Üç hilalin Diyarbakır'dan indirilişinin perde arkası

İsrafil K.KUMBASAR

Güneydoğu’yu DTP’ye terk eden MHP yönetimi, sonunda ‘üç hilalli’ bayrağı Diyarbakır surlarından da indirtti.
MHP Diyarbakır il Başkanı Abdullah Arzakçı, Anneler Günü’nde ‘Kürtçe’ konuşma yapınca, Yeniçağ ailesi olarak, ‘alt kimlik-üst kimlik’ tartışmalarının başladığı dönemde bunun yanlış olduğunu belirterek gereken tavrı koymuştuk.
Arzakçı’nın, eleştirilere cevabı şu olmuştu:
- “Biz de Türk milliyetçisiyiz. Ama, Anneler Gününde mecburen ana dilimizi kullanmak zorunda kaldık. Devlet bugüne kadar annelere Türkçe öğretememişse bizim kabahatimiz ne?”
Dr. Devlet Bahçeli de ona destek vermişti.
Arzakçı, 22 Temmuz 2007 seçimlerinde görevinden ayrılarak, ‘milletvekilliğine’ aday oldu.
Ancak, bölgeye hiç gitmeyen, bölgeyle ilgili en ufak bir ‘planı’ olmayan, bölge insanının ne ‘düğününe’, ne de ‘cenazesine’ katılan Balgat’taki yöneticiler sayesinde MHP, belki de ‘arzu edilen’ bir sonuçla yetinmek zorunda kaldı.

* * *

Abdullah Arzakçı ve arkadaşları, seçim sonrasında Ankara’dan bekledikleri ‘yetki’ gelmediği halde, kendi imkanları ile masraflarını karşıladıkları il teşkilatını, ‘vekaletle’ de olsa 24 saat açık tutmaya devam ettiler.
 Arzakçı, gerçi ‘fiili’ olarak il başkanı değildi, ancak Diyarbakır’daki bütün mülki amirler, ‘MHP İl Başkanı’ olarak onu tanıdıkları için ‘protokol’ gereği, bayramlarda ve törenlerde hep onu muhatap alıyorlardı.
Arzakçı, defalarca Balgat’ın kapısını aşındırdı:
- “Ağalar. Herkes beni il başkanı biliyor, ancak resmi anlamda değilim, zor durumda kalıyorum. Ya yetkimi yenileyin, ya da teşkilatı muallakta bırakmayın, yeni bir il başkanı atayın.”
Aradan neredeyse 22 ay geçti.
Ancak ne Teşkilat Başkanı Ali Işıklar, ne Genel Sekreter Cihan Paçacı, ne de diğerleri kendisine doğru dürüst bir cevap verdiler.
- “Ha bugün, ha yarın” diye oyaladı durdular.
Ve bugünlere gelindi.

* * *


Mahalli seçimlerin geçmesini bekleyen Abdullah Arzakçı, geçtiğimiz günlerde, bir kez daha Balgat’ın kapısını çaldı.
MHP Başkanlık Divanı üyelerini makamlarında ziyaret ederek, durumu kendilerine izah etti:
- “Etmeyin ağalar, bakın teşkilata yazık oluyor. Diyarbakır, Türk milliyetçiliği için çok önemli bölge. Herkes MHP’yi yakından takip ediyor. Artık bu işe bir çare bulun.”
Ali Işıklar’ın verdiği cevap aynen şu oldu:
- “Ne yapalım kardeşim, sen bilirsin, madem ki öyle hiç durma indir tabelayı!..”
Arzakçı, bu cevap karşısında dondu kaldı.
Karşısındaki kişi ‘Başkanlık Divanı’ üyesi idi ve aynı zamanda ‘Teşkilat Başkanı’ idi.
‘Bölücülük’ sorununun, ‘terör’ sorunuunn, işbaşındaki iktidar kanalı ile mutasyona uğratılıp ‘Kürt meselesine’ dönüştürüldüğü hassas bir ortamda, ‘yanardağ’ olup püskürmesi gereken bir zat, kendisine, “Tabelayı indir” diyordu.
Bu işin ‘şakası’ bile olmazdı, olamazdı.

* * *


Büyük bir hayal kırıklığı içerisinde Ali Işıklar’ın odasından ayrılan Arzakçı, derhal Dr. Devlet Bahçeli’den görüşmek için randevu istedi.
Ancak birkaç gün sonra huzura kabul olundu.
Tabii Abdullah Arzakçı, Balgat sultanının önünde takla atan ağalar gibi ‘kelimeleri’ tek tek seçip tartacak yapıda bir insan değildi. Dilinin döndüğü kadarıyla vaziyeti izah etmeye çalıştı:
- “Sayın Genel Başkanım. İki yıldan beri teşkilatı muallakta bıraktılar. Yetki istiyorum vermiyorlar. Sürekli beni oyalıyorlar. Bir de bana tabelayı indir diyorlar.”
Başkalarına karşı her zaman nazik davranan, Apo’nun avukatlarının ellerini sıkıp, sırtlarını sıvazlarken bile oldukça ‘kibar’ ve ‘beyefendi’ bir tavır ortaya koyan, ancak her nedense ülkücülere karşı ‘sert’ ve ‘kaba’ bir üslup kullanan Bahçeli’nin canına minnet.
Verdiği cevap üç kelimeden ibaret:
- “İndir o zaman!..”
Filmin sonu malum.

* * *


Şimdi sorarım size:
Yeniçağ’ın, zamanında Anneler Günü’nü Kürtçe kutladığından ötürü eleştiri yönelttiği Abdullah Arzakçı mı haksız, yoksa o tabelanın indirilmesini sağlayan Dr. Devlet Bahçeli ve yönetimi bir oyunun parçasını mı devam ettiriyor?
MHP, Diyarbakır’da olmayacaksa eğer, Manisa’da neden var?
Ankara’ya kilidi ne zaman vuracaklar?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş