TÜSİAD'cı babalar ve babaların babası!..

A+A-
Behiç KILIÇ

Simdi ben katiyen diyemem ama şeytan diyor ki: “Dinsizin hakkından imansız gelir!..”de. Şeytan öyle de diyor ama ben diyemem!..
Nedir?.. Şudur..
Fotoğrafa bakıyorum, para babalarının en babası ceketin düğmelerini iliklemiş, gerdanı eğmiş, boynunu bükmüş, dizini kırmış Tayyip’in önünde reveransla saygı duruşunda ona selam duruyor...
Hani Sultan Süleyman’ı “harem zamparası” halinde yeniden dizayn edip beyinleri yıkayan filmde, gavurun elçisinin boyundan çökertilerek huzura yere sürünür vaziyette alınır sahnesi var ya.
TÜSİAD salonunda o hale yakın bir tablo!.. Para babalarının elçisi “huzurda” iki büklüm..
Malum, bu zevat burnundan kıl aldırmaz!.. Kendileri, Cumhuriyet var olduğundan beri Cumhuriyet’in krallarıdır!.. Babadan oğula, oradan toruna memleketin sahipleri, ağaları, paşaları,
beyleri!..
Kendimi bildim bileli “hoşaf kâsesinin kepçesi” bunların elindedir ve biz sıradan ahali, elimize bir çay kaşığı kapıp kâseye dalabilmek için birbirimizi paralarız!..
Cuma matbuatındaki fotoğrafa baktım da  “Hey koca Allah’ım, hale bak!!” diye şöyle bir gittim geldim azizim!
Tayyip’in belediye başkanlığı günlerini hatırlarım da, bir “Atatürk Ormanları meselesi” vardı. Koç ailesi oraya üniversite ayağına serilip serpiliyordu da, Tayyip aslanlar gibi Atatürk Ormanları’nı Koçlara yâr etmemek için direniyordu. Rahmi Koç, Tayyip’e karşı devrin başı Demirel’i, Mesut Yılmaz’ı peşine takıp orman arazisi üzerine sefer üstüne sefer düzenliyordu... Sonunda da, Tayyip’e şiir üzerinden dalmışlar, arazi önündeki engelleri kaldırmışlardı!.. Tayyip cezaevine, onlar da ormana rahat rahat girmişlerdi...
Sonra, 2002 seçimleri öncesinde...
Rahmi Koç, Tayyip’i sadece küçümsemiyor, acayip itham ediyordu, “1 milyar doları varmış” diye müstehzi kinayeli sözlerle...
Şimdi devran bakın nerede...
Rahmi Koç yedi sülalesiyle Tayyip’in önünde el pençe.
İktidarın önünde, boyacı sandığı ile iş tutmuş çocuk gibi pasta cila yapıyorlar... Baba selam duruyor, oğul nutuk çekiyor!..
Tayyip?!
O da manzaranın tadını çıkarıp dalgasını geçiyor:
 “Oooo.. Bakıyorum bütün babalar burada!..”
Sıkı mı “babalar” orada olmasın!..
Sen alayına “bana taraf olmayan Hakkâri’de yer beğensin” diye memura dediğin gibi ayar vermişsin, kapına gelmeyecekler de ne edecekler?..
Koca koca para babaları bu yaştan sonra iflâs edip Eminönü’nde hıyar mı satsınlar!.. (Koca koca para babalarından Güler  “Sabancı” Baba’nın Tayyip’in kerimesi önündeki saygı duruşu da muhteşemdi hani unutmadan!..)
Tayyip “dalgasını geçiyordu” dedik ya aha işte dalga!..
“Bütün Babalar burada, hadi bana bir otomobil yapın bakiiim!..”
Cemal Gürsel “Devrim”i yürütemedi ya, Tayyip, otomobil markası yaratıp yürüttürecek.. Marka da hazır.. “RTE..”
Erbabı, Türkiye yapımı ürünün mevcut piyasa şartlarına göre uygun olmadığı görüşünde. Böyle bir üretim yapılsa bile ilk anda pazarlaması için harcanacak para en az bir milyar dolar..
Kriz içindeki özel sektörde kim girebilir bu işe..
Hiç biri girmez..
Peki “yokuz!!” diyebilirler mi?!.
Diyemezler, emir büyük yerden..
Yazının başında “Şeytan diyor ki!!” dedik, devam edelim..
Tayyip kendi sermayesine hep kısa yoldan para getiren işler, inşaatlar, metrolar vs.. sunarken TÜSİAD cephesine  “otomobil yapın babalar!!”  diye faili meçhul işler sunuyor ya..
Sanki defterleri iyice dürülsün istiyor!..
Hani bunların elinden de birinin hoşaf kâsesine doymak bilmez biçimde daldırdıkları kepçeyi alması da lazım gibi!.. Onlar da tehlikenin farkında olduklarından “Benim adım Kemal”e çaktırmadan gaz veriyorlar..
Bir yandan da “Padişahım çok yaşa” diye
kelleyi kurtarmaya çalışırken! (Cafer Ağa kurtaramamıştı!)

Yazarın Diğer Yazıları