Türkiye'deki BOP gerçeği!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

BOP, yani Büyük Ortadoğu Projesi... Amerika’nın Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme projesi olarak bilinir. Başbakan Erdoğan grup toplantısında Türkiye’nin BOP’a dahil olduğunu açıkça söylemiş. Başbakan “Büyük Ortadoğu Projesi’nin amacı bellidir. O amaçlar içerisinde Türkiye’nin üstlendiği görev de bellidir. BOP, Ortadoğu barışına yönelik olarak kurulmuştur. Bunun yanında ekonomik kalkınmaya yönelik olarak kurulmuştur. Oradaki kadın hakları ve eğitime yönelik ve oradaki eğitim özgürlüğünü daha yukarılara taşımak amacıyla kurulmuş ve atılmış bir adımdır”. Başbakan sözlerinin devamında “Burada Türkiye’ye de bir görev verildi ve biz bu görevi üstlendik. Bu proje aslında “doğmadan ölen bir proje” durumuna düştü, demiş.
Türkiye’nin GAP projesi vardı, KEİP ve KOP projesi vardı, bir de buna Başbakan’ın sayesinde Amerikan’ın BOP projesi eklenmiş oldu. Her projenin bir görünür, süslü ve cilalı, bir de görünmeyen gerçek amacı vardır. BOP’un gerçek hedefi bölgeyi İsrail ve ABD çıkarlarına uygun hale getirmektir.
Başbakan’ın ” Türkiye’ye de bir görev verildi ve biz bu görevi üstlendik “ şeklindeki sözleri üzerinde ciddiyetle durulması gerekir. Böylece küresel güç, mihrak ya da merkezlerin ” Türkiye’ye görev “ verdiğini birilerinin de Türkiye adına bunu severek üstlendiği anlaşılmaktadır.
Kaldı ki Amerikan’ın BOP’unu barışın, kadınların durumunu ya da demokratik standartları yükseltmekten ibaret bir proje olarak görmek de mümkün değildir. Zira BOP projesini  Condoleezza Rice, dünya kamuoyuna ” Fas’tan Çin sınırına kadar 22 ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesi “ olarak tanıtmıştır. Proje, Fas’tan Endenozya’ya kadar uzanan Büyük Ortadoğu’nun siyasal, sosyal, yönetim ve ekonomik coğrafyasını değiştirmeyi ve dönüştürmeyi öngördüğü ABD’li yetkililer tarafından defalarca ifade edilmiştir.
ABD’li yetkililer ya da BOP projesini yapanlar açıkça ülkelerin ve bu arada Türkiye’nin “siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştireceğiz” diyor. Türkiye bunu kendisine verilmiş görev olarak kabul ediyor. Halbuki, dünyanın her yerinde iktidarlar kendi çıkarları ve kendi projelerinin peşinden giderler. Yabancıların projelerinin peşinden gidenler eninde sonunda yabancı çıkarlarına alet olurlar!
Bilindiği gibi birinci Bush döneminde Amerika, istediği dünyayı yaratabilmek için “Yeni Dünya Düzeni” projesini ortaya atmıştı. Bu yaklaşım Clinton döneminde Amerika’nın  “21. yüzyılı şekillendirme düşüncesi” stratejisine dönüşmüştü. Bu strateji Amerikan halkının temel yaşam kaygılarının yok edilmesi ve sahip olunan refah düzeyinin sürdürülmesini esas almıştı. 2. Bush döneminde meydana gelen 11 Eylül saldırıları yüzünden çok daha ciddi stratejinin devreye sokulmasını gerekli kılmıştır. Başkan Bush “Artık okyanuslar ABD’yi savunmaya yetmemektedir” diyerek “küreselleşmenin entegre olmamış boşluğu” içinde bulunan bölgelere doğrudan müdahale doktrini geliştirmiştir. Ardından da BOP projesi gelmiştir.
Türkiye de AKP iktidarı döneminde BOP için üstüne düşeni yapmak üzere gönüllü olarak BOP projesine dahil olmuş. Irak’ın üçe bölünmesi, Gazze’de taş üstünde taş bırakmayan saldırılar aslında BOP projesinin gereğidir. Hem BOP’un taşeronu olmak, hem Irak’ın bölünmesine ya da Gazze’nin yok edilmesine karşı çıkmak mümkün değildir. Her iki operasyon da BOP’un gereğidir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları