Türkiye orta doğunun Pakistan’ı oluyor

A+A-
Savaş SÜZAL

Uzun süredir, kafamda bir araya getiremediğim bir konu, Robert Fisk’in inceleme yazısında aydınlandı. İngiliz Independent gazetesi Ortadoğu muhabiri ile daha önce, Washington’da Ermeni soykırımı konusunda bir kez karşı karşıya gelmiştik. Ancak Beyrut’ta yaşayan bu gazetecinin, bölge analizi, dikkat çekici. Fisk’in analizi, yalnız Milliyet gazetesinden Kadri Gürsel’in dikkatini çekmiş.
Fisk’in kehanet ettiği her şey, gerçekleşti. Konu BBC yayınlarında da irdelendi. Birçok Pakistan uzmanı gazeteci, analizde birleşirken, farklı sonuçlara ulaşanlarda var. “Türkiye, orta doğunun yeni Pakistan’ı mı” başlıklı yazıda Fisk, Suriye bunalımında oynadığı rolün, Türkiye’yi, Afgan savaşında Pakistan’ın çekildiği çukura yuvarladığını ileri sürüyor. Yazıda kullanılan tüm doneler, bizimkilerle örtüşüyor. Ama benim şahsi görüşüm, biz Pakistan’dan da beter olacağız gibi.
Benzerliklere ve tuzaklara girmeden önce, isterseniz Afgan olayını hatırlayalım. Afganistan’da, kral, 1970’li yıllarda devrildi. Yerine Sovyet yanlısı bir hükümet kuruldu ve hükümet Sovyetlerden destek isteyince, Rus ordusu Afganistan’a girdi. Bundan sonraki 9 yılda neler olduğu, madde madde şöyle;
* Bu savaşta ABD ve batılı müttefikleri, Sovyetlere karşı, İslamcı mücahitleri destekledi. Suriye olayında olduğu gibi.
* Afganistan’ın komşusu Pakistan, mücahitler denen radikal İslamcı gurupları destekleyen ülke, konumuna girdi. Bizde olduğu gibi.
* Afganistan dışından, savaşmaya gelen radikal İslamcı guruplara, silah ve cephane, Pakistan üzerinden Afganistan’a geçti. Bizim de Suriye’ye geçen radikal İslamcı ve silahlara yol vermemiz gibi.
* Afganistan savaşıyla, Pakistan toplumunda ve yönetiminde de İslamlaşma hareketleri yoğunlaştı. Bizde de Özal iktidarları ile Irak savaşı ve Suriye, bu olayların miladı.
* Afganistan’da savaşan guruplardan bazıları, adlarını değiştirerek Pakistan içinde de faaliyetlerini sürdürdü. Şu anda Türkiye’ye yerleştirilen guruplar gibi.
* Bu guruplar Pakistan’da, hem devlet kurumlarına, hem de azınlıklar ve farklı inançlara karşı, şiddet eylemlerine girişti. Bizde Hatay ve birçok sınır kasaba ve kentimizde olduğu gibi.
* Pakistan’da üstlenen terör örgütlerinin, dünyadaki birçok terör eyleminde rolü olduğu ve çoğunun aranan suçlular olduğu biliniyor. Bizdekileri bulmayı size bırakıyorum.
Bunlar başlıklar, ama Afganistan’dan kaçanların Pakistan sınırındaki mülteci kamplarına yerleştirilmesi, aynı Suriye sınırındaki gibi. Pakistan’a yardım vaat eden batı, ülkeyi kaderi ile baş başa bıraktı. Aynı bize yaptıkları gibi.
ABD, bu rejimle savaşmak için, aşırı dinci radikal guruplar oluşturup, bunlara para ve silah yardımı yaptı. Çarpışmalarda yaralanan ve kaçan dinci mücahitler, Pakistan’a sığındı, orada tedavi oldu. Aynı bizim Suriye sınırında yaşadığımız gibi. 
Fisk’in tüm anlattıklarını yazmayacağım, oldukça uzun bir analiz.  Bunlar Pakistan’ın başına ilk kez geldi. Oysa biz, Irak olayında ilk deneyimi yaşamış, ama az zararla atlatmıştık. Az zarar görmemizin nedeni, Turgut Özal’ın o tarihlerde yok edemediği silahlı kuvvetlerin direnmesiydi. Bugün ABD uzun bir planı uygulamaya koyup, Türkiye’de radikal İslamı işbaşına getirerek, Türk ordusunu dağıttı. 
Ama bugün Pakistan’a baktığınızda, ne askeri, ne de sivil gücü kalmadığını göreceksiniz. Amerikan ordusu, Pakistan içinde, halka ve hükümete bilgi vermeden, askeri operasyonlar yapıp istediği yeri bombalayabiliyor. Peki, bize yerleştirilen askeri birlik ve füze kuvvetlerine ne diyeceksiniz?
Pakistan’da siyaset dikiş tutmuyor. Ekonomisi dışa bağımlı. Peki, bizimki için dikiş tutmuş siyaset diyebilir misiniz? Daha önce de yazdım, böyle bir durumda kazandığınız rantları harcayabilir misiniz? İşte bu yüzden ne olmak istediğinize karar vermek zorundasınız, adınıza başkaları değil. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları