"Türkiye'yi dış politikada büyük sorunlar bekliyor"

"Türkiye'yi dış politikada büyük sorunlar bekliyor"
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni değerlendiren emekli Büyükelçi Onur Öymen, "Türkiye, İran başta olmak üzere AB ile ilişkiler ve Kıbrıs'ta önemli sorunlarla karşılaşacak" dedi.

Fatih ERBOZ/Ankara

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesiyle TBMM'nin dış politikadaki denetim yetkisi de son bulacak. Dış politikada Cumhurbaşkanı ve kabinesinin sorumluluğu artacak.

Türkiye'nin İran başta olmak üzere AB ile ilişkilerde ve Kıbrıs'ta önemli dış politika sorunları ile başa çıkmak zorunda kalacağını belirten emekli Büyükelçi Onur Öymen, daha dikkatli bir dış politika izlenmesi gerektiğini söyledi.

ABD'nin İran'a uygulanan ambargolarda katı tutumunu sürdürmesinin sadece Türkiye'yi etkilemediğine işaret eden Öymen, bu konuda ambargodan etkilenen ülkelerle istişare edilebileceğini belirtti.

Öymen ayrıca AB müzakereleri konusunda Avrupa Parlamentosu'nun Güney Kıbrıs Rum kesimi ile sorunların çözülmesine işaret etmesinin ise Türkiye tarafından bir haksızlık olarak her platformda dillendirilmesi gereken bir konu olduğunu aktardı.

İran'a uygulanan ambargoya karşı aldığı tavırla Türkiye'nin yalnız olmadığını vurgulayan Öymen şöyle konuştu: "İzleyeceğimiz dış politika test edilirken bizim durumumuzdaki başka ülkelere danışmak lazım. AB ülkeleri İran konusunda politika belirlemek için şu anda kendi aralarında istişare ediyorlar. Türkiye'nin de bu anlamda kendi konumundaki ülkelere danışması lazım. Türkiye'nin kendini çok fazla tek başına kalacak konuma sürüklememesi gerekir. Doğrudan doğruya Türkiye ile ilgili değil, İran ile ilgili. Bizim tutumumuz belli, AB ile benziyor. Onlarda bu antlaşmanın sürdürülmesini istiyor. Türkiye çıkış yolu bulunmasına tek başına bir katkıda bulunabilir mi, zor görünüyor. Şu anda Türkiye'nin ağırlığı olmadığı için yapması zor. Türkiye şunu yapabilirdi, bu antlaşma devam etsin, buna ek olarak füzelerle ilgili bir antlaşma da imzalasın. Bu bizim de lehimize olabilirdi."

Onur Öymen, şöyle devam etti: "Bizde saldırı füzelerine karşı henüz savuma füzesi yok. S- 400 füzelerini alacağız ama bunların aktif olması zaman alacak. Bu nedenle füzelerle ilgili antlaşma bizim lehimize olur. İranlılara bu antlaşmaya ek olarak yapılacak füze antlaşmasıyla bunu kurtarabilirsiniz denebilirdi. Bunu Avrupalılarla da ABD'lilerle de konuşmak gerekir. Herkes bir şey kazanır. Dış politikada böyle bir zorlukla karşılaştığınız zaman her zaman ya hep ya hiç çözümü olmaz. Bir ara çözüm yolu aranır. Biri de bu. ABD ve İsrail'i rahatsız eden en önemli konulardan biri İran'ın elindeki Şahap-1, Şahap-2 füzeleri ki bunların menzili İsrail'i kapsıyor. Bu konuları profesyonelce oturup konuşmak lazım. Bunu yaparken de Türkiye tek başına ülke görünümü benimsememeli. Türkiye ile yanı konumda olan ve benzer düşüncelere sahip ülkeler var."

Yeni hükümetin bu konulara nasıl bakacağının henüz net olmadığına dikkat çeken Öymen, "Yeni sistem, dış politika konusunda cumhurbaşkanının üzerine büyük bir sorumluluk yüklüyor. Türkiye'nin çok dikkatli olması gerekiyor dış politikada. TBMM'nin de katkısı olmayacağı için hükümetin ve cumhurbaşkanının üzerine yük ve sorumluluk binecek" dedi.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş