Türkiye piş, ağzımıza düş!

A+A-
Altemur KILIÇ

Talabani ve Barzani bir barış taarruzuna geçtiler, aşamalı planlar öneriyorlar. Fakat asıl amaçları belli: AB’den ve özellikle ABD’den aldıkları maddi ve manevi destekle Irak’ın Kürt Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile birlikte, Türkiye’yi bölerek, “Büyük Kürdistan”ı kurmak. Tabii biz engel olmazsak!  Bu adamlar, acaba, herkesi sersem, âlemi kör, kendilerini akıllı mı sanıyorlar? İçimizde, hatta başımızda, onlara -Kürt sorununu, güya çözecek, “aşamalı” planlarına inanacak gafiller varsa da, şükürler olsun ki hepimiz “sersem-kör” değiliz. Bu taktiklerini, yeni “oyunlarını” görüyoruz. Başımızdakilerin de görmeleri gerek! Kısacası: Talabani ve Barzani’nin, Kürt sorununu “aşamalı” planlarla çözmek önerileri, silahla başa çıkamayacakları Türkiye Devleti’ni uyutmak için büyük bir oyun! PKK’yı, güya silahları bıraktırıp dağdan indirmek, bu aşamalı planın en önemli unsuru. Bu filmi-oyunu daha evvelce de görmüştük: ABD önermekten öte dayatmıştı!
Kürt liderlerinin, hiç de samimi olmadıkları ilk “aşama”, öteden beri bizim bazı gafillerimizin istedikleri; sonunda, sözde “barışçı çözüme”, yani TC Devleti’ni, hatta PKK ile “barış”, hakikatte “teslimiyet” masasına oturtmak! Hep söylüyorum; bu masadaki pazarlıkta Türkiye ne verecek, karşı taraflar (AB ve ABD dâhil) ne alacaklar? Ne yazıktır ki TC Cumhurbaşkanı bu oyuna gelmek üzereydi! Nerdeyse, Talabani’yi, hatta Barzani’yi Ankara’da kırmızı halılarla karşılayacaktı! Öyle ya, bu adamlar “Beyaz Saray’da” böyle kırmızı halılarla karşılanırsa, neden Çankaya’da olmasın! Gül, “barışın” birinci kademesi olarak, Talabani’ye ve Barzani’ye giderek konuşmaya hazırlanıyordu.  Neyse ki, kulaklarına kar suyu kaçmış olacak ki, bu “oyuna” şimdilik gelmedi, kulak rahatsızlığını bahane etti! “Bir daha ki çamaşıra” kadar! Ancak, baskılar-kandırmacalar devam ederse, sonunda “planlar icabı” Apo da affa uğrar, hatta karşımıza “barış masasına” oturtulur! Onu “rafa” boşuna koymadılar! “İcabı halinde” kullanılmak üzere! 
Barzani ve Talabani, huzurlarına giden DTP/PKK heyetine demişler ki “Türkiye büyük bir reform ve değişim yaşıyor. Bu değişime uyun. En azından taş koyup engellemeyin!”
“Reform” dedikleri, AKP iktidarının bütün kırmızı çizgileri unutması ve bölücülüğe uyum uyum tavizler vermesi!
Ve bunlar olurken ülkemiz içinden, “Ergenekon” vb. kendisini bölmüşken, Talabani ve Barzani haklı değiller mi? Olgun meyve, nasılsa kollarına düşecek!


Asıl tehlike
Asıl tehlike bu değil: Bizim “aydınlarımız”  “Kürtlerden de özür dilemek” defterini imzaya açmaya hazırlanıyorlar! Kürtler de bir nevi tehcire ve soykırıma tabi tutulmuşlar!.
Radikal’in, Türkiye’deki, büyük kentlerdeki “Kürt nüfusu” konusundaki araştırması, şu bağlamda ve zeminde anlamlı!
Şu sırada “Türkiye’de kaç Kürt var” diye araştırmak, arkasından kaç Çerkez, kaç “Arnavut var” araştırmalarına yol açar. Bu bana daha önce, AB’nin aynı “maksatlı” araştırmalarını hatırlattı. Türkiye’yi bölmenin bir yolu!
Eskiden, Kürt veya Diğer grupların sayımını yapmak akla gelemezdi, hatta nüfus sayımlarında etnik köken sorulmazdı! Ve mesela, İstanbul’da bir milyon kadar Kürt’ün olması, kimseyi rahatsız etmezdi! Şimdi bu ayrımcılığın sebebi ne? Bu nifakı kim sokuyor?
Böyle olunca bizler de açıkçası sayıları her yerde artan Kürtlerin diğer grupları geçeceklerinden ve Türkiye’yi “Kürdistan”a çevirmelerinden endişe eder oluyoruz! 
Gene Radıkal’de İsmet Berkan’ın iddiası, Kürtlerin, Türkiye toplumunda yükselmelerine devletin kasten engel olduğunu yazıyor! Yani, bu da, sistematik örtülü “soykırımı”!
Yazmıştım; bu ülkenin mübarek erime kazanında, kedini “Türk” bilen herkes, kökeni ne olursa olsun “Türk’tür” ve şimdiye kadar hiçbir yerde ayrımcılığa tabi tutulmamışlardır. Her mevkiye engellenmeden yükselmişlerdir.
Canan Arıtman’a karşı, şiddetli bir kampanya açıldı.   Cumhurbaşkanlarının, başbakanların vb. kökenlerini  araştırmaya kalkışmamıştır. Herkesin cumhurbaşkanı olması “caizdir”. Ancak ülkenin en önenli konularında yanlış şeyler söyler, milli tepkilere devletin zirvesinden destek vermezse ve Erivan kapısını açmaya kalkışırsa, bir “başka olduğu” sanılır!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları