TV tartışmalarına neden katılmıyorum?

Arslan BULUT

Terörün yoğunlaşması ile birlikte eş zamanlı olarak Türkiye’nin gündemine, Kürtler adına özerklik talebi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin profesyonelleştirilmesi, üniter yapının yerine federasyon getirilip getirilemeyeceği gibi konular ile “Kürtlerle beraber yaşamak zorunda mıyız?” gibi sorular getirildi.
Bu konularda hiçbir uzmanlığı olmayan gazeteciler, siyasetçiler, emekli askerler, televizyonlarda o anda akıllarına ne gelirse konuşuyor! Aralarında tek tük uzmanlar olsa bile, “Cahil ile etme sohbet, her sözü bir baş incitir” türküsünde olduğu gibi, maksat hasıl olmuyor, aksine bu konuşmalar toplumsal bütünlüğe zarar veriyor.

* * *

Okurlarımız, televizyon tartışmalarına neden katılmadığımı soruyor. Aslında bu programlara davet ediliyorum. Fakat, ben bu tartışmaların Türkiye’ye zarar verdiğini düşünüyorum. Çünkü tespit edilen gündem maddeleri benim gündemim değil.
Bir emekli askerin, bölücü zihniyete sahip bir kişi ile Türkiye’nin üniter yapısını tartışması ne kadar yanlışsa, Türkiye’nin kuruluş felsefesini savunan bizim gibi gazeteciler için Washington’da veya Londra’da üretilmiş kavramlarla konuşan ve oralarda çizilmiş senaryolar çerçevesinde hareket eden insanlarla aynı masayı paylaşmak o kadar yanlıştır.
Bir defa, Anayasal rejimi ortadan kaldırmayı öngören bu tartışmaların tamamı konu olarak suç teşkil etmektedir.
Konusu suç teşkil eden bir tartışmaya katılmak, o tartışmaya meşruiyet kazandırmaktır.
“Sen katılmıyorsun ama başkaları katılıyor, onlar yanlış mı yapıyor?” diye sorulabilir.
Evet, yanlış yapıyorlar.
“Fakat, bu defa aynı programlara televizyona çıkmaya hevesli öyle insanlar davet ediliyor ki bunlar cahillikleriyle alay konusu oluyor, milliyetçileri rezil ediyor” deniliyor.
Evet, böyle olaylar da oluyor ama bu konuda ben ne yapabilirim... Bu tür insanları mensup oldukları cemiyetler uyarmalıdır.


İnternet sitelerine duyuru
Başka bir konu da İnternet ortamındaki durum.
Biliyorsunuz, Yeniçağ’ın İnternet sitesi güncellenir güncellenmez, birçok İnternet sitesi, benim yazım da dahil olmak üzere birçok yazarımızın yazısını kendi sitesinde kullanıyor. Bunların bir kısmı, yazılarımı kullanmak için benden izin almıştır. Ancak son zamanlarda izin isteyenlere,  “Yeniçağ’ın İnternet sitesine link vermek suretiyle kullanabilirsiniz”  diyordum. Gazete yönetimindeki arkadaşlar, yazılarımızın kötü amaçlı sitelerde de kullanılabileceğini düşünerek, bu konuya yasal bir sınır getirmeyi kararlaştırdı. Her yazının altına  “Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeniçağ Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş’ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir” şeklinde bir yasal uyarı konuldu.

* * *

Milliyetçi gençliği kontrol etmek isteyen yerli yabancı servisler, milli çizgide siteler kurdurup, bizim yazılarımızla gençliği kendi sitelerine bağlamak gibi bir yol takip ediyor. Biz gazeteciyiz, bu tür kuruluşlar ile hiçbir ilgimiz yoktur. Sonradan bu siteler, başka faaliyetlerinden dolayı yasal takibata uğrayınca biz de zor durumda kalabiliriz.
Elbette, bu sitelerin çoğu, milli düşünceye sahip insanlar tarafından yayınlanıyor. Bizim yazılarımızı da takdir ettikleri için yayınlıyorlar. Ancak, kendimizi de korumak durumundayız. Dolayısıyla, bugüne kadar yazılarımızı kendi sitelerinde kullanan dostlarımız, artık link vermek zorundadır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş