Türkiye gerçek krizlere yeni giriyor

A+A-
Savaş SÜZAL

Dünya’da ülkeler teker teker ekonomik krizden çıkmaya başladı. Bu, yapılan açıklamalardaki büyüme hızlarında görülen artışlarla ölçülüyor. Türkiye ise krize daha yeni girmeye başladı. Diyeceksiniz ki bunu nerden anladın, gayet basit. ABD’de krizin başlama ve resmileşme işareti Federal Rezerv yani Amerikan Merkez Bankası’nın faiz hadlerini düşürmesiydi. Şimdilerde Amerikan bankalarındaki her türlü faiz oranı nerdeyse yok denecek düzeye indi.
Türkiye’de ise Merkez Bankası geçen gün faiz hadlerini düşürdüğünü açıkladı. Bu nedense benim boyalı İstanbul basınının pek fazla ilgisini çekmedi. Oysa bu indirim henüz ikinci veya üçüncü indirim oluyor. ABD Merkez Bankası bir ara hemen hemen her ay indirim açıklardı. Şimdilerde bu indirimlerin, özellikle Ramazan sonrası göreceğiz ne kadar sık yapıldığını. Bu da “Hamdolsun” ekonomisini yürüten iktidarın gerçekleri söylemediğini ortaya koyuyor.
Aslında RTE elinden geleni yapıyor. Onun tarzı adam gibi bir plan yapıp krizden çıkmak değil de ne kadar Arap şeyhi varsa onların ayağına giderek biraz daha borç para bulmak. Tekrar soruyorum ne oldu IMF’e karşı “one minutes” tavırları? Çıt yok. Ha aklınıza bu adam Türkiye’nin batmasını mı istiyor gibi bir soru gelebilir. Ben her ne kadar işbaşındaki iktidarın bu tarz bir tutumla bu krizle yıkılmasını istiyorsam da arada ezilenin gene yoksul, emekli ve sabit gelirli memurlar olacağını bildiğimden böyle bir temennim yok. Benim isyanım bu tür tehlikelere karşı arkadaşların fütursuz tavırları. Hani “cahil cesareti” diye bir söz vardır ya benimki öyle bir şey.
Bu arada geçen hafta Türk basınının nedense görmek istemediği bir habere değinmek istiyorum. Arkadaşım Yılmaz Polat’ın, ART Televizyonuna da yolladığı haberi bir tek Vatan gazetesinde Can Ataklı kullandı. Haberde Amerikan Adalet ve Dışişleri bakanlıklarının, PKK’ya danışmanlık ve yardım etmeyi engelleyen bir yasa olup olmadığı konusunda Amerikan Anayasa Mahkemesi sayılan Yüksek Mahkemesine başvurduğu bildiriliyordu. Aslında bu başvurunun altındaki masum gerekçe her ne kadar kendilerine yönelik açılan bir davada düze çıkma amacı taşısa da sonuçları bakımından oldukça tehlikeli bir girişim.
Şöyle ki;
- Farz edin ABD Anayasa Mahkemesi, hayır kardeşim PKK veya terör örgütlerine yardımda veya danışmanlıkta bir mahzur yoktur yönünde görüş bildirdi. O zaman ABD resmen PKK’ya danışmanlık yapıp yardımı artık gizli kapaklı değil doğrudan yapmayacak mı? Diyeceksiniz ki ABD helikopterleri PKK’ya geçmişte yiyecek atarken yakalandı, Irak’ta o bölgede Amerikalı subaylar görüldü. Doğru, doğru olmasına ama Türk toplumunda bir tepki yarattığı zaman ya olayı yavaşlattılar ya da bir süre için durdurdular bu operasyonları.
Şimdi hele bizim AKP iktidarının açılım-saçılım laflarını gevelediği bir sırada bu girişim sizlere normal geliyorsa söyleyin. Diyebilirsiniz ki biz ne yapabiliriz, adamların hukuki sistemi ayrı. Doğru, doğru da uluslararası ilişkilerde misilleme diye bir kural vardır. O zaman AKP hakikaten bir yerine güveniyor olsa, açar Anayasa Mahkemesine “Yahu onlar da Müslüman, acaba biz de Taliban’a ve El Kaide’ye danışmanlık ve yardım yapmamızda bir mahzur var mı?” diye sorar. Sorar sorar da onun için yürek ister. ABD adamın her türlü açığını biliyor. Onu münasip bir şekilde bağırtmaya hazır bir şekilde yakalamış, sanırım o da bundan korkuyor. Arkadaş Demokratikleşme türküsü söylüyor. Yesinler senin demokratikleşmeni. Kendi partisi içinde demokratik olmayan, Meclisteki adamlarını parmak indir kaldır diye yöneten, bürokratlarının itirazlarına, halkının yakarışlarına kulaklarını tıkayan bir adamın ve partisinin demokratikleşme türküleri söylemesi komik oluyor. Yapmayın bari daha geçerli bir yalan söyleyin, hem de elinizde bu kadar satılık kalem varken.
Evet, Türkiye adım adım daha karanlık bir yöne doğru ilerliyor. Devletlerin bir konusu kötüyken öteki konuları düzgün olur. Bizde ne hikmetse hepsi toptan kötü. Bence bu tablodaki tek iyi şey, benim acılar ve sıkıntılar içindeki halkım. Allah bu Ramazan ayı boyunca da onlara ecir sabır versin. Hayırlı Ramazanlar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları