Türkiye'yi bölmenin yolu, kısa vadeli açılım paketi - IV

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

Konuya kaldığımız yerden devam edelim.
Bu zikredilenler bir bütün olarak değerlendirildiğinde karşımıza tam anlamıyla, Türk Milletini bölecek bir program çıkıyor. Bir olan milletin içinden yeni bir millet çıkarılmak isteniyor. Hem de uyutulduğu zannedilen milletin imkanları ve devletin eliyle.
Tamam da çocuklarımız tarihimizi öğrenmesin mi? Elbette öğrensin. Hem de her yönüyle. Bu masum bir istektir. Ama burada yapılmak istenen çok farklı. İncelendiğinde, öğretelim bahanesiyle bir sistem bütünlüğü içinde ve her yönüyle, egemenliğimiz ve birliğimizin ayrıştırılması ve yabancılaştırılmasının hedeflendiği anlaşılıyor.
Zaten bütün bunlar, kan döken PKK’nın şartları değil mi?
Halimizi tam olarak görebilmek için, başımızı kaldırıp bir de dünyaya bakmalıyız. Gelişmiş hukukun, demokrasinin ve insan haklarının yaşadığı ülkeler başta, bu meselelerini nasıl hallediliyor görelim.
Oralarda:
a. Etnik grupların dil, kültür ve tarihine göre eğitim ve yayın yapılmaz, devletin hukuku milletin tekliği esasına dayanır. 
b. Bölücü terör, devletin ve milletin imkanları seferber edilerek, kanun hakimiyeti sağlanarak yenilir. ’Demokrasi’yi genişleterek, teröristlerin şartlarını kabul ederek mücadele rüyada bile görülmez. Tarihte de, ’düşmanın’ şartlarını kabul ederek zafer kazanan olmamıştır.
c. Terör bir olan millete itirazdan çıktığı için, esas olan millet bütünlüğünün korunmasıdır. Kendi milleti tarafından kurulan her devlet milli olduğu için, resmi dili ve kimliği tekdir. Devletin işleri bu dil ve kimlikle görülür. Milletin birer parçası olan farklı ırk, dil, din gibi grupları devlet görmez. Farklılıklar birey planında hür bir şekilde yaşanır, hiçbirine küme kimliği tanınmaz.
Fransa’dan bir örnek verelim. Yüz yıl uğraşıp yok edilen Korsika dilinin, yine Korsika’da seçmeli ders olarak okutulması için hükümet bir tasarı hazırlamıştı. Anayasa Mahkemesi bunu;  “Fransız Anayasası’na göre, Fransa’da yaşayan herkes Fransız’dır. Fransa’nın etnik ve azınlık grupları yoktur. Korsika dili, Korsika’lılara seçmeli ders olarak okutulamaz” kararıyla iptal etmişti.
Evrensel hukukun kuralları da aynen böyledir.
13. Siyasi partilerin anadilde propaganda yapmasına imkân verilecek. Siyasi Partiler Kanunu’nun ’Azınlık Yaratılmasının Önlenmesi’başlıklı maddesi değiştirilecek. Çifte dil kullanmanın yolu açılacak.
-Bilindiği gibi demokratik rejimlerde partiler, devletin temel kurumlarıdır. Bunun için de devletin kuruluş esaslarına göre kurulurlar. Adeta devlet gibidirler. Özellikle, milli egemenliği vatanın bütünlüğünü,  “milli devlet” i ve bunun ilk şartı olan “milli kimlik”  ve “devlet dili”  gibi temel esaslarını savunmak zorundadırlar. Bunun için hiçbir demokratik ülkede partiler, azınlık veya etnik dillerden propaganda yapamazlar. Özelikle AB ülkelerinde bu böyledir.
Aksi halde partiler, devleti yıkmanın kurumları haline gelebilir, sonunda ülkeler kaosa sürüklenir. 
14. İlk Öğretim Okulları’nda ’Türküm Doğruyum, Çalışkanım’dizeleri ile başlayan And’ın okutulmasından vazgeçilecek.
İnanılacak gibi değil. Bir yandan etnik topluluklara ırkçı bir anlayışla millet kimliği verilmeye çalışılacak, öbür yandan tam bir inkarcılıkla, tarihin en eski milletlerinden biri olan Türk Milleti etnik bir grup gibi gösterilecek ve Türk’üm demek yasaklanacak.
Her şeyi anlıyoruz da, doğrusu nankörlüğün bu kadarını anlayamıyoruz. Merak ediyoruz, acaba terörün bulunduğu diğer ülkelerde de böylesine inkarcılık var mı? Hiç zannetmiyoruz. Bizdeki bu inkarcılığın kaynağı, Türk Milleti’ne karşı, Haçlı zihniyetiyle duyulan düşmanlıktan kaynaklanıyor olmalı.
Bir de dünya örneklerine müracaat edelim. Şu 72.5 millet parçasından oluşan ABD’nin yemini şöyle:  “..Tanrının huzurunda, tek olan Amerikan milleti üzerine and içerim.”  700 binden fazla Türk, Alman vatandaşı olmuş ve bu kimliği kazanmış. Kendine  “Ben şu tarihte Alman oldum”  diyor. Alman vatandaşı olunca, devlet ona diğer vatandaşlarıyla eşit haklar, ödevler ve sorumluluklar yüklüyor. Karşılığında da ondan Alman kimliğine, egemenliğine ve kanunlarına saygılı olmasını bekliyor.
Dünyamızın bir kuralı da böyle...
Devam edeceğiz..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları