Türkmenistan lideri geldi... Peki ya Özbekistan ?

Kürşad ZORLU

Geçtiğimiz hafta başı Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Son derece samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmeler ülkemizin gündemi karşısında geri planda kalmış olsa da, 7 yıl aradan sonra ilk kez görülen bu ziyaret elbetteki somut gelişmelere sebep olacaktır. Sanırım bu ziyarette merhum Türkmenbaşı’nın cenazesine başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere yapılan geniş katılımın büyük etkisi olmuştur. Her zaman ifade ediyoruz. Bu ülkelerin Başkanlık sistemi ile yönetildiğini unutmamak gerekir. Yani Devlet Başkanının herhangi bir ülkeye bakış açısı ister istemez, siyasetten ticarete ve ikili anlaşmalara kadar pek çok konuyu değiştirebilir. Bakınız Berdimuhammedov’un şu sözleri gerçekleşen ziyarete yüklenen anlamı özetlemektedir.  “Bugün kardeşlik ve dostluğun tarihinde yeni sayfalar açıyor ve işbirliğinin altın harflerini yazıyoruz. Bunu, ziyaretimizin gidişatında görebiliyoruz.”
Berdimuhammedov Türkiye’ye gelmeden önce Özbekistan’ı ziyaret etti. Çeşitli anlaşmalar imzalandı. Özbek Devlet Başkanı Kerimov’un Türkmenistan’a verdiği önem ise malumunuz. Acaba bu görüşmede Türkiye konuşuldu mu? Bilemiyoruz. Özellikle her yıl gerçekleşen Türk Dünyası Liderler zirvesi ve Türk kurultaylarına katılım konusunda değerlendirmeler oldu mu? Aslında Türkmenistan ve Kazakistan liderlerinin izahı ile Özbekistan’ın yeniden bu organizasyonlara katılımı sağlanabilir. Çünkü her iki ülke Özbekistan’ın vazgeçilmez partnerleridir. Örneğin bu yıl yapılacak olan zirve ve kurultay, Özbekistan ve Türkmenistan Devlet Başkanlarının katılımı ile yeniden tüm Türk Cumhuriyetlerimizi kapsar hale gelebilir mi? İşte herkesin bunu sağlamak için gayret etmesi, bahsi geçen organizasyonların gerçekçi zemini ve kalıcılığı için en değerli gayret olacaktır. Nitekim her yıl bir kolumuz eksik, bir kolumuzsa yarı açık yapıyoruz bu toplantıları. Ne için? Bu beni hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren konu dünyadaki hızlı dönüşüm ve değişen dengeler. Birbirimize olan ihtiyacımız, işbirliği seçeneklerimiz ve küresel sorunlara birlikte karşı koyabilme kudretimiz bize  “gelin”  derken, hâlâ  “şunu”  ya da  “bunu”  içselleştirmenin ne anlamı olabilir. Ben inanıyorum, aramızda yıkılması mümkün olmayan duvarlar ve kurulması imkansız köprüler yoktur.
Hazar’dan bir yat hareket etti
Kazakistan’ın Aktau limanından bir yat yola çıktı. Nazarbayev’den teslim aldığı Kazakistan bayrağı ile 32 ülkenin sularından geçecek olan araştırma kaptanının amacı dünya turu...  “Kazakistan dünyaya açılıyor”  sloganıyla ülkeyi dünyaya tanıtmak ve herkesi davet etmek. Kaptan Çokan Ualihanov, Volgo-Don havzası, Karadeniz, Akdeniz ve Cebelitarık Boğazı’ndan geçerek, Atlantik Okyanusu’na yol alacak ve Atlas Okyanusu’na varacaktır. Projenin önemi ilk kez bu alandan böyle bir tanıtım çalışmasının yapılıyor olmasıdır. Nitekim Avrasya kıtasını çevreleyen okyanuslara eşit mesafede olan coğrafik merkez Kazakistan topraklarında yer almaktadır. Hatırlarsanız Kazakistan, 1994 yılında Uluslararası Deniz Örgütü’ne üye olarak ve 8 anlaşmaya imza atarak deniz devleti statüsünü kazanmıştı. Öte yandan ülkenin 2010 yılı AGİT Başkanlığı, sürdürülen tanıtım çalışmalarına destek niteliğinde. Biz de bu projeyi yürüten Orta Asya Coğrafik Topluluğu’nu tebrik ediyoruz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş