne olduğunu kim biliyor?
Oysa Atatürk hiç dış seyahat yapmamış İnönü ise çok nadir yapmıştır. Bu yüzden de onların yaptıkları dış geziler anlamlı ve ağırlıklı olurdu. Onlardan sonrakilerde de bu gezi furyasına rastlanmamıştı.

Böyle bölgesel güç olur mu?
Başbakan 24 saatte dört ülkeye gittiğini söyleyerek gösterdiği gayretin ne kadar değerli ve önemli olduğunu anlatıyordu. Bu gayretin sonunda bize düşen pay ise ABD’nin “vefa” sızlığı oldu. Bununla da bitmedi. Hiçbir risk planı yapmadan yola çıkarılan “yardım filosu” hükümetin güvenliği sağlayamaması sebebiyle bir faciaya dönüştü. Böyle bölgesel güç olunur mu! Bölgesel güç olmayı “one minut” kolaylığında algılıyor bizim başbakan.

Başbakan padişah olmaktan vazgeçsin
BOP eş başkanı idi başbakanımız. BOP ise işte güneydoğu Anadolu’muz için çeşitli tehlikeler taşıyan bir “Büyük İsrail” zorlamasına dönüştü. Kuzey Irak’taki oluşumun üstünden... Yoksa söyledikleri gibi İskenderun da bunları denize ulaştıran liman olarak mu önem taşıyor?

Bülent Arınç’ın skandal konuşması
Bülent Arınç’a bakarsanız, bu yolculukta İsrail’in müdahale edeceği, günler önceden belliymiş. Şimdi anlıyor musunuz işin ne kadar hafife alındığını. Somali korsanlarına gösterilen dikkat ve ciddiyet bile gösterilmemişti. Yazık oldu ölenlere ve yardımların ulaşmamasına ve abluka konusunda bir sonuç alınmamasına! Hiçbir kırmızı çizgisi kalmamış bir devletin başına gelen bu feci olaya karşı yapılan cezalandırmalar sadece gülünçtür. İran’ı yalnızlaştırmak için ABD tarafından Orta Doğu’ya yönlendirilen Türkiye, bu uğurda ağır bir hezimete maruz bırakılmıştır. Sonuç olarak vatanımız, cumhuriyet tarihinde ilk silahlı saldırıya maruz kalmıştır.

Yazarın Diğer Yazıları