TÜSİAD, "Ver kurtul" için sipere mi yatıyor?

İsrafil K.KUMBASAR

Bu süreci her seferinde yaşıyoruz.
Her ne zaman terör örgütü, eylemlerini tırmandırmaya başlasa, ‘suret-i haktan’ yana imiş gibi ortaya çıkan bir takım çevreler, başlıyorlar “Çözüm” diye tempo tutmaya.
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, tırmanan terör olaylarının ardından şöyle buyurdu:
- “Terörü normalleştiren, ‘zaten 30 yıldır var’diyerek terörün iniş çıkışlarını bir korku filmi gibi ürpertiyle, ancak kanıksatarak seyrettiren anlayışa ‘dur’ dememiz gerekiyor. Yapılacak iş tek bir söylemden oluşan, partiler üstü bir anlayışla ‘geri dönüşü olmayan bir yol haritasının’ hemen uygulamaya konulmasıdır. Bugün huzur ve barış içinde, demokratik bir refah toplumu olmamızın önünde kimler duruyorsa onlarla mücadele etmek şarttır.”
Sanmayın ki, çok muhterem TÜSİAD patronları, sizler gibi terör örgütüne karşı ‘hak ettiği dilden’ cevabın verilmesini istiyor.
Onların, ‘geri dönüşü olmayan’ yol haritası ile kastettikleri daha farklı bir şey.
TÜSİAD, iktidarın başlattığı ‘açılım sürecinin’ havada kaldığı, ‘içinin doldurulamadığı’ kanaatinde.
Şimdi gereğinin yerine getirilmesini istiyor.

* * *

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi üyesi Sedat Aloğlu, bir gazeteye yaptığı açıklamada, kapalı bir dil ile ima edilenleri, bakın daha açık olarak nasıl dile getiriyor:
“Hoşlanmadığımız bir takım şeyleri artık duymaya alışmamız gerekiyor. ”
Alışılması gerekenleri ise şöyle açıklıyor:
1-) Çözüm aşamasında, İmralı’nın da görüşmelere katılması.
2-) Anayasa’ya “Bu ülkeyi Türkler ve Kürtler kurdu” maddesinin eklenmesi.
3-) Kürtlere, Güneydoğu’da bölgesel özerklik hakkı verilmesi.
Peki bu ifadelerin, İmralı’daki vatan haini tarafından hazırlanıp, avukatlar aracılığı ile hükümetin önüne konulan malum ‘yol haritasından’ farkı nedir?
Nitekim, bölücü örgütün Meclis’teki uzantılarının başı olan Selahattin Demirtaş, bir TV kanalına yaptığı açıklamada taleplerini şöyle sıralıyordu:
1-) Sorunun çözümüne İmralı’daki önderimiz de dahil edilsin.
2-) Köklü Anayasa değişikliğine gidilerek, yeni bir vatandaşlık tanımı yapılsın.
3-) Bir an önce demokratik adem-i merkeziyetçi yapıya geçilsin.

* * *

‘Terör’ bahanesi ile bugüne kadar Güneydoğu’ya bir tek yatırım yapmayan TÜSİAD patronları, buldukları ilk fırsatta niçin yeniden ‘çözüm’ boruları çalmaya başladılar?
Bölge halkını çok sevdikleri için mi?
Yoksa bir ‘kambur’ olarak gördükleri Güneydoğu’yu sırtlarından atabilmek için mi?
İmralı’daki bebek katilinin hazırladığı ‘yol haritası’ çerçevesinde AKP iktidarının başlattığı açılım süreci, ülkeyi yeniden ‘parçalanma’ noktasına getirdi.
Açılımın ‘içini doldurmaya’ başlayan bölücü terör örgütü, şimdi ‘yol haritasının’ ikinci aşamasını devreye sokmaya hazırlanıyor.
Öyle görülüyor ki, bölücü örgüt elindeki belediyeler aracılığıyla ‘merkezi otoriteyi tanımama’eylemleri başlatacak, ‘ihaneti’, ‘çözüm’ olarak dayatan yıkım ekipleri de kamuoyunun ‘yeni duruma’ alışmasına önayak olacaklar.
Hiç kimse, ‘tatlı kârdan’ başka gözleri hiçbir şeyi görmeyen TÜSİAD patronlarına aldanıp da ‘Güneydoğu’yu vermek’ile bu işten kurtulacağını zannetmesin.
Güneydoğu’yu teslim aldıktan sonra, sıra Marmara’da, Ege’de, Akdeniz’de ‘özerk bölgeler’ kurulması taleplerine de gelecektir.
Güneydoğu sadece bir başlangıçtır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş