Tüyü bitmemiş yetim fotoğrafı

İsrafil K.KUMBASAR

On yıllık iktidarını ‘Cumhuriyet tarihi’ ile kıyaslayan AKP’nin memleketi sürüklediği manzaraya bakınca, ister istemez ‘tüyü bitmemiş yetim hakkı’geliyor aklınıza.
Ve o ‘tüyü bitmemiş yetim hakkı’ denen şeyin ne olduğunu anlayabilmek için hemen ‘tüyü bitmemiş yetim fotoğrafı’ aramaya koyuluyorsunuz.
Aradığınızı bulabilmek için kent meydanlarından birine indiğinizde, ‘boş’ arsaların bile etraflarının nasıl ‘kesme taşlar’ ile ince ince işlendiğini görüyorsunuz.
Belediye görevlilerine, “Hayırdır, bu hizmet aşkı nereden depreşti” diye sorduktan sonra hemen karşıdaki sokağı takip ettiğinizde, ‘hangi villalara’çıktığına kendi gözleriniz ile tanık oluyorsunuz.
“Yok beyim, bizi yönlendirme” diyorsanız, aynı noktadan biraz daha ilerliyorsunuz.
O villalara birkaç yüz metre mesafede, “Heliport” isimli pistler ile karşılaşıyorsunuz.
Malum, sabah ve akşam saatlerinde halkın akın ettiği bir takım yollarda trafik kilit.
“Neden çözüm bulunmuyor o halde” diye fitne çıkarmanın bir anlamı yok.
’Pistler’ yapılması gerekiyordu helikopterlerin ‘trafiğe takılmadan’ inip kalkmaları için, ‘hamdolsun’ yapılıyor.
Ha, siz hayatınızda hiç konup kalkamayacaksınız belki, o ayrı mevzu.

 


***

 


Tabii, isteyene ‘hamdolsun’babında çok daha farklı misaller de verebiliriz.
Mesela, bir kısım belediyelerin ‘milyon dolarcık’ ile ölçülebilen ‘bülten’ rantından.
‘Birader’, ‘kuzen’, ‘yeğen’, ‘damat’, ‘gelin’ tekelindeki bir takım ‘etnik’ bağlantılardan imtiyazlı şirketlere aktarılan kamu kaynaklarından.
’Kiralanmış’ ultra-lüks araçlar ile caka satan ‘fason’ müdürlerden; benzini ‘ihale kotarmış’ firmalarca doldurulan ‘bankamatik’ elemanlardan.
“Kadrosu sizde olsun, maaşı sizden alsın. Ama arkadaş başka alanlarda faaliyet gösterecek” ricalarından.
Bir kıdemli memur gördüler mi yalvar yakar oluyorlar, “Aman emekli ol, fazladan beş bin lira da bizden” diye.
Gören de sanır ki ‘beytülmalı’ düşünüyor mübarekler, haşa, sen emekli ol ki yerine ‘başkasını’ koyacaklar.
Hoş istersen olma, nasıl olsa ihaleler hep ‘ahbap çavuş’ takımına gitmiyor mu, ‘bizden’ kimse açıkta kalmaz, ‘sen’ derdine yan.
Devletin elinde ne var ne yoksa satanlar, her nedense kadrolaşmayı ille de ‘devlette’ yapmakta asla bir beis görmüyor.

 


***

 


Ne devlet sırrı bunlar, ne şehir efsanesi, ne de bir ‘fitnecinin’ çıkardığı yaygaralar.
Çıkın şöyle bir sokağa, kulak kabartın insanlara, olanı biteni anında öğreneceksiniz.
Bu tür işler asla ‘bilinmeden’yapılmaz, ama biz aktarmaya devam edelim, ola ki hâlâ ‘tüyü bitmemiş yetimlerden’ dem vuranlar belki gerçekten bilmiyordur.
Ajans işleriyle uğraşan eski bir tanıdık
anlatıyor:
“Belediye görevlileri, ilçedeki tarihi yerlerin fotoğraflarını çekmemi istediler. 5 bin liraya anlaştık. İki arkadaş buldum, görev bölümü yaptık. Bir hafta sonra işi bitirdik. Gidip işi bitirdiğimizi söyledim. 20 bin liralık fatura istediler. Ya nasıl olur falan. KDV’yi vereceklerini söylediler. Baktım ki paramı alamayacağım. Çaresiz kabul ettim. Verdim faturayı, parayı tahsil ettim. Paranın geri kalanını onlara bırakıp işyerine döndüm. Bir de ne göreyim; CD’leri teslim etmemişim. Telefon edip ‘Abi fotoğraflar bende kalmış’ dedim. Karşımdaki kişi, ‘Tamam biz aldırırız’ dedi ve kapattı. İki yıl geçti. Ne gelen oldu, ne fotoğrafları soran.”

 


***

 


Cumhuriyet tarihi boyunca beytülmalden, ‘tüyü bitmemiş yetimin’ hakkından böylesine ‘semirmiş’ bir kitleyi bir arada gören hiç olmamıştır herhalde.
Biz de kalkmış ‘tüyü bitmemiş yetim hakkı’ denen şeyin ne olduğunu anlatmak için ‘tüyü bitmemiş yetim’ fotoğrafı arıyoruz.
“Bu hengamede yetim falan kalır mı” diye sormazlar mı insana?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş