"Türk Yurdu"...

Ahmet SEVGİ

Türk Yurdu; halen yayımlanmakta olan en uzun ömürlü fikir dergimizdir. 11 Teşrinisani 1327/24 Kasım 1911’de  “Türk Yurdu Cemiyeti” nin yayın organı olarak çıkmaya başlayan Türk Yurdu -ara sıra kesintilere uğrasa da- fikrî çizgisinden sapmadan günümüze ulaşmayı başaran önemli bir yayın organı olmuştur.
“Türklerin fâidesine çalışır, on beş günde bir çıkar”  ibaresiyle yayımlanmaya başlayan Türk Yurdu ilk sayıda  “Maksat ve Meslek” başlıklı kısa yazıyla çıkış gayesini şöyle özetlemektedir:
“Türklüğe hizmet etmek, Türklere fâide dokundurmak istiyoruz. Maksadımız işte budur. Maksada erişmek için hangi yollardan yürüyeceğimizi, mecmuamızın münderecâtı göstereceğinden, mesleğimizin teşrîhini fazla buluyoruz.”
Bugün Türk Ocakları Genel Merkezi’nin yayın organı olarak çıkmakta olan Türk Yurdu, iki sene sonra 100. yılını idrak edecek olması dolayısıyla Mart 2009 sayısının iç kapağında şöyle bir duyuruya yer vermiştir ki önemine binaen aynen aktarıyorum:
“Değerli Türk Yurdu Okuyucusu,
98 yıldır Türk tefekkür hayatında önemli bir yer tutan, Türk Milliyetçiliği temelinde ve fikir dergiciliğinde lider konumundaki dergimizin dalya demesine sadece iki yıl kalmıştır.
100. yıla dergimizi daha iyi hazırlamak, okuyucu profilini bilmek, sizlerle bütünleşmek, daha nice güzellikleri paylaşmak adına;
1. Dergimizin en beğendiğiniz yazı ve yazarları,
2. Beğenmediğiniz yazı ve yazarları,
3. Kapak, sayfa düzeni, fotoğraf ve haber metinleri hakkındaki düşüncelerinizi,
4. Dergide yer almasını istediğiniz hususları,
Kısaca görüş ve önerilerinizi turkyurdu@turkyurdu.com.tr  adresimize e-posta yoluyla veya PK. 429 Yenişehir/ANKARA adresimize mektupla (isim zorunlu değildir) değerlendirilmek üzere bildirmenizi bekler selam ve saygılarımızı sunarız.”
Maalesef bizler  “takdir ve tenkit”  konusunda yeterli hassasiyete sahip bir toplum değiliz. Tenkitlerimizi daha çok dedi-kodu mahiyetinde ve şifahî olarak yaparız. Takdirlerimizde de çok cimri davranırız. Tasvip etmediğimiz bir yazı okuduğumuz zaman düşüncelerimizi yazarla yahut o yayın organıyla paylaşmayı düşünmeyiz. Kendi aramızda dedi-kodu yapmak bizim için daha cazip gelir. Aynı şekilde beğendiğimiz bir yazı okuduğumuz zaman bir şekilde yazarına ulaşarak takdirlerimizi iletmeyi düşünmeyiz. Oysa bu tip davranışlar daha güzele ve daha mükemmele ulaşabilmek için çok gereklidir. Bu sebeple,  “Türk Yurdu” nun anketine muhakkak katılmak gerektiğini düşünüyorum.
Diğer taraftan, Türk Yurdu, Mart sayısını, ölüm yıldönümü dolayısıyla büyük Türkçeci Ömer Seyfettin’e ayırarak takdire şayan bir hizmet gerçekleştirmiştir.
14. yüzyıl başlarında Gülşehrî ve Âşık Paşa tarafından başlatılan millî edebiyat ve Türkçecilik akımı daha sonraları Aydınlı Visalî, Tatavlalı Mahremî, Edirneli Nazmî gibi şairlerle sürdürülmeye çalışılmış ancak yeterli ilgi gösterilmediği için büyüyüp gelişememişti. 20. asır başlarında Ömer Seyfettin’in, Ali Canip’e yazdığı bir mektupta geçen şu ifadelerle millî edebiyat ve güzel Türkçe meşalesinin ateşlenmiş olduğunu görüyoruz:
“Geliniz Ali Canip Bey, edebiyatta ve lisanda bir ihtilâl vücuda getirelim. Âh, büyük fikirler sa’y u sebat ister.”
Unutmayalım ki bugün konuşup yazdığımız güzel Türkçenin temelinde Ömer Seyfettin vardır. Türk Yurdu bu özel sayıyla Ömer Seyfettin’i çeşitli cephelerden ele alarak genç yaşta kaybettiğimiz değerli hikâyecimize olan vefa borcumuzu -bir nebze de olsa- ödemiş oldu. Türk Yurdu’nu ve yazarlarını tebrik ediyorum...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş