Türkmenbaşı haksız mıymış?

Kürşad ZORLU

Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, %97’lik oy oranıyla galip geldiği seçimlerin ardından ilk resmi ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan tarafından ağırlanan Berdimuhamedov’a devlet nişanı ve fahri doktora unvanı verildi. Oldukça samimi açıklamaların yapıldığı görüşmelerde  “stratejik ortaklık”  ve  “ebedi kardeşlik”  vurgusu dikkat çekti. Türkmen liderin bir süre önce internet ortamına düşen sözlerinden eser kalmadığı görüldü. En doğrusu da buydu. Kamuoyuna fazla yansımayan bu sözlerin, Türkmenistan devletini bağlaması mümkün olmadığı gibi; tarihsel ve kültürel açıdan  “kardeş” olarak nitelendirilen halkların böylesi sebeplerle ayrışması akılcı da değildir. Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Türkiye-Özbekistan ilişkilerinin hâlâ askıda olduğunu ve bu sebeple Türk dünyasının önemli kazanımlardan yoksun kaldığını hatırlamak yeterlidir. Türkiye bu konuda sağduyulu ve olgun bir tavır göstermiş; Türkmen lider de ziyaret boyunca söz ve davranışlarıyla Türkiye’nin bu tavrına yakışan karşılığı vermiştir.
Diğer yandan Türk Dünyasının öz kaynaklarını değerlendirme ve diğer kardeş halkların kullanımına açma konusunda beklenenin çok gerisinde olduğunu söylemek gerekir. Öyle ki bu eksiklik tarihi süreç içerisinde kafa karışıklıklarına ve açıklanması zor sonuçlara zemin oluşturmuştur. Bunlardan birisi de yıllar önce Mesut Yılmaz’ın  “Mavi Akım”  kararı ile yaşanmıştır.

***


1999 yılında Türkmenistan’ın kurucu Devlet Başkanı Türkmenbaşı dönemin Enerji Bakanı Cumhur Ersümer’e “Ben sizin siyasetçilerinizi anlamıyorum. Bizim 70 dolardan vereceğimiz gazı siz gidip iki kat daha yüksek fiyatla Rusya’dan alıyorsunuz. Siz hiç halkınızı düşünmüyor musunuz? Bizim doğal gaz rezervlerimiz Türkiye’nin 500 yıllık ihtiyaçlarını karşılamaya yeter”  şeklindeki sözleriyle Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’a tepkisini dile getirmişti. O tarihte Türkmenbaşı doğal gazın 1000 metreküpünü 70 dolara vermeye hazırdı. Rusya’nın aynı tarihte Türkmenistan’dan alacağı 20 milyar metreküplük doğal gazın 1000 metreküpüne 36 dolar ödediği ve bu gazın Türkiye’ye 117 dolara satılacağı düşünüldüğünde geri çevrilmesi zor olan bir teklifti. Belki güvenlik ve süreklilik ölçüsünde bazı soru işaretleri vardı; ama aksi bir karar hem Rusya’ya olan enerji bağımlılığını iki katına çıkaracak hem de her yıl yaklaşık 1 milyar doların çöpe atılması demek olacaktı. Bu paranın halkın cebinden çıktığı düşünüldüğünde acele bir karar vermenin anlamsızlığı ortadaydı. Ancak en zor olanı yapılmış;  “ABD ve Türkmenistan olası hattın güvenliğini garanti edemiyor” gerekçesiyle  “Kardeş Gazı”  yerine  “Mavi Akım”  tercih edilmişti. Bu karar mali sonuçlarının ötesinde 1991-1995 yılları arasında Hazar bölgesi enerji kaynaklarından gerekli payı alamamış Türkiye’nin bölgede bir aktör olabilme hedefini yeniden ötelemişti. Üstelik aynı Türkmenbaşı o yıllarda AB rüyası görenlere de şu sözleri aktarmıştı: Avrupa’ya yaranmaya çalışıyorsunuz. Orada itibarınızı sarsmayın. Siz gitmeyin, onlar gelsin. Sizin değil, asıl onların size ihtiyacı var.Günümüze gelirsek, AB gaz ihtiyacının %85’i ithalat yoluyla karşılanmakta ve Türkmenistan’daki tek bir gaz sahası bile Türkiye’nin 330 yıllık gaz tüketimine yeterli olmaktadır. Varın gerisini siz hesap edin.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş