Türkiye'nin psikoanalizi

Altemur KILIÇ

Geçen akşam, ART Televizyonu’nda Dilşat’ın “Satırlararası”  programında, Psikolog Doçent Dr. Kemal Sayar’ı dinledim... Hocanın söyledikleri, ülkenin, şu sisli, zulmetli havasında bir  “aydınlıktı” . ... “Aydınlık”  dedim; gerçek  “aydınlık”  ... Dr. Sayar, alıştığımız, bugünkü  “aydınlar” gibi konuşmuyor, laflarını dolandırmıyor. Açık seçik, hepimizin anlayabileceği şekilde konuşuyor... Bu programı,  herkes, hele şu bağlamda, dinleyebilseydi!.. Zira toplum olarak, bir psikanalize ihtiyacımız var! Keşke, ART, bu programı bir defa daha tekrarlasa!

Kökü dışarıda değil

Doktor Sayar’ın ayrıcalığı, bence bu ülkenin gerçek bir  “vatanseveri” olması ve toplumu tanıması. Kendisine,  “milliyetçi”  dersem, acaba yadırgar mı? Zira  “milliyetçi olmak” adeta mahcubiyet konusu oldu!
Önce bu konuda Dr. Sayar’ın bir tespitini aktarmaya çalışayım: Diyor ki:  “Birçok kavramlar gibi ’sol-sağ’vb.  ’milliyetçilik’kavramının da, dışarıdan ’ithal’olması yanlıştır.”  Bu sözlerin  “mefhumu muhalifinden” , sayın doktorun öz  “Türk milliyetçisi ve vatanseveri”  olduğunu anlıyoruz. 
Dr. Sayar ülkenin birçok güncel sorunlarını, mesela  “yolsuzluklar”  sendromunu da psikolog-psikiyatr gözüyle inceledi. 
Bundan başka çocukların, gençlerin ruh sağlıklarını bozan, internet-TV ve filmlere dokundu... Bunların, şiddet telkin ettiğini ve heveslendirdiğini ve küçük yaştaki çocukların  “sanal âlem” le gerçek dünyayı karıştırmalarından doğan, bazı sonuçlarını ortaya koydu! Çocuklar internet oyunlarını gerçek sanarak, kendilerini ve arkadaşlarını öldürmeye kadar varabiliyorlar...  “Uçabileceklerini”  sanarak kendilerini  “Süpermen”  gibi balkonlardan aşağıya atabiliyorlar... Bir dostumuzun oğlu aynen böyle yaptı.
Dr. Sayar iç politikayı olduğu gibi, dünya siyasetini de, psikanalizden geçirdi. Velhasıl onu muhakkak dinlemek gerek. Hepimizin, özellikle politikacıların, onun psikanaliz koltuğuna yatmaları ne kadar faydalı olur!

Çıplaklar beldesi
Halen yaşadığım güzel Alanya’da, dünya medyasına da yansıyan bir tartışma var. Çoğunlukla yabancı turistlerin, sokaklarda, lokantalarda, marketlerde, yarı çıplak gezmeleri tartışılıyor. Belediye meclisinde tartışma konusu! Hâlâ karara bağlanamadı! Bir taraf -plajlar dışında- bunun yanlış olduğunu, diğer tarafsa yasaklanmasının turistleri kaçıracağını ve turizme darbe vuracağını iddia ediyor... Hatta bu tartışmanın bile, Alanya’yı dünyaya  “rezil ettiğini”  iddia ediyorlar. Bir defa, güzel Alanya’mız, öyle kolay  “rezil”  olamaz; Beldemiz için asıl ters olan şey, Alanya’nın adının  “çıplaklar beldesi” ne çıkması!  Kim bilir, böyle olması, belki turisti cezbeder, ama ne pahasına?
Konuyu çarpıtan bir husus da, bazı kesimlerin, turistlerin vb. yarı çıplak dolaşmalarına,  “inançları”  gereği karşı çıkmaları... Müftüye sormuşlar,  “Bu çıplaklara bakmak orucu bozar mı?”  diye. Elcevap:  “Eğer hemen gözünüzü başka yöne çevirirseniz, oruç bozulmaz!”  Güzelleri gördükten sonra, başı öte tarafa çevirmek, kuvvetli irade ister! Ben  “orucun ve inancın”  böyle kolay bozulabileceğine inanmam!  
Velhasıl, benim, sokaklardaki vb. çıplaklığa itirazım, bu yönden değil... Bu manzaralar uygun, “şık” olmuyor, Alanya’ya yakışmıyor. Sokaklardaki aşırı, erkek-kadın çıplaklığına karşıyım... Tabii, açık da olsa  “münasip”  kıyafetlere değil... Ne var ki, çoğu turistler ve onlara bakarak yerleşikler ve yerliler, adeta çırılçıplak, erkeklerin de bellerinden yukarısı çıplak, marketlere ve lokantalara pervasıca giriyorlar...  “Ama olmaz ki, böyle de dolaşılmaz kı”  diyesim geliyor!
Dünyanın birçok sayfiye-plaj kentlerinde; Miami’de, Rio’da, Cannes’da bulundum. Plajlar dışında, sokaklarda böyle dolaşılması yasaktır. Plajlarda kadınlar üstleri, tamamen açık dolaşsalar da, kaldırımın karşı tarafına aynı kıyafetle geçemezler. Öteki kaldırımda, sigara yasağı ve yol ihtarlarında olduğu gibi, bir çıplak kadın şekli üzerine çapraz çizilmiş  “yasak”  ihtarları vardır! Bu ihtara aldırmayanlara para cezası verilir! Bu benim nacizane görüşüm! Ama Alanya’nın sevgili çalışkan, çok başarılı Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu, gene da Alanya için en doğrusunu bilir:  “Çıplak Alanya”  imajı eğer turist ve para getirecekse, marketler ve lokantalar için faydalı olacaksa,  “kapatma-kapanma”  turist kaçıracaksa diyeceğim yok!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş