Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı ile barıştı

A+A-
Altemur KILIÇ

Osmanlı’nın son veliahtı, Ertuğrul Osmanoğlu, dedesi II. Abdülhamit’in mezarının da bulunduğu Sultan II. Mahmut Türbesi Haziresi’nde toprağa verildi. “Şehzade” Osmanlı Ertuğrul Efendi vatanın toprağı ile bir “Türk” olarak buluştu... Ve böylelikle, “Osmanlı”, Osmanlı Devletiyle, aradaki “inkıraz ve ihanetler” -ecdatlarına layık olmayan zayıf hükümdarlar ve basiretsiz hatta hain devlet adamları dönemi, unutulamazsa bile tarihin sayfalarına terk edildi. 
Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümetinin, merhumun, Sultan II. Mahmut Türbesi Haziresi’nde gömülmesine müsaade etmesi ve Cumhurbaşkanı Genel Sekreterinin,  Bakanların, İstanbul Valisinin cenaze merasimine katılmaları, “barışıklığın” kanıtıydı! Yasalara uygun olmasa da, Osman Ertuğrul’un tabutunun, Kâbe örtüsünün üzerine Türk Bayrağı konulması da yerinde oldu.

 
Tarih birliği
Osmanlı İmparatorluğunun ve Devletinin haşmetli dönemleri, Türk milletinin tarihinde en şanlı sayfalardır, menkıbeleri bizim için de iftihar kaynağıdır. Millet olarak Osmanlıyla bağlarımızı kimse inkâr edemez, hele bıraktığı eserler ortadayken! Hem, bu eserleri benimse, hem de Osmanlıyı inkâr, olamaz!
Babalarımız, dedelerimiz, Osmanlı Ordusunda, onurla hizmet ettiler. Bazı sözde aydınların yaptıkları gibi “Ermeni soykırımını Osmanlılar yaptı” diye, 1915’in acı olaylarından soyutlanamayız. Bu hem o iddiaları kabullenmek olur hem de kolay inkârcılık! 
Osmanlı Ordusunun son zaferi “Çanakkale” Kurtuluş Savaşının öncüsü, O zaferin başkomutanı Mustafa Kemal de Çanakkale’de Osmanlı Ordusunun subayı idi! Bunları, biri birinden ayırmak, mümkün değil!


Hilafet 
Osmanlı Türkleri İslamiyet’e çok hizmet etiller ama Hilafete hizmetlerinin zararlarını, ihanetlerini gördüler: 1914’de “Cihat” çağrısı “din kardeşlerimiz” Araplardan, ihanetle mukabele gördü!
Mustafa Kemal’i yeni devleti kurar, devrimleri yaparken, çöken Osmanlı İmparatorluğu ve Hilafet’le bağları, radikal olarak, kesmek zorlundaydı! Yoksa hilafeti ve hanedanı, geriye getirmek isteyeceklerdi. Kurtuluş savaşı esnasında, yerel isyanların altında ve Kuvvay-ı Milliye’ye karşı çıkarılan, “Hilafet Ordusunun” altında bu çabalar vardı. Osmanlı Hanedanı, bu sebeple sınır dışı edildi.
Ancak, bugün gelinen noktada, Hilafeti geri getirmek, T.C.’yi “Osmanlı Cumhuriyetine” çevirmek, abestir, anakroniktir yani, zamansız ve zeminsizdir! Olsa olsa, bazı meczupların hayalidir! Ve bunun için de, T.C. Devletinin Osmanlı geçmişiyle barışmasının zamanı gelmişti... Önce, Hanedan mensuplarının ülkeye dönmelerine, yasayla müsaade edilmesi Hükümdarlık- hanedan, ’restorasyonun’, artık, tehlike olarak algılanmadığının işareti idi.
Daha önce, Atatürk hayattayken, Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa’nın emir subaylığını yapmış olan Babam Kılıç Ali, Atatürk’e rica etmiş ve Enver Paşa’nın eşi Naciye Sultanın kızları Türkan ve Mahipeyker Hanım efendilerin oğlu Ali Enver’in yurda dönmeleri Atatürk’ün müsaadesiyle mümkün olmuştu!... Ali Enver Türk Hava Kuvvetlerinde,  yüzbaşılığa yükseldi. Sevgili Kardeşim Osman Mayatepek de Türkan Hanımefendinin oğlu!
Paradoks olacak; Türk olmakla övünen Osman Ertuğrul efendinin vatan topraklarına gömülmesiyle, Osmanlı Devletinin tarihe gömülmesi, tarihimizle barışmamızı mümkün kıldı...
Bu olaya en zarif, ince noktayı Son Padişah Sultan Vahdettin ile Son Halife Abdülmecit Efendi’nin 1921 Şubat’ında dünyaya gelen torunları Neslişah Sultan, “Neslişah Osmanoğlu” koydu...
Neslişah Sultan, Osman Efendi’den sonra, imparatorluk devrini ve protokolleri bilen tek bir şehzade bile kalmadı. Dolayısıyla ’Hanedan’kavramı ile ’Hanedan Reisliği’unvanı da Osmanoğulları’nın, Türk Tarihinde, altı asır boyunca muhafaza ettikleri şerefli mevkiye intikal etti. Bugün devam eden, hanedan değil, Osmanoğlu Ailesi’dir. Neslişah hanımefendiye ve Osmanoğlu ailesinden hayatta olanlara, Allah uzun ömürler versin!
Ve kimse bundan sonra, Osmanlı-TC barışmasına gölge düşürtmeye, kötüye kullanmaya kalkışmasın! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları