Türkiye'nin operasyonu ve Amerikan tutumu!

Özcan YENİÇERİ

Amerika neden son sınır ötesi operasyonlarında Türkiye’yi destekledi? ABD Türkiye’ye neden “canlı istihbarat” verdi ve TSK’nın teröristlere karşı operasyon yapmasına göz yumdu? Yahut da ABD nasıl oldu da “PKK ortak düşmandır” dedi? Türkiye’nin sınır ötesine yaptığı hava/kara harekâtı öncesi ve sonrasında en fazla üzerinde durulan sorular bunlar olmuştu!
Bu konuda Türkiye’de her kafadan ayrı bir ses çıkmıştı. Son gelişmeleri, ABD çıkarlarının sözcüsü gibi davranan bir çok köşe yazarı ve yorumcu; ABD’nin Türkiye’yi “Barzani Yönetimi” ne tercih ettiğinin kanıtı olarak gördüler. Onlar Barzani’nin son zamanlardaki “başına buyruk” tavırları, petrol ve enerji anlaşmalarında ABD’yi dinlememesi ve bölgesel gerçeklerin Amerika’nın Türkiye’yi tercih etmesine neden olduğunu söylediler.
Bu tez doğru değildir. ABD, PKK’yı “ortak düşman” olarak ilan eder ve Türkiye’nin sınır ötesi operasyonuna sessiz kalırken de taraflar arasında herhangi bir tercih yapmamıştır. ABD bir yandan Irak’ın kuzeyinde kendi kurduğu düzene Türkiye’nin dokunmaması, diğer yandan da Türkiye’nin gücünden kendi küresel projeleri için yararlanmak amacıyla Türkiye’ye karşı olan tutumunu kısmen yumuşatmıştır. Hepsi bu kadardır.
Peki, neden ABD Türkiye’nin hava ve kara harekâtını destekler mahiyette açıklamalarda bulunmuştur? Birincisi, ABD ne yaparsa yapsın böyle bir harekâtı önleyemeyeceğini anlamıştı. İkincisi de Türkiye Amerika’yı hesaba katmadan bir müdahale yaparsa, bundan ABD’nin himayesi altında olan Barzani yönetiminin zarar göreceğini anlamıştır. Üçüncüsü ise PKK’yı hem terörist örgüt ilan edip hem de ona karşı harekete geçmemenin açıklanabilir bir yanı olmadığından Türkiye’nin operasyonunu destekler görünmüştür.
ABD, Türkiye’ye yaptığı onca baskı ve kurduğu onca “koordinatörlük” vb.. oyalama mekanizmalarına rağmen Türkiye’nin PKK terörüne karşı olan kararlılığını kıramamıştır. Hatta ABD, Türkiye’nin bölgeye bir operasyon yapması durumunda yeni bir çuval vakası yaşanabileceği tehdidinde bile bulunmuştu. Devamında da Türk operasyonunun, İsrail’in Güney Lübnan’da düştüğü duruma benzer bir durumla karşı karşıya gelebileceğini söylemişlerdir. Kısacası ABD, Türkiye’yi böyle bir operasyondan caydırmak için elinden geleni yapmıştır.
Bütün bunlara rağmen her şeyi göze alan Türkiye, sınıra yüzbinin üzerinde askeri yığınca ABD yeni bir durum değerlendirmesi yapmak zorunda kalmıştır. TBMM’de sınır ötesi operasyon için çıkan tezkere üzerine de ABD Dışişleri Bakanı, son olarak Türkiye’den “48 saat süre” istemiştir. Tezkerenin PKK ile ona yataklık eden Barzani peşmergelerini de kapsaması ABD’yi tedirgin etmiştir. Başkan Bush ile Başbakan Erdoğan’ın 5 Kasım görüşmeleri aşağıdaki şartlar çerçevesinde gerçekleşmiştir. Amerika, Türkiye’ye; peşmergeye dokunmaması, sivillere zarar vermemesi, vereceği “canlı istihbarat”ın gereği olarak; sınırlı bölgelere yönelik ve sınırlı süre için bir nevi sembolik bir harekât yapmasına karşılık, operasyona sessiz kalacağını göstermiştir.
Türkiye, buna rağmen sınır ötesi operasyon için çıkardığı tezkerenin gereğini yapmak için iki ayı aşkın bir süre beklemiştir. ABD, muhtemelen bölgenin coğrafi durumunu ve kar/kış şartlarını dikkate alarak, Türkiye’nin hava harekâtıyla yetineceğini düşünmüştür.
TSK, operasyona başlayınca Beyaz Saray Sözcüleri, “Besbelli ki, bu ideal bir durum değil”  demiştir. Washington, operasyon süresince sürekli olarak Türkiye’nin PKK konusunda “askeri çözüm”e bel bağlamaması, tersine “siyasi çözüm”e yönelmesi gerektiğinden söz etmiştir. Ankara ile Erbil arasında doğrudan ve sıcak ilişkiler kurulmasını isteyerek, bölgede ABD’nin güçlendirdiği Kuzey Kürt Yönetiminin, Türkiye tarafından muhatap alınmasını sağlamaya çalıştığı görülmüştür.
ABD, TSK’nın kış şartlarına, coğrafi yapıya ve PKK’nın yıllardır hazırladığı pusulara karşı bölgede çok fazla etkin olamayacağını düşünüyordu. İsrail’in Lübnan’da düşeceği duruma düşmesini bekliyordu. Olaylar ABD’nin beklediği gibi gelişmeyince Amerikalı yetkililer, TSK’nın bölgeden çekilmesi için baskı yapmaya başladılar. İsrail’i sivil ve masum hedefleri vurması için yüreklendiren ABD, “Ortak Düşman” olarak ilan ettiği PKK’nın canının acımaması için elinden gelen her baskıyı Türkiye’ye karşı yapmıştır. Türkiye’nin kara operasyonu çerçevesinde Irak dağlarına girmesi ve çıkmasını Amerika’nın tehdit ve tahdidine bağlamak yanlıştır. Amerika, Türk operasyonuna zorunluluktan göz yummuştur!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş