Türkiye futboldan hızlı küme düştü

A+A-
Savaş SÜZAL

Erdoğan’ın önce Seul, sonra Tahran ziyaretleri, artık AKP iktidarının Türkiye’yi düşürdüğü durumu açık, seçik ortaya koydu. Siz bakmayın onun uçağına bindim diye gerim gerim gerinen bizim boyalı yandaş basının şakşakçılığına. Gerçek ne kadar acı ve üzücü anlatamam. Ama gören kim?
Daha önce de yazmıştım, Türkiye AKP iktidarı döneminde küme düştü diye. Ne yazık gene haklı çıktım. Türkiye artık dünya liglerinin ikinci kümesinde bir mahalle takımı olduğunu Erdoğan’ın son Seul gezisi ile kanıtladı. Gördünüz, Obama dışında Tayyip Bey, orada hangi Batılı ülke lideri ile bir araya geldi?
Obama görüşmesi de, malum patronun isteklerini dikte etmesinden başka bir şey değildi. Anlatılan talimatları iyi anlayıp anlamadığını anlamak için de görüşme biraz uzun sürdü. Emir tekrarı gibi. O da gerçekleşir gerçekleşmez, bizim  “Messenger”  (mesaj taşıyan demek) derhal mesajı kapıp Tahran’a uçtu ve Obama’nın alenen söylemek istemediklerini İranlıların kulaklarına fısıldadı.
Oysa İran konusunda ABD, arka yollardan İranlı yetkililerle el altından görüşüyor. Bakın Ahmedinecad görüşmesinde de tuhaflıklar var. İranlılar görüşmeyi erteledi hem de Erdoğan oradayken. Amerikan basın yayın organları bu durumu birkaç kez yazdı. Biz yabancı basında baldır-bacak ile Guinness rekorları dışında haber ve analizlere pek ilgi duymadığımız için bizim yandaş basında bu durumu göremediniz.
Bu arada emekli veya görevdeki askerlerimizin her ağzını açışını darbeye bağlayan bizim boyalı yandaş meslektaşlarımız Amerikalı emekli generallerin açıklamasını görmedi veya görmek istemedi. Amerikalı emekli generaller gazetelereilan vererek siyasi oyun için İran’a girme diye de Obama’yı uyardılar. Yakında hepsini Silivri’de görürüz veya bizimkiler ihbar eder Quantanamo’ya alırlar bu darbeci Amerikalı generalleri!
Tekrar Seul’a dönmek istiyorum. Yıllarca bazı belirli çevreler Bülent Ecevit otururken ABD Başkanı Clinton masanın kenarına ilişti diye eleştirip durdular. Oysa Ecevit’in vücudunun yorgun olduğunu Clinton biliyordu. Hiç Seul’daki resimleri dikkatle izlediniz mi? Her karede ayrı bir hikâye var. Burada hastalık dedikodularına bence oldukça malzeme bulabilirsiniz.
Mesela Obama görüşmelerindeki Erdoğan’ın yüzü bana hiç de sağlıklı bir insan yüzü izlenimi vermedi. Hep derin düşünceli ve kederli.  Ya istediği bir şeyi alamadı veya ızdırap ve yorgunluk içinde hasta bir adam. El hareketlerini kontrol edemiyor. Bazı el hareketleri sanki çaresizliğini ortaya koyuyor. Her ne kadar eski diplomatlara aksini söyletseler de bir başka ülkenin diplomatı veya bakanının el şaklatarak veya hişt hişt lafları ile çağrılması ona verilen önemi ortaya koyar. Bunun aksi laf salatası.
Gelelim İran’a. Orada da görüşmeler başarılı değil. İran öyle bir noktaya geldi ki buradan geri dönemez. Ayrıca, Suriye konusunda taviz verirse bundan sonra kendisi ile uğraşacaklarını gayet iyi biliyor. Ben Suriye ve İran’a uygulanan ambargoların yıllardır zaten ambargo altında olan bu iki ülkeyi etkilemesini beklemiyorum.
İran saldırısına ABD’nin doğrudan değil ama dolaylı olarak katılacağını sanıyorum. En azından İsrail-Arap savaşı sırasında İsrail savaş uçağı havası vermek için yaptıkları gibi bazı Amerikan savaş uçaklarının kuyruklarının İsrail bandırasına boyanarak saldırıya katılması olasılığı da var.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları