Türkiye yeniden dizayn ediliyor!

Özcan YENİÇERİ
SSCB’nin dağılmasından sonra Ortadoğu/Balkanlar/Avrasya küresel hakimiyet mücadelesinde tek başına kalan ABD’nin ayak bağı olmuştur. Özellikle Ortadoğu’daki sorunlar yüzünden ABD, kendisine neredeyse tek rakip olabilecek 21. yüzyılın tartışmasız yeni devi Çin üzerine yeterince yoğunlaşma imkanı bulamamıştı. Filistin/İsrail sorunu, İran’ın nükleerle ilgili iddiası, Suriye’nin İsrail’le olan anlaşmazlıkları, Irak’a karşı açılan iki savaş ve Kuzey Irak’ta kurulan Kürt federasyonu ABD’yi haddinden fazla uğraştıran uluslararası anlaşmazlıklardan bazılarıydı. II. Bush döneminde ABD bölgeye büyük yığınaklar yapmakla kalmamış aynı zamanda bölgeye doğrudan müdahele etmişti. Bu müdahele ABD halkının vergi yükünü artırmış, krizi tetiklemiş ve bu durum da Bush döneminin sonunu getirmişti. Obama döneminde ABD, yumurtaların hepsini aynı sepete koymak anlamına gelen, yüksek riskli, İsrail merkezli, İslam aleyhtarı klasik stratejiyi değiştirmek zorunda kaldı. Böylece maliyeti düşük, daha rasyonel ve sürdürebilir bir strateji Ortadoğu’da devreye sokulacaktı.


Türkiye’ye duyulan ihtiyaç!
ABD’nin sürdürülebilir küresel hakimiyeti, Ortadoğu’nun ABD için ayak bağı olmasından çıkarılmasına bağlıydı. Küresel gücün Ortadoğu’nun kronik sorunlarına dalıp kalması küresel hakimiyet iddiasını sürdürülebilir olmaktan çıkaracaktı. Halbuki Çin’in ayak sesleri ABD kıtasından duyuluyordu. İşin şakaya gelir yanı yoktu. Bu durumun Ortadoğu/Kafkaslar/Avrasya bağlamında potansiyel bir güç olarak beliren Türkiye’nin devreye sokulmasını gerekli kılmıştır. Bu bakımdan Türkiye’de bugün yaşananları, küresel güç ABD’nin küresel ihtiyaçlarından soyutlayarak açıklamak mümkün değildir. Bölgenin ABD ihtiyaçlarına uygun bir biçimde yeniden tanzimi için Türkiye’deki ABD aleyhtarlığının sona erdirilmesi şarttı. Türkiye’nin küresel ihtiyaçlara uygun bir ülke haline getirilmesi gerekiyordu.


ABD’nin Türkiye operasyonu!
Türkiye’ye bölgede ikinci İsrail rolü verilmesine iktidar dünden razıydı. Türkiye’deki iktidar, başından bu yana -Bush döneminde bile- adeta ’Büyük Ortadoğu Projesi ABD’nin değil bizim projemizdir’diyerek, ABD projelerine sahip çıkmıştır. Bu arada iki tavır ön plana çıkmıştır: ABD, İslam dünyasıyla; AKP iktidarı ise Barzani yönetimiyle ilişkileri iyileştirerek birbirlerinin işini kolaylaştırmıştır. Böylece özellikle Obama döneminde Türkiye, Ortadoğu’nun sorunlarına haddinden fazla müdahil olmaya başlamıştır. Türkiye, İsrail ile ilişkileri geriyor gibi göstererek Arap halkı nezdinde büyük prestij sağlamıştır. Bu bağlamda Türkiye’deki medyanın bir kısmı AKP yandaşları ve ABD sermayesi tarafından satın alınmıştır.


Kontrol edilemeyeni kontrolden çıkarmak!
Kontrol edilemeyen gücü, kontrolden çıkararak, kontrol edilebilir hale getirmek, ABD’nin en sık başvurduğu yöntemlerden birisiydi. TSK için uygun görülen model de bu olmuştur. ABD’nin bu stratejisine alet olmayan kimse kalmamıştır. Demokrasi, özgürlük, liberalizm, askerin siyaset üzerindeki vesayeti, çeşit çeşit darbe planları, suikast, asit kuyuları vs. hepsi TSK’nın halk nezdindeki itibarının infazı için kullanılmıştır. Bütün bunlar ABD’nin öngördüğü küresel projenin bölgesel ayağı olan Türkiye’nin yeniden dizaynı için zorunluydu.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş