TürkBir: “İhanete Hayır...”

Sadi SOMUNCUOĞLU

Hafta içinde Çarşamba günü, Ankara Barosu salonunda önemli bir panel gerçekleştirildi. TürkBir (Türkiye Sivil Toplum Birliği) tarafından düzenlenen ve eski TBMM Başkan Vekili Hasan Korkmazcan’ın  yönettiği,  “İhanete Hayır! Türk Milleti ve Devleti Bölünemez”  konulu Panelde; Prof. Dr. Ümit Özdağ, Prof. Dr. Nurullah Çetin, Gazi Üsteğmen Av. Sedar Öztürk ve Türk Boyları Konfederasyonu Başkanı Durhasan Koca konuştu.
Yoğun bir katılımcının izlediği panelde, konuşmacılar önemi bilgiler verdiler. Bölücü terör örgütünün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzda, fiili bir devlet yapısını adım adın inşa ettiği, bu ihanete karşı bölgedeki Devlet yetkililerinin ve güvenlik güçlerimizin seyirci ve sessiz kaldıkları, ülkemizin resmen bölünmeye sürüklendiği, kanun hakimiyeti ve kamu düzeninin zaafa uğradığı, aşikar olarak vatan ve millet bütünlüğümüzün savunulmadığı, bu vahim durumun; Ocak 2013’te İmralı’da teröristbaşıyla yapılan  “mutabakat”ın,  “çatışmasızlık” ve  “özerklik” hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiği, bilgi ve belgelerle açıklandı. 
Panelde: Bölgede yaşanan ve ülkemizi süratle bölünmeye götüren facianın Ankara’da da görmezden ve duymazdan gelindiğine dair örnekler sıralandı. Türk Milletinin, devletin ve vatanın bütünlüğüne yemin etmiş olan Cumhurbaşkanı, Başbakan, ilgili Bakan ve yetkililerin neden sus-pus oldukları sorgulandı. Şahısları ve partileriyle ilgili basit konularda bile kıyameti koparanların; bölgede Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkılmasına, bağımsızlığımızın sembolü bayrağımızın indirilmesine, devletimize ait sembollerin yok edilmesine, güvenlik güçlerimizin şehit ve gazilerine, oradaki yurttaşlarımızın rehin konumuna düşürülmesine neden sessiz kaldığı soruldu. Özellikle de, askerlere ve garnizonlara yapılan silahlı saldırılara dair Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı açıklamalarda; ürkek, çekingen ve adeta özür diler gibi bir üslup kullanmasının ürpertici anlamına dikkat çekildi.

Emir büyük yerden(!)
ABD Büyükelçisi Ricciardone şöyle demiş:  “Kuşkusuz o kadar yıl dökülen kandan sonra barış sürecinin parlak vizyonunu gerçekleştirmek büyük erdem ve irade gerektirecek. Bu tarihi vazifenin tamamlanması için Türk hükümetini ve Kürt liderleri hem cesaretlendiriyor, hem de destekliyoruz. Bu yolda kendilerine başarı diliyoruz.”  
(7 Nisan 2014 Hürriyet)
Diplomatik bir dille söylenmek istenenleri anlamaya çalışalım: Sayelerinde, “...o kadar yıl dökülen kandan...”  sonra,  “...barış sürecinin parlak vizyonunu gerçekleştirmek büyük erdem ve irade gerektirecek”  buyuruluyor (!) Patron böyle istiyor. Neyin patronu mu? Belli değil mi? Büyük Ortadoğu Projesi’nin patronu. Eşbaşkanı da Erdoğan, Öcalan, Barzani vb.. değil mi? Patron ne kadar açık söylemiş; bir tarafta Türk hükümeti, öbür tarafta ’Kürt liderler’var.  “Tarihi vazifenizi yapın”,  “Barış süreci” hedefine ulaşsın  “büyük erdem kazanın.”  Üstelik kullanılan üslup ve kavramlar da; “barış süreci”,  “vizyon”,  “erdem”  gibi, bizimkilerin ve bölücü terör örgütünün söylemlerine ne kadar da benziyor. Aynı yerde kotarılmış gibi.  “Cesaretlendirme”yi de emir veya baskı gibi tercüme edecek olursak, kazanacakmışız. Kim kazanacakmış, ona da bakalım: Büyüleyici ve dolambaçlı cümleleri anlaşılır hale getirelim. Açıkça Türk Milletini, şehit kanıyla sulanmış vatanını ve bu topraklarda bin yıldır kesintisiz olarak devam eden egemenliğini, bölücü terörle paylaşın deniliyor. Şimdi bir devlet iken birçok devlet olup zenginleşeceksiniz deniliyor. Yıllardan beri bize,  “Türkiye’yi büyütüyoruz” masalı anlatanlar, ilhamını buradan almış olmalı, denilmiyor muydu? Meğer kaynağı burasıymış...

***

Panel konuşmacıları şu noktada birleşti: Türk Milletine, devletine ve vatanımıza ihanet olarak gördüğümüz bu gidişin üstesinden gelmek mümkündür. Bunun için önce haklı olduğumuzu tam manasıyla bilmeliyiz. Sonra, gece gündüz demeden Türk Milletimize gerçekleri anlatmalıyız. Uyanış sağlandığında, her kötülüğün üstesinden gelineceği muhakkaktır. Dört ay sonra  yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçiminde teröristbaşı, AKP’yi destekleyeceğini ilan etmiş. Bu bakımdan da, cumhurbaşkanlığı seçimi daha da büyük önem taşımaktadır görüşüne yer verildi.
Toplantı sonunda katılımcılar, TürkBir’in, 22 Nisan’da Türkiye Barolar Birliği’nde yapılacak olan, değerli bilim adamları ve uzmanların konuşacağı  “1914 Ermeni Mezalimi ve Gerçekler”  paneline davet edildi.
--------
TürkBir (Türkiye Sivil Toplum Birliği) oluşturucu 18 STK ile destekleyici 8 STK ve Oda’dan meydana gelmiştir. Çalışma Esasları ve Amacı belgesinde şöyle denilmektedir: Türkiye, Türk Dünyası ve uluslararasında ülkemizi ilgilendiren önemli konularda kamuoyunu aydınlatmak ve yetkilileri uyarmaktır. Bu amaçla, Türkiye Sivil Toplum Birliği (TürkBir) adıyla demokratik bir platform oluşturulmuştur. TürkBir,  “Dernekler Yönetmeliği” nin 94. Maddesi hükmüne göre meydana getirilmiş demokratik bir platformdur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş