Türkmenistan, Trablusgarp ve Türk Ocakları...

A+A-
Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Sevgili okurlarım üç ayrı konudan söz edeceğiz... Önce Türkmenistan!
Kardeş devletimiz Türkmenistan, bağımsızlığına kavuşalı 23 yıl oldu. Türkmenistan’ın Ankara Büyükelçiliği, 23. Bağımsızlık Bayramı’nı 13 Kasım 2014’te Ankara Swiss Otel’de düzenlenen görkemli bir resepsiyon (kabul) ile kutladı. Bu resepsiyona; Ankara’nın gözü-kulağı olan sevgili Salim Taşçı’nın öncülüğünde ben, Kültür Bakanlığı emekli Genel Müdürü Sayın Yahya Aksoy ve Emlak Müşaviri Sayın Fevzi Öztürk’le beraber katıldık. Gerçekten görkemli bir resepsiyondu. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş; özenle hazırlanmıştı. Bu başarısından dolayı -bizim de devletimiz olan- Türkmenistan’ın, Büyükelçisi Sayın Ata Serdarov’u gönülden kutluyorum. Bu toplantının oluşumunda emeği geçen Türkiye-Türkmenistan Dostluk Derneği Başkanı Sayın Hüseyin Yücel’i alkışlıyorum. Gerçekten bir bayram yeriydi. Başkent’teki yabancı devlet temsilcileri, akademisyenler, iş adamları oradaydı. Türkiye, Ekonomi Bakanı Sayın Nihat Zeybekçi ile temsil edildi. Kardeş devletimiz Türkmenistan’a daha nice bayramlar diliyoruz.
İkinci konumuz ‘Trablusgarp Devleti’!
Bu da nereden çıktı? Demeyiniz! Libya, Trablusgarp; Türk yiğitlerinin bir zamanlar harman olduğu topraklar... Ve o Akdeniz ki bir zamanlar Türk egemenliğindeydi. 18. Yüzyılda ABD Türklerden izin almadan Akdeniz’e gemi sokamıyordu... Yıllar sonra Mondros Mütarekesi’yle bizi kıskıvrak kuşatmaya çalışanlara inat, yine de her yerde dimdik durmaya çalıştık. O yerlerden birisi de Trablusgarp’tır! Ve 1918’de orada devlet kurduk... İşte 15 Kasım 2014’de Sayın Ahmet Baba’nın Başkanı olduğu “Tarihdaş Milletler ve Topluluklar Derneği” ile “Avrasya Yazarlar Birliği” el ele verdiler; 1918’de kurulan Trablusgarp Cumhuriyeti’nin 97. Kuruluş yıldönümünü Millî Kütüphane Salonu’nda bir sempozyumla andılar. Libya’dan gelen, Libya Vakıflar ve Din İşleri Eski Bakanı Ali Hammuda, Mısrata Üniversite’sinden Ali Muhammed Cihan, Ömer Kayır o zor günleri anlattılar. Sempozyum sonunda Trablusgarp Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Süleyman Baruni’nin, Mısrata Türk Beyi Ramazan Bey Suveyhli’nin, Trablusgarp’ta savaşıp orada kalan Türk subayı Nuri Calut Bey’in ve Bingazi Mebusu Yusuf Şetvan’ın torunları ve yakınlarına, yüzyıl sonra şükran beratı sunuldu... Başkan Sayın Ahmet Baba’yla yaptığım görüşmede, “Tarihimizde böylesi unutulmuş gerçekleri sempozyumlarla halkımıza duyurmayı sürdüreceğiz” dedi.
Son konumuz, Türk Ocakları Genel Merkezi’nin yine 15 Kasım 2014’te Millî Kütüphane’nin bir başka salonunda düzenlediği “Orta Doğu’da Şiddet Sarmalı ve Müslümanların Geleceği” konulu panel... Toplantı Türk Ocakları Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Mehmet Öz’ün açış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Recep Kılıç yönetiminde; Prof. Dr. Hilmi Demir, Prof. Dr. Hasan Onat, Prof. Dr. Cemal Tosun konuyu açıkladılar. Konuşmacıların sadece ikişer cümlesini verebileceğim: Prof. Dr. Hilmi Demir: “Selefilik ve Vehabilik İslam dünyasının köklerini kurutmuştur ve kurutmaktadır.”, “IŞİD bir selefidir”. Prof. Dr. Hasan Onat: “İşimiz, gücümüz keramet ve mucize”, “İslam bilinmez, yaşanır, diyenler; İslam’a en büyük kötülüğü edenlerdir”. Prof. Dr. Cemal Tosun: “İslam dünyası eleştirel akıldan uzak bir din anlayışıyla yaşıyor”, “İslam’dan korkulmaz; ama çok sayıda korkulacak ‘Müslüman’ olduğunu da biliyoruz”. Panel, yöneticinin değerlendirmesiyle sona erdi.
Sevgili okurlarım IŞİD konusunda doyurucu bilgi için, Türk milletinin bilge evlatlarından Sayın Nuri Gürgür’ün Türk Ocakları Genel Merkezi internet sitesindeki “IŞİD Olayı Gerçeklerle Tahayüllerin Karşılaşması Anlamına Geliyor” başlıklı yazısını lütfen okuyunuz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları