Türkiye'yi 'işgal edecek değiller' ya...

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Almanya Dış İşleri Bakanı Gabriel, 'Türkiye'ye karşı çok sabırlı olduklarını ama Türkiye politikasında artık yeni bir yönelime ihtiyaç olduğunu' söylüyor.

Gabriel, Türkiye'yi, Die Welt muhabirinin serbest bırakılmasına zorlamak için Alman hükümetinin elinde sadece ekonomik ve diplomatik araçlar olduğunu ifade ediyor. Bu yollarla Türkiye'yi baskılayacağını dile getiren Gabriel, "Sonuçta Türkiye'yi işgal edecek değiliz" diyor.

Yalnız bu söylemler bile Almanya-Türkiye ilişkilerinin ne denli gergin ve kötü olduğunu göstermeye yeter.

Gümrük Birliği'ni güncellemeyeceğiz!

İlişkilerin giderek daha da kötüleşeceğini Almanya Başbakanı Angela Merkel'in 'Türkiye ile şu aşamada Gümrük Birliği Anlaşmasını güncellemeyeceklerini' söylemesi ortaya koyuyor.

Almanya, Türkiye'ye diz çöktürmek için Gümrük Birliği dahil her aracı kullanacağını açıklamış durumdadır.

Almanya'nın ortaya koyduğu tavır, Türk hükümetinin şu veya bu icraatına karşı çıkmak değil resmen Türkiye düşmanlığı yapmaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da haklı olarak olanı biteni Türkiye düşmanlığı olarak niteliyor.

"Eşi benzeri görülmemiş müdahale!"

Tayyip Erdoğan ise önümüzdeki ay yapılacak seçimlerde Almanya'daki Türklere, "Türkiye düşmanı partilere oy vermeyin" diye çağrıda bulunuyor.

Erdoğan'ın sözlerini Merkel cevaplıyor: "Türkiye'den hiçbir müdahaleye müsamaha göstermiyoruz" diyor.

Gabriel, Erdoğan'ın sözlerine yönelik olarak 'Ülkemizin egemenliğine daha önce eşi benzeri görülmemiş bir müdahale' yorumunda bulunuyor.

Almanya'da Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Başbakan adayı ise "Erdoğan ölçüyü iyice kaçırdı. Özgür ve demokratik Türkiye için savaşanlara daha çok destek olacağız" dedi.

Hem Türkiye Cumhuriyeti hükümeti hem de Alman hükümeti ikili ilişkileri daha da kötüleştirmek için elinden her geleni yapıyor.

Türkiye-Almanya ilişkilerinin dinamiği!

Türkiye ile Almanya resmen dost ve müttefik iki ülkedir.

Ticaret, yatırım, turizm ve istihdam yönünden Almanya, Türkiye yönünden başat bir ülkedir.

Dahası Almanya'da iki milyonu aşkın Türk yaşamaktadır.

Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkilerin olumlu ya da olumsuz olması iki ülke vatandaşlarının yaşamlarını doğrudan ilgilendirmektedir.

Türkiye ilişkilerin kötüleşmesinden daha çok, Almanya ise ilişkilerin doğası gereği daha az zarar görmektedir.

İki ülke arasındaki ilişkilerin iyileşmesi ise her iki ülkenin de yararınadır.

Siyasetçilerin görevi ise her türlü şart altında dahi olsa ilişkileri belli bir seviyede tutmaktır.

Almanya elli yıldır aynı Almanya!

Batı ülkeleri ile Türkiye arasındaki ilişkilerin resmen başka fiilen daha başka bir biçimde götürülmesi bir gelenek halini almıştır.

Özellikle Almanya'nın Türkiye'ye karşı yüz yıldır dost ve müttefiklik görüntüsü altında düşmanların dahi yapmadığı kötülüğü yaptığı da bilinmektedir.

Son zamanlarda ise Almanya, Türkiye yönünden bölücülere, teröristlere ve hainlere yataklık yapan bir ülke konumundadır.

PKK, Almanya'da miting yapabilmekte, haraç toplayabilmekte ve dağa adam devşirebilmektedir.

Almanya FETÖ'cülerin de sığınağı haline gelmiştir.

Bunların hepsi doğrudur.

Ama Almanya yüz yıldır aynı Almanya'dır.

Son günlerde Avrupa ülkelerinde birbiri peşi sıra bu boyutlarda Türkiye düşmanlığı neden nüksetmiştir?

Herkesin yalnız Almanya değil bütün dünyada Türkiye, İslam ve mülteci düşmanlığının nedenleri üzerinde iyi düşünmesi gerekir.

Konuyu Haçlı-Müslüman çatışmasına indirgemek!

Bütün Avrupa ülkelerinde Türkiye karşıtlığı neden en iyi satan siyaset konumundadır?

Her yerde nükseden İslami fobya rastlantı mıdır?

Türkiye yerine Almanya PKK'yı, Amerika ise PYD'yi neden tercih etmektedir?

Türkiye karşıtlığına AB ülkelerinin hepsinde halklar neden büyük destek vermektedir?

Neden seçim dönemlerinde bu ülkelerde Türkiye düşmanlığı, en çok başvurulan siyasi yöntem olmaktadır?

Olanı biteni AKP iktidarının siyasi duruşuna, Erdoğan'a bağlamak kadar Haçlı-Müslüman çatışmasına indirgemek de yanlıştır.

Bu sorular ciddi araştırma ve cevapları hak etmektedir.

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları