Türkiye'yi bölmenin yolu, kısa vadeli açılım paketi

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

“Kürt açılımı”nı ‘kısa, orta ve uzun’ vadeye yayan hükümetin, ilk bölümde atacağı 26 adım belli oldu. Böylece 2 kimlikli rejime geçişin inşası hızlandırıldı.
Başbakanlık  İçişleri ve MİT üyelerinden oluşan komisyonun  STK ve partilerden gelen öneriler (!) doğrultusunda yaptığı çalışmanın ana hatları belirlendi. Sürece bundan sonra TBMM Başkanı liderlik yapacak.
Önce paketin “ruhu”na bakalım.
Düzenlemeler üniter yapıya aykırı olmayacakmış. Demek ki devletin kuruluş esası, milli/ulus devlet  yapısı dikkate alınmayacak. Böylece bir millete ait (milli) devlete hayır, bir merkezden yönetilen (üniter) devlete evet diyen PKK haklı görülerek, 2 ortaklı rejimin önü açılıyor. Yine bu maddede; Atılacak adımlar Anayasa’nın ilk 3 maddesinde çizilen çerçevede kalacak. Bugüne kadar, bu çerçeve hiç dikkate alınmadı. Bunun son örneği, Anayasa Devletin dili Türkçe dediği halde, devletin televizyonunun, TRT-6 Kırmanç lehçesinden yayın yapmasıdır. Sonra paketteki, etnik/ırk  kimliğini inşa ve güçlendirme adımlarına bakalım.
1-Yerel yönetimler ve belediyeler güçlendirilecek. Merkezi yönetimin birçok yetkisi yerel yönetimlere devredilecek. Halen TBMM’de bulunan Yerel Yönetimler Reformu bu gözle yeniden elden geçirilecekmiş.
Bugün; DTP’ye mensup belediyelerin birer bölücü terör yuvası olduğu, her vesileyle PKK propagandası yaptığı, terörist başına önderimiz dediği, bölgedeki vatandaşlarımıza baskı yaptığı, her gün yasaları çiğneyerek kamu düzenini felç ettiği bilindiği halde yetkileri niçin ve hangi maksatla artırılacak?
Böyle bir uygulamayla, daha çok kan akmayacak, ülkemiz iç çatışma ortamına sürüklenmeyecek mi? Ortada korunacağı söylenen “üniter” devletten eser kalır mı? Bu neyin çözümü?
2- 12 Eylül darbesinde Avrupa’ya kaçan ve Türk vatandaşlığından çıkmış kişilerin yeniden vatandaşlığa dönüşü sağlanacakmış.
Darbenin üzerinden 30 yıl geçti. Gelenler geldi. Devletimizin düşmanı gibi çalışan bölücü teröristler kaldı. Kandilin teröristlerini AB ülkelerine göndereceğiz derken, oradakileri buraya getirmenin anlamı nedir?
3- Teröre bulaşmadığı ve silahlı eylemlere karışmadığı tespit edilen Kürt kökenli vatandaşlara, İçişleri Bakanlığı’nın önerisiyle yeniden vatandaşlık hakkı verilecekmiş.
Kandil’de 5 bin civarında teröristin olduğu söyleniyor. İçişleri Bakanlığı bunların isimlerini bile bilemezken, teröre bulaşıp bulaşmadıklarını nasıl belirleyecek? Şunun adına isteyen bütün teröristler ülkemize dönecek dense daha doğru olmaz mı?
4- Mahmur Kampı, BM ve Irak’la  yapılacak işbirliği içinde boşaltılacak. 6-7 bin mülteci Türkiye’ye yerleştirilecekmiş.
Mahmur’da 11-12 bin bölücü var. PKK üssü olarak görev yapıyor. Çocuğundan kadınına kadar silahlı eğitim görüyorlar. Bunları da Güneydoğumuza yerleştireceğiz öyle mi? Peki, terörün ezdiği bölgenin böyleleriyle doldurulmasının manası bilinmiyor mu?
5- 1980 darbesinden beri işkence ve insan hakları ihlalleri ile anılan Diyarbakır Cezaevi boşaltılacak. Bölgedeki tüm cezaevlerinin AB standartlarında olmasına özen gösterilecek. Darbe dönemlerinde çok artsa da, ülkemizde işkencenin yaygınlığı biliniyor. Hatta bugünlerde hayatlarını kaybedenlere dair haberler çoğalıyor. Gerçekler böyle iken, sadece Diyarbakır Cezaevinden bahsedilmesinin amacı nedir? Ermenilerin sözde “soykırım” abidesi gibi, söylentilerde olduğu gibi bu cezaevinin de, “insan hakları ve işkence müzesi” yapılacağı doğru mu?
6- Köye dönüş hızlandırılacak, terörden doğan zararların karşılanmasına yönelik sorunlar kısa sürede giderilecekmiş.
Terör zararları için zaten bir yasa var. Herkesin zararı tazmin ediliyor. Köye dönüş de böyle. Bu adımlarla neyin amaçlandığını, ileride göreceğiz. Mesela; İran-Irak sınır bölgesine, teröristlerin barınmasına yarayan boşaltılmış Eruh-Şemdinli köylerine yeniden dönüş yapılmasıyla, pek çok şehit verildiği malumdur. Bu yazılanların tamamı, Kopenhag Siyasi Kriterleri ve Türkiye (Mevzuat Taraması) adlı kitapta mevcuttur. Aslında AB-ABD-PKK-Öcalan’ın istekleri ile Bizimkilerin  icraatları ve “Kürt açılımı” paketinde yer alacakların tamamı bu kitapta vardır.
Bu kitaba, BOP’un Türkiye bölümü demek, belki daha doğru olacaktır. Bu proje kitaba, internetten İHD-Yayınları tıklayarak ulaşabilirsiniz.  Yazı devam edecek.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları