Türkiye’yi yönetmenin kolay yolları

Sadi SOMUNCUOĞLU

Bu dönemde gördük ki, Türkiye’yi yönetmek o kadar zor değilmiş. Aksine çok kolaymış. Ancak bunu sağlamak için önceden bazı planlamaların yapılması gerekiyor.
Bunlar neler denirse, örnekler verelim.
Toplumu baskı altına almak, herkesi korkutmak, muhalifleri susturmak mı istiyorsunuz? Bunun için yapacaklarınızın tam tersini söyleyeceksiniz. Hem de sürekli bir şekilde. Özgürlüklerden, demokrasiden, hür basından, şeffaflıktan, dürüstlükten, temel insan haklarından, milli iradeden o kadar bahsedeceksiniz ki, ne yaparsanız yapın artık kimse size toz konduramayacak, milat olacaksınız.
Yaptığınız her iş için, ilk defa, en fazla, rekor kavramlarını, her sözün başına getireceksiniz. Bu ülkeye şimdiye kadar kimsenin bir çivi bile çakmadığını ısrarla tekrarlayacaksınız. Yapılmış ne varsa hepsinin size ait olduğunu devamlı vurgulayacaksınız. Zararın yanından geçmeyecek, kara ortak, hatta tamamını sahipleneceksiniz. Bileceksiniz ki, tek taraflı propaganda, beyinleri ve duyguları esir alabilir.
Sizinle kimsenin baş edemeyeceğini kabul ettirmek mi istiyorsunuz? Kolay. İşinize geliyorsa hukuka uyalım diyeceksiniz. Herkesi hukuk devletine ve yargıya saygılı olmaya davet edeceksiniz. Gelmiyorsa, çoğunlukla böyle olur, o zaman yasayı ve yargıyı kendinize uyduracaksınız.
Nasıl mı? Söyleyelim; Millet yetkiyi bize verdi, ne istersek onu yaparız. Bu ülkede statükoculardan, ezbercilerden kurtulmaya, prangaları kırmaya, putları yıkmaya kararlıyız. Bunun için yasa mı lazım, istediğiniz kadarını çıkarırız diyeceksiniz.
Devletin yapısı yasama-yürütme-yargı üçlüsüne dayanıyormuş gibi sözlere aldırmayacaksınız. Bunların aşılması da kolay hepsini kendinize bağlarsınız, olur biter. Böylece üniter-milli devletten, çok kimlikli devlete geçişin kapısı açılmış, sıra içeriye girip odanın tanzimine gelmiş olacaktır.
Daha özel alanlara bakalım. Bir takım görevlileri açığa aldığınızda, yargı olmaz mı dedi? Önemli değil. Onlara bundan vazgeçin, yoksa hesabınızı görürüz. Karar da, yargı da neymiş  dediniz mi hukuk da, hukuk adamları  sessizleşecektir, sizi anlayacaklardır.
Bazen bunun tersi de olabilir. Terör örgütü kanun, hukuk dinlemiyor, cinayet işliyor, ortalığı yakıp yıkıyorsa, siz de yasaların gereğini şu veya bu gerekçeyle yapamıyorsanız veya yapmak istemiyorsanız, ya yasaları rafa kaldırırsınız ya da onlara uydurursunuz, olur biter. Bunun üzerine örgüt zafer naralarıyla terör eylemlerini artıracaktır. Önlerine yeni yasal  engeller çıkacaktır. Bu da önemli değil. Çözüm yolu bilindikten sonra ne gam!...
Hatta bazen buna da gerek duymayabilirsiniz. İdam mahkumu cani hücresinden terör örgütünü yönetmek mi istiyor? Sesinizi çıkarmazsınız, bu yetmiyorsa yardımcı da olabilirsiniz. İzin verildiydi verilmediydi, susturulduydu susturulmadıydı, baskı yapıldıydı yapılmadıydı gibi tartışmalar başlamadan biter. Toplum da huzursuz edilmemiş oluverir.
Bu arada yasalar çiğnenmiş, kamu düzeni bozulmuş, bunca insan teröre kurban verilmiş,  olacak o  kadar. Zira karşınızda terör örgütü var. Üstelik bu örgüt karakteri icabı boşluktan yararlanarak eylemlerini daha da artırarak yeni dayatmalarda bulunabilir. Mesela, Anayasanız devletin dili Türkçe dediği halde, sizden etnik dilde yayın, eğitim, öğretim isteyebilir. Buna karşı siz, anayasayı çiğneme pahasına devlet televizyonunda bu yayını başlatabilir, partilerin yerel dillerden propaganda yapmasına izin verebilir, okullara ders koyabilirsiniz.
Öfkelenip, demokrasiyi, özgürlükleri ortadan kaldıracak, kolay yönetmenin yollarını tıkayacak değilsiniz ya...  
Vergi incelemeleri, aile veya kişi dokunulmazlığı demeden dinleme ve özel istihbarat gibi faaliyetlerin önemi hiç unutulmamalı. Kişiler, değerler, kurumlar, partileri gibi hedeflere yönelik medya kampanyalarını kendinize göre kategorize edeceksiniz.
Meramımızı anlatabilmişsek örneklere devam etmeyelim, sözü burada kesip son sözü söyleyelim. Görülüyor ki, kolay yönetmenin yolları çok.
Ancak her yolun iki değişmez şartı var. Bunlar; içeride medya ve sermayenin, dışarıda ülkeniz ve bölgeniz üzerinde hesabı olan büyük güçlerin tutumu ve durumudur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş