Uçuruma itilen Türkiye

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Kanal İstanbul Projesi'nin güzergahının netleştirilmesi ve kesitlerinin ortaya konulması için etüt proje sözleşmesi imzalandı.

Böylece proje resmen başlamış oldu.

Projenin bedeli kamulaştırmalarla birlikte yaklaşık 50 milyar dolar civarında.

Dikkatinizi çekerim 50 milyar dolar. Çılgın proje olarak da adlandırılan Kanal İstanbul aslında tek bir proje değil, tam bir entegre proje. Bu nedenle maliyetin çok yüksek çıkacağı peşinen söyleniyor.

Bu proje ne kadar gerekli veya ne kadar gereksiz tartışmasına girmek istemiyorum. Benim üzerinde durmak istediğim konu şu:

Türkiye bu projenin üstesinden maddi olarak gelebilir mi?

Çünkü bu proje, bir köprü ya da havalimanı projesi değil. Bu dünyanın en büyük inşaatlarından biri olarak tarihteki yerini alacak.

Üretmeyen sadece tüketen bir Türkiye'nin kasasında bu projeyi finanse edecek para yok. Özel sektör zaten gırtlağa kadar borçlu ve bu projeye değil 50, 1 milyar dolar bile yatıracak gücü yok.

Geriye kalıyor dışardan borçlanma.

Türkiye'nin en büyük borç kaynağı Avrupa. Almanya, Hollanda ve Avusturya ile papaz olmuş bir ülke kredi bulabilir mi?

Tabii ki bulur. Yüksek faizi verdiğiniz sürece Avrupa düşmanına bile para satar. Nitekim Hollanda ile kanlı bıçaklı olduğumuz bir dönemde bu ülkeden bir çok proje finansmanına borç para geldi. Önemli bir akaryakıt şirketini satın aldılar.

Yani onlar için yeter ki faiz olsun.

Yani Türkiye bu 50 milyar doları bulur.

Hem de papaz olduğumuz ülkeler oynaya oynaya verir.

Projeye devlet kefil olduktan sonra niye vermesinler ki!

Borç batağına sürükleniyor

Kanal İstanbul için "çılgın proje" diyorlar. Ben şahsen bu projenin Türkiye için tuzak olduğunu düşünüyorum. Dikkatinizi çektiyse son 5-6 yıldır Türkiye hiç olmadığı kadar borçlanıyor. Havalimanı, köprüler yollar, AVM'ler ve daha aklınıza gelecek bir çok şey için hep yurt dışından borç alıyor.

Birileri sanki kasıtlı olarak Türkiye'yi borç batağına çekiyor. 3 köprünün Hazine üzerindeki yükü tartışılmaz. Osman Gazi Köprüsü dersen yine aynı sürekli zarar yazıyor. Avrasya Tüneli yine öyle. 3. havalimanı için taahhüt edilen yolcu ve uçak sayısının boyutu hayal gücünü sınırlıyor. Yani bunlara verilen garanti sürekli olarak Türkiye Cumhuriyet Hazine'sine zarar veriyor.

Tabii ki bir de projelerin finansmanı için müteahhit firmalara verilen Hazine garantisi var. Bu projeleri yapan firma borcu ödeyemedi mi alacaklılar hemen Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi'nin kapısını çalacaklar.

Bunların üstüne bir de Kanal İstanbul, gerçekten Türkiye üzerine kurulan komplolardan biridir.

Türkiye'yi borçlandırıp istedikleri gibi yönetmeye çalışacaklar. Sağınızda veya solunuzdaki ülkelerde kurulan yeni devletleri bırakın kendi içimizde dahi bazı olumsuz gelişmelere ses çıkartamaz hale getirebilirler.

İşte bu nedenle Türkiye'yi sürekli olarak hiç bir zaman ekonomik değer katmayacak projelerle borçlandırıyorlar. 50 milyar dolara mal olacak Kanal İstanbul Türkiye'ye ne kazandıracak? Üç beş geminin geçişi ile bu ülkenin ekonomisi mi kurtulacak?

Her projede olduğu gibi burada da rantiye kazanacak. 3 liralık araziler 40-50 liradan satılacak. Proje öncesi birilerinin aldığı arsalar büyük paralar edecek.

GAP Projesi

Kısa adı GAP olan Güneydoğu Anadolu Projesi Cumhuriyet tarihinin en büyüğüdür. Toplam 28 milyar dolara mal olmuştur. Ancak bu proje Türkiye'nin kaderini değiştirecek bir proje. Üzerinde kurulan elektrik santralinden tutun da bölge tarımı için hayati bir projedir.

Peki Kanal İstanbul Türkiye'ye ne kazandıracak?

Lütfen bu soruyu yüksek sesle çevrenizdekilere bir sorun...

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları