Üç generalin ibretlik hikâyesi

A+A-
Özcan YENİÇERİ

YAŞ’ta askeri kanat üç generalin bir üst rütbeye terfisine karar verir. Ancak bu karara “haklarında yakalama emri”  bulunduğu gerekçesiyle Milli Savunma Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı katılmaz. Bu nedenle de Cumhurbaşkanı kararnameyi imzalamaz ve MSB ise kendilerine gönderilen kararnameleri geri gönderir. Üç generalin bu durumda 30 Ağustos tarihi itibarıyla emekli olması gerekiyordu. Genelkurmay bu generalleri emekli etmez ve kendilerine aylık vermeye devam eder. Bu kişilerin terfi işlemleri onaylanmazken vekâleten atamaları onaylanır.
Genelkurmay’ın bu kişilere maaş verilmesine devam etmesi üç general için hukuki dayanak olur. Bu gelişmeler sonrası üç paşa, terfi işleminin MSB, Başbakan ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmaması işlemine karşı AYİM’e iptal ve yürütmeyi durdurma davası açarlar. AYİM durumlarını incelediği üç general için yürütmeyi durdurma kararı verir.
Medyada bu kararın, bundan sonraki YAŞ toplantılarında sivil iradenin elini kolunu bağlayacağı konusu tartışmaya açılır. Bu arada  “Genelkurmay artık, hükümetlerin karşısında mahkemeyi kullanacak. Sivil iradenin terfi etmemesini istediği generallere AYİM vasıtasıyla rütbe takacak”  türünden yorumlar yapılır.
Hükümet bu tartışmalar arasında karşı atağa geçer ve ilgili bakanları vasıtasıyla üç generali açığa alır. Böylece Cumhuriyet tarihinde ilk kez üç general sivil irade tarafından görevden uzaklaştırılmış olur. Bu kez sıra üç generalin karşı atağındadır. Bu defa açığa alınan generaller AYİM’e açığa alma işlemi için yürütmenin durdurulması kararı için baş vururlar.
Arınç: “Ast, üst hakkında karar verirken zorlanır”
Araya kendisi de hukukçu olan Bülent Arınç girer. Arınç şunları söyler:  “Bu davayı açanlar 3 tane general. Rütbeleri ne? Tuğgeneral, korgeneral, amiral. Peki AYİM’deki hakimlerin rütbesi ne? Binbaşı, yarbay, albay. Ast ve üst münasabetine dayalı bir hiyerarşik sistemde bu hakimler tarafsız yargılama yapabilir mi? Bağımsız karar verebilir mi? Cevabını birileri versin. Bence çok zorlanırlar” .
Bu sözlerin üzerinden çok fazla bir zaman geçmeden AYİM, generallerin yürütmenin durdurulması talebiyle yaptıkları başvuruyu reddederler. Bu defa Arınç “AYİM’in kararı bir yargısal sürecin tezahürüdür. Fevkalade olumludur” der.

“Yargıya müdahaleyi kınıyorum”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,  AYİM kararına saygı duyduklarını ifade ederek şunları söyler: “Ama yargı esen bir yanlış rüzgârın sürüklediği bir yargı olmamalıdır. Sayın Bülent Arınç Bey, ’askeri yargıyı albaylar yönetiyor, ama sorgulanması gerekenler generallerdir, albaylar, bu generalleri nasıl sorgulayacaktır, askeri yargıdan nasıl bir karar çıkacaktır’ diye tahrik ediyor, teşvik ediyor, sözüm ona tehdit ediyor. Ne oldu şimdi üç generalin başvurusu hukuken reddedilmiş oldu. Eğer bu hukuken reddedilmiş ise bu reddediş hukukçuların süzgecindeyse saygı duyuyorum. Ama Bülent Arınç adında bir şahsın AKP adına tehdidi ile oluyorsa kınıyorum”.
Hükümetin, darbeye adı karıştığına inandığı kişileri diskalifiye etmek için YAŞ’ı beklemesi yanlıştır. Hükümetin askerle bilek güreşine girmesi yanlış ötesi yanlıştır. Arınç’ın mahkeme sürerken  “ast, üstü yargılarken zorlanır”  şeklinde görüş beyan etmesi faciadır. Daha da vahimi ise verilen karar, arzulanan karar olduğunda Arınç’ın bunu  “fevkalade olumlu” bulduğunu açıklamasıdır. İbretlik bir durumla Türkiye karşı karşıyadır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları