Türkiye'de Amerikalılar savaşı

A+A-
Behiç KILIÇ

Türkiye’de Amerikalılar savaşı Türkiye’nin bu efsunlu haline akıl erdirmeye çalışanlar kafayı kırma noktasında şu teşhise dayandılar; “Olsa olsa ABD’cilerle Avrasyacıların kapışmasıdır bu durumlar..” Bu sonuç doğru mu?..
Öyledir de şöyle bir hal de var!..
Milliyetçilere, daha da çok ulusalcılara “Moskovacılar” deniliyordu ki, tam ağız alışmışken vites değiştirilip okyanus ötesine rota gösterildi...
“Onlar şimdi neocon”cu!.. What?!.
Öyle... Milliyetçilere-ulusalcılara konulan teşhis bu. ABD muhafazakârı “neocon” uzantıları!..
Bu teşhis kimin, önce ona bakalım.. Teşhis, piyasayı ele geçiren, su başlarını tutmuş olan Amerikancıların!.. Garip bir durum mudur?!. Türkiye söz konusu olunca hayır?!. Daha anlaşılırı şu: Sermayeden siyasete sesi daha gür çıkan, ılımlı İslamcılar diye de anılan yerli Amerikancılar, karşı cephedekileri “Neocon Amerikalı” safından mütalaa etmektedirler!..
Konuya burada ara vereceğiz, çünkü bugün pazar... Pazar günleri köşede Sinan abi ve okuyucu mektupları da var... Girişini yaptığımız konuyu neden didiklediğimizi, kısmet olursa önümüzdeki hafta içinde anlatacağız...

***

Kocalı dul, babalı yetimler!
Okuyucumuz sayın Yüksel Şimay çok çarpıcı bir mektup gönderdi... Türk-İş yetkililerinin de duyması gereken feryatları kapsıyor.. İşsiz kalan işçileri anlatıyor ve şöyle diyor;
“Bu insanların dramlarını, Türk-İş de görmezlikten geliyor, bu insanlar özelleştirme mağduru olan insanlardır, lütfen artık bu insanların ölmesine, intihar etmesine seyirci kalmayın. Özelleştirme mağdurlarının hanımları kocalı dul, çocukları da babalı yetimdir. On iki tane özelleştirme mağduru intihar etti, geçmişte bu insanların kadroları vardı, dört tane ikramiyeleri vardı, çalıştıkları işyerlerinde çalıştıkları iş dalında liyakatleri vardı. Özelleştirme denilen illetle hepsi bir anda gitti ve bunlar sudan çıkmış balığa döndüler, kadroları, maaşları, ikramiyeleri hepsi gitti. Kendilerini sokakta buldular bu mağdurlar. Her yıl işten çıkarılma krizini yaşıyorlar, daha sonra bunlara 4-c adı altında bir iş verildi. 10 ay çalıştırıp 2 ay çıkış veriliyor, asgari ücret alıyorlar, kurban bayramına bir gün kala çıkışları verildi. İki ay boş kalındığında alınan ücret asgari ücretin altına düşüyor, üniversite mezunu 4-c mağdurları daimi hizmetlinin emrinde geçici hizmetli olarak çalışıyor ve sicil amirleri daimi hizmetliler oluyor. Hani bizde bir atasözü var, Allah kimseyi gördüğünden göreceğine düşürmesin. Oysa ki 4-c mağdurları gördüklerinden göreceklerine düştüler ve onurlarına yenik düştükleri için her gün intihar ediyorlar. Lütfen artık biraz da bu sorunlara değinin...

***

Kapalıçarşı kan ağlıyor
Sinan abi bu hafta Kapalıçarşı’ya şöyle bir uğradı, sahipsizliği gördü.. Sinan abi “çarşıyı” anlatıyor...
Başbakan’a sitem!..
‘Kapalıçarşı’ esnafı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çok kırgın. Çarşı’ya uğramadığı için!.. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a anlattıkları dertlerinde bir gelişme olmamasına çok üzülmüşler... Kadir Topbaş’ın Kuyumcukent’te tapu dağıtırken  mülkiyet problemi nedeniyle yapıya müdahale edemediklerini söylemesi ile de yalnızlık duygusuna kapılmışlar. 2010 Kültür Projesi’nden de umudu kesmişler.

Başkan Hasan Fırat
Kapalıçarşı Esnafları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hasan Fırat’ı dinliyorum.
Kapalıçarşı’ya özgü yasaların düzenlenmesi şart... Çalışma günleri ve saatleri piyasa şartlarına uygun değil!.. Acil tahliye kapıları yok!.. Nokta polisine terk edilmemiz, elektrik kabloları, trafo, jeneratör, kanalizasyon, çatı ve benzeri fiziki sorunlarımız da halen çözüm bekliyor.. Turist otobüslerine bir park alanı bulunamadı.
Esnafın işlerini soracak olursanız, tek kelimeyle berbat...

***

Günün temennisi...
Okuyucu Mehmet Atdemir’in satırlarıdır. İstanbul’u mutlaka CHP almalı. Evet Kılıçdaroğlu= Yolsuzluk dosyaları. Yanlış bunun neresinde.. Mevcut hükümetin eğitim, içişleri ve sağlıkta
“geçici memur” almadan başka ne aktivitesi var. Sayın Kılıçdaroğlu durmadan yüklenmeli. “Bu
AK devrimciler” kâbusu bitmeli.

Yazarın Diğer Yazıları