Türkeş, yaşasaydı eğer açılıma izin verir miydi?

İsrafil K.KUMBASAR

Terörün en şiddetli günlerini yaşadığı yıllarda Show TV’de Mehmet Ali Birand’ın sunduğu ‘Çapraz Ateş’programına çıkan DEP milletvekili Orhan Doğan’ın ‘kültürel mozaikten’ söz etmesi üzerine, masaya yumruğunu vuran rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş, aynen şöyle kükrüyordu:
- “Ne mozaiği ulan. Bu işin sonu kötüye varacak. Size tarihten de misaller verebilirim, ABD’yi örnek gösterebilirim. Bugün New York’ta 10 milyon İtalyanca konuşan insan var. Bunlar kalkıp da ‘Biz kimliğimizin tanınmasını istiyoruz’, ’Burada bir İtalyan devleti kuruyoruz’ diyemezler. Veyahut ‘Bir federasyon kuracağız’ diyemezler. Amerikan vatandaşıdırlar. Resmi dilleri de İngilizce’dir. Başka örnekler de var. 7 milyon Almanca konuşan insan var. Ama bunlar kalkıp ‘Biz burada özerklik istiyoruz’, ‘Federasyon istiyoruz’ veya ‘Bir bağımsız devlet kuracağız’ diyemezler. ‘Resmi dilimiz şu olacak’ diyemezler. Onun için siz de ‘Türkiye’de Kürtçe resmi dil olacak, eğitim dili olacak, televizyon dili olacak’ diyemezsiniz, ‘Kürt kimliği tanınsın’, ‘Bölgeye federasyon verilsin’ diyemezsiniz. Bunu dediniz mi Türkiye’yi parçalamaya karar verdiniz demektir.”
Orhan Doğan’ın, “Biz demokratik çözüm istiyoruz. Bunu parlamentoda tartışalım.” sözleri karşısında sesini iyice yükselten Türkeş, şu uyarıyı yapıyordu:
- “Türkiye’yi parçalatmayacağız. Buna kararlıyız. Bunu iyi anlayın, kan dökmek gerekirse vatanımızın bütünlüğü için kan da dökeriz. Devletimizi ayakta tutmak için canımızı da feda ederiz. Ondan haberiniz olsun. Yanlış yoldasınız, kendinizi düzeltin. Eğer buna devam edecekseniz, TBMM’yi hemen terk edin.”

* * *

Bu ifadeleri kullanan Türkeş, öyle yalancı pehlivanlar gibi havanda su dövmüyordu.
Çünkü Türkeş’in meselenin köklü bir şekilde çözülmesine yönelik bir ‘planı’ vardı.
Mehmet Ali Birand’ın  “Siz bugün hükümet olsanız, ortasında bulunduğunuz bu büyük sorunu nasıl çözersiniz?” sorusuna şu karşılığı veriyordu:
- “Türkiye Büyük Millet Meclisi bana görev versin. Bir yıl içerisinde bu terör denen belayı kökünden kazırım.”
Birand’ın “Peki nasıl yapacaksınız. Sihirli bir formülünüz mü var?” sorusu üzerine şöyle devam ediyordu:
- “Evet benim elimde sihirli bir formül vardır. Bu işte başarı için birinci şart çok güçlü bir istihbarat meydana getirmektir. Gerek Türkiye halkoyunu, gerekse dünya halkoyunu aydınlatarak arkamıza almak lazımdır. Bir yılda terörün kökü kazınır. Bunun 6 ayı hazırlık 6 ayı icraat safhasıdır. 100 bin kişilik özel bir teşkilat kurulacak. Bu, içinde sosyoloji, toplum psikoloji, halkoyu, ekonomi, siyaset uzmanları ve aynı zamanda özel savaş birlikleri de bulunan bir teşkilat olacak. Ordu da bölgede bulunacak. Vatanın ve devletin savunucusu Türk Silahlı Kuvvetleri’dir. Ona ihtiyaç vardır, onsuz olmaz. Türkiye’ye karşı bir savaş vardır. Türkiye, eline silah alıp, devlete karşı kullanan, partizan savaşı yapan bir gerilla çetesi ile karşı karşıyadır. Bunun arkasında birçok ülkenin kışkırtması var. Yalnız Türkiye’nin içerisinde değil, Türkiye’nin dışında, Türkiye’ye karşı bu çeteleri üreten eğitim merkezlerini, fesat ocaklarını da dikkate alan bir plan uygulamak lazımdır.”

* * *


Rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatının üzerinden çok fazla geçmedi, ne yazık ki karşı çıktığı her ihanet, birer birer gerçekleşti.
Cezaevinden tahliye edildikten sonra Mehmet Ali Birand’ın CNN Türk’te Manşet programına katılan Orhan Doğan, aynen şu ifadeleri kullanacaktı:
- “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ülkücü camiaya yönelik sağduyu çağrısını destekliyorum. Bahçeli, kendi siyaset geleneğinde bir ezberi bozdu. Kendisine teşekkür ediyorum.”
Yoruma gerek var mı?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş