Türkeş ve "Kürtçülük Açılımı"nın sahibi!

A+A-
Hasan DEMİR

28 Ağustos 1992’de Şırnak ve Güneydoğu’da devam eden olaylarla ilgili olarak TBMM’de yapılan genel görüşmede, ABD’nin 1960’da bir Kürtçe Alfabe hazırladığını ve bu alfabeyi Güneydoğu’da tecrübe etmek için Genelkurmay Başkanlığı’ndan izin istediğini, Genelkurmay’ın bu talebi reddettiğini, TBMM’nin, “Devlet Adamları Yayın Serisi” arasında çıkan, “Alparslan Türkeş’in TBMM’deki Konuşmaları” adlı kitap vesilesiyle öğrenmiş olduk.
ABD bir “Kürtçe Alfabe” niye hazırlar?
Hazırladığı bu “Kürtçe Alfabe”yi Türkiye’deki Kürtlere niçin öğretmek ister?
Bu sorunun cevabını bugün PKK’nın Meclis’teki sesi olan bir partinin Batman eski İl Başkanı, “ABD’li diplomatlar bir Türk-Kürt savaşı istiyor. Bize her gelişlerinde, ‘Bırakın şu birlikte yaşama inadınızı. Ortak yönlerinizi değil farklılıklarınızı öne çıkarın’ diyorlar” diyerek kamuoyu ile paylaşmış ama anında görevden alınmıştı.
1960’ta Kürtçe Alfabe hazırlayan...
1961’de oluşturduğu “Barış Gönüllüleri”ni 1962’de Türkiye’de konuşlandırıp 1972’ye kadar Türkiye’deki etnik, sosyal, kültürel ve ekonomik yapının röntgenini çekip, bir sağ-sol, bir alevi-sünni ve bir Türk-Kürt çatışması çıkarmak için gerekli malzemeyi derleyip toplayan ABD’nin niyeti elbette ki, küresel hegemonyasını ilanihaye sürdürebilmek için yarın öbür gün karşısına çıkabilecek güçleri zayıflatmak ve parçalamaktı.
Nitekim öyle de oldu. BM kurulduğunda 46 devlet vardı, bugün yeryüzündeki devlet sayısı 210’a yaklaşmakta ama ABD yüzlerce etnik yapıdan müteşekkil olmasına rağmen öylece durmakta.
Gün gelecek dünyadaki devlet sayısı 300’lere, belki de 400’lere çıkacak. Nitekim Büyük Ortadoğu Projesi aralarında Türkiye’nin de bulunduğu halkının çoğu Müslüman olan onlarca devletten yeni devletler çıkarma projesi idi. Bu, Irak’ta başarıldı, bugün Irak üç parça. Türkiye üzerindeki operasyon “açılım”la devam ediyor. Hedefte İran var, Suriye var, Afganistan üzerinden Pakistan var. Başa dönecek olursak...
1960’ta Kürtçe Alfabe için Türkiye’nin kapısını çalan ABD, sağ-sol çatışması, alevi-sünni operasyonları, ASALA ve PKK ile parçalanan SSCB’den sonra kurulan Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye’nin irtibat kurmasını engelledi. Bu konudaki bir planın yine 1960’lı yıllarda NATO’da görevli bir Türk Albayı’nın önüne yanlışlıkla konulduğunu ve sonra apar topar geri alınmak istendiğini bu sütunlarda daha önce okudunuz.
Baba Bush Irak’a saldırmak için Saddam’ı Kuveyt’e çullandırdı. Zaten İran-Irak savaşı da bu büyük operasyonun önemli bir ayağı idi. Saddam’ı Kuveyt’ten çıkarma bahanesiyle Irak’a çullanıldı. Saddam’a kimyasal silahlar verildi, Kürtlere attırıldı. Sebep oldukları kimyasal katliam bahane gösterilerek 36’ncı paralelin güneyinde Çekiç Güç himayesinde bugünkü Barzani’nin “Güney Kürdistan” diyerek, “Benim bir de kuzeyim var” mesajı verdiği mevcut devlet oluşturuldu.
Çin ve Pakistan’ı hatta Hindistan’ı parçalamak için Afganistan’a bir “Haçlı Seferi” açıldı..
Öcalan, DSP, ANAP ve MHP ortak hükümetine “asılmamak şartıyla” teslim edildi. Ecevit, “Öcalan bize niye teslim edildi” diye düşündü, durdu. Kemal Derviş devreye sokularak Türkiye ekonomisi çökertildi. Ardından oğul Bush Irak’a girdi.
Irak’taki Kürtlere Türklerin nüfus ve tapu kayıtlarını talan ettirdi. Bu arada ABD Irak’tan uçaklar dolusu Yahudi asıllı Kürdü ülkesine taşıyıp kuracağı Kürdistan için devlet adamı yetiştirmeyi de sürdürdü. Uzatmayalım... Bugünlere gelindi...
Şimdi Türk halkı üzerinde bir “kan dursun, analar ağlamasın” psikolojik operasyonu yapılıyor. Amaç, Kürtçenin devlet okullarında okutulmasını sağlamak. Üniversite ayağında bunu başardılar. Türk devleti eliyle Kürdistan kurdurulacak, bu olur mu demeyin, Irak’ın kuzeyindeki oluşumu Türkiye eliyle gerçekleştirmediler mi? Bölücü Kürtler bütün bunların kendileri için yapıldığını sanıyorlarsa bilsinler ki fena bir yanılgı içerisindeler.. Her şey ABD, Ermenistan ve İsrail için..
Yani açılımın arkasındaki, önündeki, sağındaki solundaki güç Türkiye’yi yönetenler değil, mevcut hegemonyasını devam ettirmek için karşısındaki güçleri parçalama strateji uygulayan ABD’dir.
Ektiği tohumun meyvesini ne Kürd’e ne Türk’e yedirir bunlar...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları