Türkiye teröre teslim oluyor!

A+A-
Altemur KILIÇ

Kirli terör savaşında, içeriden dışarıdan, okyanusun ötesinden AB ve Avrupa Parlamentosu’ndan iyi orkestra edilmiş, kesif bir  “barış taarruzu”  başlatıldı... İlk işaret fişeği; bu savaşı 1984’de Eruh-Şemdinli’de, kahpece bir saldırıyla başlatan Apo, yani binlerce insanımızın ölümünden sorumlu cani, şimdi barış istiyor ve yol haritasını çiziyor! İnsan ister istemez, ABD bu adamın rafa konmasını acaba neden şart koştu diye düşünüyor. İhtimal sırası geldi, tarihini geçirmemek gerek!
Apo’nun talimatıyla,  “eylemsizlik”  seçimlere, yani Erdoğan’ın tayin ettiği 12 Haziran’a kadar uzatılınca, bu sırada PKK cinayetleri, diğer taraftan TSK’nın operasyonları dursun... PKK’lılar gene zamanı gelince, eylemlerini kentlerde sürdürmeleri için dağdan, indirilsin!
Gerekçe şu; PKK da TSK da yenişemediler... Bu durumda, daha fazla kan dökülmemesi için uzlaşma gerek... Eski bir sözdür; Aşk yap-savaşma “. Şimdi de bizdeki yalakaların, sözde aydınların ve hatta, ” iyi niyetli “ bazı yazarların, koro halinde söyledikleri şu: ” Savaşı bırakmak, artık konuşmak lazım “.  Bu “aşk” da kim erkek? Taleplerini açıklamaya başladılar bile! Hem de Erdoğan’ın ” açılım “ yolundan! Velhasıl ” terörle bir yere varılmaz” dedik durduk, adamlar istedikleri yere vardılar. TC’yi dize getirecekler! Efsunkâr “barış” vaadi ile!
Önce “TSK yenik düştü” safsatası ve ordumuzun böylece aşağılanması.. TSK yenik düşmedi; ABD’den icazet bekleyen, bu savaşı bitirecek siyasi iradenin, gereken sınır ötesi operasyonları TBMM’den aldığı tezkerelere rağmen, siyasi iradesiyle yaptırmayan, AB ile uyum için terörle mücadeleyi zaafa uğratan AKP iktidarı yüzünden eli kolu bağlı!..
Şimdi de ” PKK ve Apo’nun sözde eylemsizlik oyunu “! Apo’nun, ” eylemsizliği” yedi ay daha -12 Haziran’a kadar- uzatmasının sebebi, acaba ne? Aşikar değil mi? Bu dönem, AKP’nin en edilgen zamanı. Şartları kabul ederse, ” Barışı “ sağladığı için ve öte taraftan da Güneydoğu’da oylarını artırmak açısından... Anadilde eğitim baskıları varken, Cumhurbaşkanı ve Başbakan, Türk tarihinde ilk defa Kürtçe konuştular?
Adamların stratejileri malum; ” Demokratik özerklikten “ başlayarak, son hedefleri Büyük Kürdistan... Bunu açıkça söyleyenler şimdi taktik icabı ” Türkiye’den ayrılmak istemiyoruz “ diyorlar. Karayılan, Kandil’den gönderdiği mesajda(!) sivillerin öldürülmesinden dolayı ” pardon “diyor... Apo da binlerce kişiyi öldürdüğü için ” pardon “ der, hatta taktik gereği şehitlerimize Fatiha dahi okursa şaşmam!..
Şimdi PKK içinde pişmanlar varmış mavalına bakmayın. Bu gene taktik gereği ” İyi Polis-Kötü Polis “ oyunudur. Nihai neticeyi alana kadar PKK, kentlere ellerinde beyaz bayraklar, hatta Türk bayrakları alıp inseler de bu aslında ” Yeni bir Habur şovu “olur!
Erdoğan ” Devlet, Apo ile pazarlık yapıyor “ denince öfkeyle ” Bunu yapanlar alçaktır, şerefsizdir “ diye parlamıştı. Erdoğan, tabii ki -veya şimdilik- kendisi Apo ile İmralı’da veya davet ederek, Ankara’da konuşmaz. Ama, şimdi devletin adamlarının herhalde bilgisi tahtında konuştuklarını itiraf etmekten öte, zorunlu görüyor! Bir rivayete göre Adalet Bakanı İmralı’ya ” teftiş “ bahanesiyle gitmiş!..
Şimdi sormak gerek; devlet, hükümet tarafından eşkıya başı ile kim konuşursa konuşsun, ne konuşurlar, neyin pazarlığını yaparlar? Aysel  Tuğluk, İmralı’dan döndükten sonra, ” Artık müzakere sürecine geldik “ demiş... Erdoğan bunu yalansa bile, daha sonra durum ve seçim gereği adamlarını müzakereye sokmaz mı? Ve bu müzakerede -bu sözde barış müzakeresinde- kim mağlup, kim galip, neyin pazarlığı yapılacak, sınırların düzenlenmesinden başka! Ve maalesef terörle vasıl olan netice de bu!
Bu netice yıllardır süregelen gafletin sonucudur. Önce, bırakın bir yüzyıldır yabancılar tarafından kotarılan, haritalarla sabit ” Büyük Kürdistan “ oyunlarını, Apo cinayetlerine başlarken yayınladığı ” manifestoda “ hedefinin ” Büyük Kürdistan “olduğunu açıklamıştı... Değişti mi, yoksa bizi mi değiştiriyor, teslim almaya hazırlanıyor! Ve bu adama şimdi neden itibar ediliyor? Denize mi düştük ki yılana sarılıyoruz!.. 
Lafın kısası; şimdi ” eşkıya ile konuşmak “ Mondros ve Sevr’de olduğu gibi teslim olmak demektir... TSK, elleri kolları bağlı olsa da hâlâ ayaktadır! Damat Feritlere, Ali Kemallere rağmen!

SON DAKİKA: PKK eşkıyası, herhalde Apo’dan aldığı talimatla Türk topraklarından çekilecekmiş! Gene talimatla dönene ve cinayetlerine devam edene kadar.. Umarım iktidar bu tehdide kanmaz...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları