Türkiye’nin acıklı halleri

Altemur KILIÇ
Önceki yazımda ülkemizin nasıl bir ihanet-gaflet sarmalı içinde olduğunu anlatmaya çalışmıştım. İşte içli-dışlı, son örnekler:
ABD’nin, sözde Türk dostu, Türkiye’ye gelişinde kahraman kurtarıcı gibi karşılanan Başkanı Barack Obama, Ermeni iddiaları yanlısı olduğunu, daha önce ifade etmişti... Eee O, koca Amerika’nın başkanıdır, istediği yere eder, istediğini yapar ve söyler. ABD’nin çıkarları, Ermeni diasporasının “oyları” varken, Türklerin hassasiyetlerine aldırış mı edecek?.. Şimdi de ikinci vak’a: Obama, Yunanistan’ın Türklerin “zulmünden” kurtuluşunun 189. yıl dönümünde, Beyaz Saraya davet ettiği Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ve eşi, Amerikan Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Demetrios, Kongre üyeleri, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin büyükelçileri, Yunan asıllı Amerikalı yetkililer önünde, “Ne iyi ettiniz de isyan ettiniz” demiş ve “Bir piskoposun Yunan bayrağını kaldırıp, bağımsızlığı ilan edişini hep hatırlayacağız” diyerek, Demetrios’u alkışlamış!
“Soykırımı Yasasıyla” paralel bir anlayış ve tavır! Amerika’da Rumlar, Türklerden çok daha fazla. Hıristiyanlık dayanışması da var; Türkler ne yazar? Bu vesileyle dünyadaki ezeli Türk karşıtlığının ve bu yüzden hafıza kaybının bir örneğine işaret etmeliyim. Yunanların, 1821’de Osmanlı Devletine karşı ayaklanmalarına, eski Yunan Elen Demokrasisini ve klasik felsefeyi aydınlamanın kaynağı bilen dünya liberalleri, destek vermişler hatta bazıları, ünlü İngiliz şairi Lord Byron, gönüllü olarak katılmışlardı. Ancak Byron Yunanistan’a gidince bu Rumların o eski Yunanlar olmadıklarını anlamış ve hayal kırıklığına uğramıştı.
Bizim, Ermeni muhibbi aydınlarımızın da unuttukları bir acı gerçeği gene “Yunan Dostu” bir İngiliz tarihçi William St Clair, Yunan bağımsızlık mücadelesi hakkındaki kitabında yazmış. Özetle; 1821’de, Mora’da Rumlar bir gecede 20.000 Türk komşularını katletmişler ve sonra da Avrupalı seyyahlara övünmüşler! Bizim “soykırımı” imzalayıcıları, bunu hiç yazarlar mı? Obama, acaba bilir mi? Bilse de söyler mi? Danışmanları ABD Kongresi arşivindeki General Harbord Raporunu Başkanlarına hatırlatsalar!
Ve Ankara
Önceki gece, Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu durumun, güldürü filmine konu olacak bir örneği yaşandı Ankara’da! Bir ihbar üzerine polisin Ankara’da durdurduğu sivil kamyonda 900 el bombası, silah vb. çıktı. Kamyonu, sevkiyat için TSK’nın kiraladığı ve araçta görev kâğıdıyla birlikte iki asker olduğu anlaşıldı. Ancak Savcılık olaya el koydu. Yaklaşık 8 saatlik incelemeden sonra kamyon bırakıldı! Neresinden bakarsanız, hem trajik hem de komik bir durum! “Çukurambar olayı” da öyle değil miydi. “Kozmik Odadan” sonra şimdi de “Kozmik Kamyon” efsanesi!..
Bu, orada bitecek mi sanırsınız? Mühimmat, silah sevkiyatının, yasal-resmi- olduğu belgelenmiş olsa bile göreceksiniz, malum gazeteler olayı gene didikleyecekler “darbe” delili sayacaklardır! Ben de sorayım: 155’i kim, kimler, nereden aradılar ve kamyonu ihbar ettiler? Sakın Ankara’da Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesine yasal olarak “sızdırılmış” yabancı elemanların işi olmasın?
Fakat bu komedinin asıl vahim tarafı şu; malum gazetelerde köşe tutmuş olan öğretim üyelerinin, polis okul ve akademilerinde “eğittikleri” bir başka “polislerin”, orduyu düşman saymaları ve askerleri suçlularmış gibi takip etmeleri, hoyratça yakalamaları! Ve çok daha vahimi, en saygın ve her zaman milli savunmamızda herkese lazım olacak bir “hazinemizin” -Ordumuzun- mensuplarının, bozuk para gibi harcanması! Morali bozulmuş bir ordu ne işe yarar? Bozulan “morali” yeniden vermek Komutanlara, hepimize düşüyor!
Taş atan çocuklar
Hükümet “taş atan çocukları koruma” yasasını geçirmek için olağanüstü çaba gösteriyor. Gerçekten masum çocuklarımızı korumak lazım. Ancak bir de şüphe var, bu “torba” APO’ya affın, yeniden yargılanmasının yolunu açmasın!
Diyarbakır’da, İstiklal Marşımıza ıslık ve yuh, sokaklarda kendi asker ve polislerine kıyasıya taş, molotof kokteylleri atan “masum” çocuklarımız! Polis askere karşı, Türkiye’nin tarihi ABD yasasında yazılıyor! Ne oldu böyle bize? Kaybettiklerimizi nasıl geri alacağız?
NOT: Eski sevgili dostum değerli çizer Turhan Selçuk vefatıyla beni de çok yaktı. Nurlar içinde yatsın.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş