Türkiye Suriye'de ne yapmalı?

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Türkiye, halkının güvenliğini kendi iradesiyle sağlayacak güce sahiptir.

Türkiye'nin gerek sınırları içinde gerekse komşu ülkelerde PKK için güvenli bir alan bırakması tamamen askeri ve siyasi zafiyetlerin sonucudur.

Kendi güvenliğini başka ülkelerin iyi niyetine ve yardımına bağlayanların güvende olmaları beklenemez.

Güvenlik, var ve egemen olmanın doğal sonucudur. İhale edilemez!

AB ne diyor? ABD ne der? diye Türk vatandaşlarının güvenliği tehlike altında bırakılamaz!

Kandil'deki terörist varlığa göz yumanlar yargılanmalıdır!

ABD'nin tavrı belli olduktan sonra Türkiye her türlü riski göze alarak güvenliği için gereken ne varsa onu yapmalıdır.

Bunun için ilk yapılacak iş, Kandil'i teröristlerin yaşayamayacağı bir yer haline getirmek olmalıdır.

Kandil teröristlerden temizlenip bölgeye ay yıldızlı Albayrak'ın gölgesinde bir Türk garnizonu konuşlandırılmalıdır.

Diğer yandan Türkiye yönünden stratejik tehdit özelliği gösteren Tel Abyad, Afrin ve Sincar'daki PYD unsurlarına karşı Türkiye her türlü hazırlığı yapmalıdır.

Rakka operasyonu başladığında Türkiye de bu üç bölgeye yönelik olarak taktik operasyon gerçekleştirmelidir.

Türkiye, millî güvenliğine tehdit oluşturan terör kamplarını bulunduğu yerde imha etmek zorundadır.

Türkiye güvenliğini garanti altına almak istiyorsa yalnız başına risk ve inisiyatif almak zorundadır.

Olanı biteni izlemek ve gözlemek sorunu çözmez aksine büyütür.

PYD'ye verilen silahlar konusunda ABD'nin Türkiye'ye verdiği hiçbir güvence de ciddiye alınmamalıdır.

ABD her defasında Türk yetkilileri uyutmuş sonra da verdiği sözleri unutturarak hain politikalarına kaldığı yerden devam etmiştir.

PYD, İsrail'in güvenliğinin garantisidir!

ABD çok açık bir biçimde belli bir süreçte Suriye-Irak-Türkiye ekseninde İsrail'i rahatlatacak Bağımsız Birleşik Kürdistan'ı kurmak amacındadır.

ABD bu amaç için 1991'de Irak'a müdahale ettiğinde sayıları on binle ifade edilen Kürt gruplarını aileleriyle birlikte önce Guam Adası'na götürmüştü.

Bugünkü Kuzey Irak'ın bürokrat, idari ve siyasi kadrosunun önemli bir kısmı ABD'de eğitilmiş bu kişilerden oluşmaktadır.

ABD'nin aynı oyunu bu kez Suriye'nin kuzeyindeki müttefiki PYD'lilerle oynamadığının herhangi bir garantisi yoktur.

ABD yine Kuzey Irak'ta Saddam'a müdahale için götürdüğü silahları orada bırakmıştı.

PYD için değil ABD için strateji geliştirmek!

Bir ABD'li albay sonuçta Irak'ta "Müdahale bittiğinde götürdükleri ağır silâhları Kürtler'e bırakacaklarını ve onların da bunlarla Türkiye'ye karşı savaşacaklarını" söylemişti.

Aynı şey bu kez Kuzey Suriye'de gerçekleşiyor.

PYD'ye verilen ağır silahlar, lojistik destekler IŞİD'e değil Türkiye'ye karşı kullanılacaktır.

Türkiye'nin tepesindeki yöneticiler gözünü dört açmalıdır.

ABD, PYD'yi İsrail'in güvenliğinin garantisi olarak görmektedir.

ABD bu bağlamda Irak-Suriye-Türkiye ekseninde stratejik bir plan yapmış ve bunu uygulamaktadır.

ABD'nin kısa-orta-uzun vadede attığı bütün adımlar bu plan çerçevesinde hayata geçirilmektedir.

Türkiye-ABD görüşmelerinde her iki tarafın da masanın üstünde öpüşürken, altında da tepiştiği görülmüştür.

ABD'nin bölgede yapmak istediklerini, bunu hangi aktörleri kullanarak gerçekleştirdiğini Türkiye anladığını ABD'ye göstermelidir.

Bunun için karşı planları devreye sokmalıdır.

Suriye'nin toprak bütünlüğünü Türkiye savunmalıdır!

Suriye'yi idari yönden birbirinden ayrı birden fazla özerk yapılara ayırmak sonra da bunları zayıf bağlarla merkeze bağlamak ABD'nin amacıdır.

ABD'nin stratejik hedefi birleşik Suriye'dir.

Türkiye'nin çıkarı ise bütün Suriye'dedir.

Suriye'nin toprak bütünlüğünün sağlanması Türkiye'nin stratejik hedefi olmalıdır.

Suriye'nin toprak bütünlüğü de Şam yönetiminin ülkenin her yanında egemen olmasıyla sağlanabilir.

Türkiye, Esad'ın akıbetiyle uğraşmayı bir kenara bırakmalıdır.

Esad'ı Suriye halkının sorunu olarak görmelidir.

ABD'nin büyük oyununu Türkiye ancak Esad ile iş birliği içinde çözebilir.

Rusya'nın desteğini de ancak bu şekilde alabilir.

Akıl bunu emretmektedir. Aklın yolu birdir.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları