Türkiye IMF kuyruğunda mı olmalıydı?

Esfender KORKMAZ

8 Ocak’tan beri IMF ile yapılan görüşmeler kesildi. Bakan,  çalışmaların bitmediğini, ara verildiğini söyledi.
Aslında, AKP hükümeti yaşadığımız ekonomik kriz karşısında bocaladı. AKP’nin kadroları iktidara geldiklerinde, Türkiye 2001 krizinden çıkmaya başlamıştı. Hükümet hazır bir program buldu. Ayrıca Dünya konjonktürü çok uygundu. Düşük kur... Yüksek faiz...  Bol sıcak para, hükümeti afyonladı. Hükümetlerin görevi ekonomide kaynak yaratmaktır. Atıl kaynakları harekete geçirmektir... Ekonomide iç dinamikleri ayakta tutmaktır... Ne var ki afyonlanmış bir hükümetin bu fonksiyonlar aklına bile gelmedi... Şimdi ekonomide hesap döndü. Hükümet bocaladı.
Şimdi, Türkiye gibi potansiyeli olan bir ülke, iflas etmiş ülkelerle birlikte IMF kuyruğunda bekliyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu ve G20’ler içinde, IMF kuyruğunda bizden başka ikinci bir ülke
yoktur. 

IMF kuyruğundaki ülkeler
DOLAR OLARAK         FON TALEBİ
ÜLKE                              MİLYAR
Sırbistan                              0.5
El Salvador                           0.8
İzlanda                                 2.1
Litvanya                               2.3
Beyaz Rusya                         2.5
Pakistan                               7.6
Macaristan                          15.7
Türkiye                               25.0 

2002 yılında bizim gibi IMF ile stand-by yapmış olan 13 ülke vardı.  Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin çoğu, IMF’ye muhtaç olmaktan kurtuldu. Türkiye hâlâ IMF kapılarında sürünüyorsa, bunun tek sorumlusu hükümettir. Hükümetin ekonomiyi yönetmekte
başarısız olmasıdır. 
Hükümetin Türkiye’nin IMF ile stand-by yapmasının iki amacı var... Kredi almak ve IMF’yi çıpa olarak
kullanmak.
IMF ile bir stand-by düzenlemesi yapmasak da, çekme hakkımızı kullanarak, 10 milyar dolar cıvarında bir kredi alıyoruz. Hükümet, bu krediyi 25 milyar dolara çıkarmak istiyor.
Çıpa işine gelince... IMF fayda yerine zarar getirecektir.


IMF’den yine zarar gelecek
* IMF, Dünya para sisteminin bir organıdır. Dünya para sistemi  yetersiz kalmıştır. Bu nedenle IMF’nin de misyonu bitmiştir. Artık IMF için, “Kendisi himmete muhtaç bir dede... Olmaya ki aleme himmet ede” demek gerekiyor. 
* IMF’nin ’enflasyon dönemlerinde, koşul olarak öngördüğü hazır reçeteler’, örneğin sıkı bütçe, örneğin çalışanların maaşlarının kısılması ve çiftçiye desteklerin reel olarak düşürülmesi, resesyon ve durgunluk dönemlerinde ters etki yapar.
* IMF, yalnızca kısa vadeli spekülatif sermayeye çıpa olur. Yatırım sermayesi, IMF gölgesine giren ekonomilerin istikrarsız ekonomiler olduğunu bilir. Fiziki yatırım yaparak, uzun dönemli risk almaktan kaçınır. 
* Bugüne kadar IMF, Türkiye’ye zarar vermiştir... Örneğin 2000 yılı kasım krizi ve 2001 şubat krizi, IMF’nin likiditeye sınır getirmesi ve yine önerdiği sabit kur rejiminden ileri gelmiştir.
* IMF ekonomide iç dinamikleri köreltiyor. Sıcak para ve spekülatif sermaye girişini hızlandırıp, suni bir rahatlık sağlayarak, krizlere karşı direncin azalmasına neden oluyor.
* Bugün yaşanan işsizlik, dışa bağımlı üretim yapısı ve aşırı kırılganlıkta, IMF’li yıllarda olmuştur. IMF, Türkiye’yi yüksek faiz - düşük kur’a mahkûm etmiştir.
Bu nedenlerle IMF ile stand-by düzenlemesi yapılması yanlıştır. IMF ile ekonomi kendi ayakları üstünde durmasını öğrenemez. Krizlere karşı dayanıklık kazanamaz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş