Türkmen'e verilmeyen uçaksavar ve Ankara saldırısı...

A+A-
Ahmet TAKAN

"Terörle mücadele"de samimiyet sorgulaması gibi bir gerzekliğe hiç girmeyeceğim!..

3 günde Suriye'ye girip Emevi Camii'nde namaz kılacaklardı!.. Dün Cuma namazının ardından Ankara Kocatepe Camii'nde şehit cenazelerinin namazında rekora ulaşıldı. 8 şehidimizi uğurladık Kocatepe'den... Mekanları cennet olsun. Nur içinde yatsınlar. Rabbim tüm şehitlerimizin kederli ailelerine peygamber sabrı versin.

İlk satıra atfen devam;

Hani, şu sıralarda iktidarın diline pelesenk ettiği ve destekleri için sağa sola dümenden efelendiği terör örgütü YPG var ya!.. Ankara'nın beyninde gerçekleşen kahpe terör saldırısının ardından 24 saat içinde(!) Kobani'den gelen teröristin 7 ceddine ait bulunan kimlik bilgileri ve bağlantıları ile arkasında Suriye rejimi ve Rusya olduğuna dair bilgiler... ABD'den hiç gaz kesmeyen ve TSK'yı Suriye bataklığına çekmek için dozu artırılarak ve hatta alay edercesine sürdürülen "YPG terör örgütü değildir" tahrikleri... Ve onun ayarında giden yerli iş birlikçileri!.. R. Erdoğan'ın bahsettiği "zincir..."

Bakın, tam bu noktada, meşhur MİT TIR'larını da hatırlatarak önemli bir fotoğraf aktaracağım;

Türkiye "fırtına"ya odaklandığı günlerde Suriye'de burnumuzun dibinde Türkmenlerin varlık mücadelesi için ölüm kalım savaşı veren bazı Türkmen komutanlar TBMM'deydiler. Ne için?.. Rusya'ya karşı direnecek, savaş uçaklarını düşürecek uçaksavar alabilmek için para bulmaya uğraşıyorlardı.

Türkmen komutanlar, hafta başında Türkiye sınırlarını geçerek bazı siyasi ve devlet yöneticileriyle temasa geçti. Anlattıklarına göre; başta Hatay Valisi olmak üzere bazı milletvekilleriyle bir araya gelen Türkmen komutanlar, cephede durumlarının iyi olmamasına rağmen direnmeye devam ettiklerini söyledi. Türkiye'den hiçbir silah yardımı gelmediğini kaydeden Türkmen komutanlar, Hatay Valisi'nden yardım talebinde bulunduklarını anlattı. Ayrıca,  görüşebildikleri milletvekillerine sadece 300 bin dolarlık yardım istediklerini kaydettiler, "bize para toplar, verirseniz uçaksavar alacağız. Ruslar bombalamaya devam ediyor. Biz havadan bombardıman sonucu çok kayıp veriyoruz" dediler.

Maalesef, aldıkları olumsuz cevaplar yüzünden kahrederek cepheye geri döndüler!..

Ankara'da Genelkurmay'a yapılan terör saldırısından, TSK'nın Suriye bataklığına sokulması için gönderilen kanlı davetiyeden devam edelim;

ABD'ye bataklıkta, İsrail'in güvenliği ve petrol paraları için vekaleten savaşacak kara güçleri lazım. Önceleri IŞİD bahanesi ile çağırıyorlardı. TSK'yı tezgâha getiremediler. Şimdi YPG. Fakat ters manipülasyonlara dikkat!.. Suudi Arabistan, Katar güçleriyle ortak operasyon tezgâhına TSK direniyor. R. Erdoğan'ın Latin Amerika'dan dönerken 1 Mart tezkeresi uyarılarını (!) bir daha hatırlayın. Bu sefer TSK'ya tehdit, 1 Mart tezkeresinin ardından çuval geçirmeden daha da ağır şekilde gerçekleştirildi.

"Şu anda Suriye'ye girmemiz, PYD'nin işine gelir mi" bu basit soruyu sorun. Adamlar zaten istediklerini almıyorlar mı?..

28 şehit verdiğimiz Ankara saldırısından sonra geniş halk kitlesine "olay kontrol altında" mesajı ile birlikte "Suriye'ye girmek şart oldu" algısı, müttefik ABD ile rol paylaşımı yapılarak ağırlaştırılıyor. Çapraz gibi görünen ABD sözcülerinin açıklamaları ile Türkiye'deki 5'inci kol faaliyetlerini, ne olur iyi analiz edin!.. Ankara saldırısının hemen ardından yayın yasağı. Üst üste güvenlik zirveleri. "İstihbarat zafiyeti yok, açıklaması" fakat 10-15 savcıyı olayı soruşturmakla görevlendirme. Olay yerine karanfil bırakma. Her nasıl  oluyorsa; saldırıdan önce değil de hemen sonra adrese teslim terör örgütüne yönelik ev operasyonları ve tutuklamalar. Saldırıyı gerçekleştiren bomba aracının 24 saat geçmeden medyaya servis edilen iz haritası!.. Ve gaz kesmeyen terör örgütü YPG üzerinden, hem ABD'ye hem de Rusya'ya hönkürmeler... ABD ile kayıkçı kavgası... Paralel olarak bugüne kadar başta Irak olmak üzere Türkmen katliamına Fransız kalan Recebi medyada değme Turancılara taş çıkartacak Bayır-Bucak aşkı!.. Fakat, perde arkasında ise yukarıda aktardığım gibi Türkmenlere sağlanmayan silah desteği. İsrail ile son sürat normalleşen ilişkiler...

 Şimdi sormak lazım!..

Peki, YPG terör örgütü ise -en azından- kanlı Ankara saldırısının ardından derhal harekete geçip Ankara ve İstanbul'da PYD Eş Başkanı terörist Salih Müslim'i ağırlayanları, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Türk topraklarından çapulcuları YPG'ye destek için ağır silahlarla geçirenleri, eskortluk yapanları, Kobani'de onlara lahmacun-künefe servis edenleri neden terör örgütüne yardım ve yataklıktan tutuklamıyorsunuz?

Bunları hâlâ yapmıyorsanız, ABD Dışişleri sözcüsü Kirby'den farkınız ne?..

İsrail'in güvenliği için gereken sürdürülebilir kaos ve karşılığında hediye edilecek başkanlık için daha ne kadar Türk kanı akıtılması gerekiyor?..

Alnımızda enayi mi yazıyor?..

Yazarın Diğer Yazıları