Türkmen mektupları

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

Irak’ın 2003’te işgalinden bu yana yaşananlar bize göstermiştir ki Irak’taki bütün unsurlar, bir veya birden çok dış desteğe sahiptirler. Ama sadece Türkmenlerin, böyle bir imkânı olmamıştır. IŞİD felâketi sırasında, bu tespiti bütün boyutlarıyla ve insanım diyen herkesi utandıracak şekilde açıkça yaşadık. Ankara’nın diğer bütün unsurlara uyguladığı ve adına insani görev dediği  “açık kapı siyaseti”, yalnız Türkmenler için kapalı olmuştur. Bundan dolayı da en çok katliama uğramış, çöllerde aç-susuz, kavrulmuş, yerinden yurdundan kovulmuş, Türkiye’ye gelebilenleri ise sokaklarda sahipsiz bırakılmıştır. Bu acılar karşısında Türkmen liderler çareyi Irak zemininde aramaya başlamışlar ve Türkiye siyasetine rağmen çok önemli başarılar elde etmişlerdir. Konuyla ilgili ilk mektup özetle şöyledir:

Irak Parlamentosu,  “Türkmenlerin Durumu ve İstekleri”  konusunda özel bir oturum yapmıştır. Bu oturumda,  “Türkmenlerin Durumu ve İsteklerinin İncelenmesi”  için geçici bir Komisyon kurulmuştur. Komisyon’un,  “Irak’ta en çok haksızlığa uğrayan toplumun Türkmenler olduğu ve bunun giderilmesi gerektiğine dair” raporu oylanarak kabul edilmiştir.
Meclise, bu rapora dayanarak hazırlanan, 18 maddeden oluşan  “Türkmen Haklarını Düzenleme Yasası”  sunulmuştur. Ancak, yasa görüşülememiştir. Zira, grup başkanları özür dileyerek, Ankara’dan gelen talep üzerine bu kararı aldıklarını söylemişlerdir.    
Daha sonra, 6-7 Ocak 2014te, Bağdat’ta Irak Meclisi Başkanı Dr. Selim El-Cuburi’nin himayesinde, “Türkmenler ve Gelecekleri... Çözümler ve Stratejiler” başlığı altında bir forum düzenlenmiştir. Görüşmelerin sonunda, “Türkmen Forumu Sonuç Bildirisi” yayımlanmıştır. Bildiride, mutabakat sağlanan “Türkmenlerin Hukuku, Türkmen Gücü ve Halk Yığınağı, Göç Eden ve Ettirilen Türkmenlerin durumu, Türkmen Bölgelerinin İmarı, Eğitim ve Öğretimin meseleleri ile bazı teklifler yer almıştır. Başarı ile sonuçlanan foruma, Türkiye ve Irak’tan iştirak edecek Türkmen kuruluşlarına, telefon edilerek katılmaları engellenmiştir.  
Fitnenin kaynağı
Irak Türkmenlerinin iç bünyelerinde yaşadıkları tertip ve baskılara dair bir mektup daha aldık. Mektuptaki hayati önemde gördüğümüz hususları, Türk kamuoyu ve yetkililere iletmek üzere özetleyerek aşağıya alıyoruz.
“Irak Türkmenlerinin en büyük temsilcisi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından tanınan Irak Türkmen Cephesi (ITC) son zamanlarda ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunmaktadır. ITC, bir yandan IŞİD terörü ve katliamına karşı beka mücadelesi yaparken, diğer yandan AKP’lileştirme  siyasetine karşı da, birliğini koruma çabasına düşmüştür. Özellikle ITC’nin, Türkmenleri bir arada tutan milli kadro ve yapıyı bozucu tertipleri etkisizleştirmekle uğraştığı görülmektedir. İhvan ve Barzani yönetimiyle örtülü ilişkiler içinde olanların yetkili konuma getirilme oyunlarının doğurduğu huzursuzluk, gerilim ve iç çatışma yaratacağından endişe edilmektedir.
Bu çerçevede ilk olarak; ITC’ye bağlı kol, dernek, birim ve kuruluşlardaki güvenilir liderler tasfiye edilerek yerlerine, İHVAN zihniyetindeki kişiler yerleştirilmiştir. ITC yönetiminin görüşlerine itibar edilmeyerek, Kerkük İl Başkanlığına AKP yanlısı olarak bilinen Kasım Kazancı getirilmiştir. Kazancı, göreve başlar başlamaz, ITC’nin bütün bürolarındaki tecrübeli, milli şuur sahibi kadroları değiştirmiştir. Son günlerde ise, ITC’nin gençlik teşkilatı “Türkmeneli Öğrenci ve Gençlik Birliği (TÖGB)” yöneticilerinin tasfiyesi için her yola başvurulmaktadır. Birlik Başkanı M. Gökkaya ve kardeşi, Kerkük İl Meclisi üyeliği vaadiyle elde edilerek, Türkmen kimliği güçlü olan gençler, oldu bittilerle TÖGB’den uzaklaştırılmaya başlanmıştır. Bu arada Birliğin bütçesi kısılmış,  bazı görevlilerin ücretleri kesilmiştir. Böylece ITC’nin en fedakâr kanadı olan gençlik yapısı çökertilmek istenmektedir. Emirle kurulan “Ulusal Türkmen Öğrenci ve Gençlik Rabıtası” ve benzeri gençlik teşkilatları başarısız olunca, Dışişlerinin desteği ile  kapatılmış ve buradaki gençler TÖGB bünyesine sokulmuştur.  Dışişlerinde Irak Türkmenleriyle görevli olan A. Yazal’ın da gayretleriyle, ITC içindeki milli duruşa sahip Türkmen gençler saf dışı bırakılmakta ve etkisiz hale getirilmektedir. Yazal’ı tanıyanlar benzer uygulamaları, Balkanlarda da yaptığını ve ciddi sıkıntılara yol açtığını söylemektedirler.  Bu kargaşa ve iç çekişmelerden yararlanan Peşmerge yandaşları Kerkük Üniversitesine Barzani yönetiminin bayrağını çekmiştir. Bu durum Kerkük geneline de yayılmaktadır.”
Anlaşılan o ki Ankara’nın İhvan ve Barzani yanlısı olarak algılanan siyaseti ITC içinde ciddi ihtilaflara ve çekişmelere sebep olmaktadır. Hatta Türkmenler arasında istenmeyen çatışmaların da meydana gelebileceği öngörülmektedir.
Mektuplarda ileri sürülen bilgilerin doğruluğunu tahkik etme imkânımız olmadığından, özüne dokunmadan aynen vermeye çalıştık. Gerisi ilgilenenlerin takdirine bırakılmıştır.
Ankara siyasetinin, gerek  “Türkmen Haklarını Düzenleme Yasası”nı engellediği, gerekse ITC’nin milli yapısını çökertmeye çalıştığı iddiası doğru olabilir mi? Bu hususta, Türkmenlere yapılanlara bakarak, sorunun cevabını bulabiliriz.  

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları