Türkeş ve liderliği

İsrafil K.KUMBASAR

“Lider” olanların hayatları, ciltlerce yazılmıştır ama nasıl lider oldukları, o hayat hikâyeleri içinde damla misali verilmiştir.
Bazı “liderler”in sadece liderliği anlatılmış ama “liderliği” gökten zembille inmiş gibi gösterilmiştir.
Liderlik üzerine kitaplar okusak dahi liderlerin “meşakkatli” hayatlarıyla, “liderlik” kavramını birleştirmedikten sonra o “lider” hakkında eksik bilgi ediniriz.
Bir insan “lider” olunca, çevresinde toplananlar, onu “dokunulmaz” kılıyorlar veya tam tersi, bir insan “lider”se bir “tez”i vardır; o “tez”in karşısında mutlaka bir “anti-tez” bulunuyor. “Anti-tez”i savunanlar, “tezli” lidere amansız düşmanlık besleyebiliyorlar.
Liderleri anlatan kitaplarda “denge” yi bulamazsak, bahsedilen “lider”i tanıyamayız ve örnek alınacaksa, yanlış yola gireriz.
“Lider”i anlatırken “denge”yi kuran kitap çok azdır.
Arslan Tekin, “Alparslan Türkeş ve Liderlik” adlı kitabında bu ölçüyü ortaya koyuyor. Alparslan Türkeş ve Liderlik, herkesin elinde olması, özellikle gençlerin okuması gereken, artık klasikleşmiş bir kitap.
Türkeş, Türkiye’nin en çalkantılı döneminde ortaya çıkmış ve tam anlamıyla “liderlik” yapmıştır.
“Türkeş olmasaydı ne olurdu?” sorusunun cevabını Alparslan Türkeş ve Liderlik’te buluyoruz.
Herkes için bu soruyu sorabiliriz.
Aldığımız cevap kişinin liderliği için bir ölçüdür.

***


Türk milliyetçiliğini, gazete-dergi bürolarında, dernek köşelerinde tıkılıp kalmaktan kurtararak siyasal bir hareket hâline getiren, Alparslan Türkeş’in hayatını, fikirlerini, mücadelesini işleyen kitap, 1944’lü yıllardan 2000’lere kadar Türk siyasal hayatındaki ‘temel değişkenleri’ yansıtmak gibi zor ve iddialı bir misyon da taşıyor.
Türk milliyetçiliğinin efsanevî lideri Alparslan Türkeş’in hayat hikâyesine girmeden evvel, liderliğin ne anlama geldiğini teorik bir yaklaşımla masaya yatıran Arslan Tekin, dünyadan ve Türkiye’den lider portreleri üzerinde durarak, ‘lider’ sıfatını kazanmış, kitleleri peşinden sürükleyen öncülerin, hayata nasıl ‘kalabalıklardan’ farklı bir anlam yüklediğine dikkati çekiyor.
Son derece güçlü bir kuramsal çerçeveyle başlayan Alparslan Türkeş ve Liderlik kitabı, daha sonra Türkeş’in ve tabiî ki MHP’nin tarihini incelemeye girişiyor.
Dalkavukların liderin etrafına üşüşüp, onu nasıl kör etmeye çalıştıklarını örnekleriyle anlatan kitap, ‘lider’ ile ‘sıradan bir diktatör “ün farkını ortaya koyarken, temel liderlik özelliklerinden olan ‘strateji belirlemek’, ‘aksiyonerlik’ ve ‘pragmatizm”in altını da kalın çizgilerle çiziyor.
Milliyetçiliğin ne olup ne olmadığı meselesini, genel hatları itibarıyla tartışmaya açan kitabın ilerleyen kısımlarında Alparslan Türkeş’in lider adayı olarak ortaya çıkışı, onu diğer liderlerden ayıran özellikler sıralanıyor.
Okuyucu, 1944-1980 dönemlerinin işlendiği bölümden sonra, Türk milliyetçiliği tarihine ‘kara dönem’ olarak giren 12 Eylül’den sonraki ayağa kalkış ve yeniden toparlanma günlerine irdeleyen ‘merdivenli demokrasi’ bölümüyle tanışıyor.  

***


Türkeş’in son nefesine kadar azim ve inancından hiçbir şey yitirmeden yürüttüğü mücadelenin şifrelerini veren kitap milliyetçilikte “fedakârlık” ile “sahtekârlık” arasındaki ince ayrımı da örnekleriyle ortaya koyuyor.
Kitabı, yalnızca “fikir sahibi” olunmadan “siyasal görüş” sahibi olunamayacağının bilincindeki herkes okumalıdır. (Berikan Yayınevi, 0312 232 62 18)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş